Gümüş Servi

4.BÖLÜM-GARİP KURABİYE

Yazar:

Gümüş Servi – Lucerow kitap kapağı
Gümüş Servi – Lucerow kitap kapağı

Selammm!! Umarım bölümü seversiniz, iyi okumalar🫶🏻 • YAVUZ Her zaman olduğu gibi herkesten erken kalkmıştım. Ayılmak için direkt kahvemi içmiş kahvaltı hazırlamaya geçmiştim. Ekmekleri tost makinasına koyarken, aklıma dün gece geldi. Hafsa ve Demir. Tüm gece boyu, onların bitmek bilmeyen konuşmasını dinlemiştim. Hafsa'nın bu kadar konuşkan ve cana yakın biri olduğunu bilmiyordum. Bana daha çok mesafeli biri gibi gelmişti. Ama Demirle olan enerjik, hoş sohbetinden sonra fikrim değişmişti. Bunları düşünüp daldığım sırada Özgür mutfağa girdi. "Babuş, kahvaltı hazır mı?!" "Ne bağırıyorsun oğlum!" Derken, bende ona bağırmıştım. O sırada Demir uykulu gözlerini kırpıştırıp, Özgür'e döndü. "Rahat dur oğlum, sabah sabah!" O ikisi atışırken tüm kahvaltıyı hazırlamıştım. Sofraya oturduğumuzda, Demir'in suratında nedeninin bilmediğim bir mahcubiyet vardı. "Kızlar taşındığından beri onlara hiçbir şey götürmedik." Mahcubiyetini haklı buldum. Kızlara bir şey götürmeyi nasıl akıl edememiştik? "Bakarız." diyerek yemeğimi yemeğe devam ettim. Bakarızımı evet olarak anladıklarına emindim ama önce gitmemiz gereken bir okulumuz vardı. … HAFSA Sabah uyandığımda evdeki ufak dağınıklığı toplayıp, pijamalarım ve üzerime aldığım siyah hırkamla çöpleri atmaya inmiştim. Çöpleri attığım sırada Demir'den bir mesaj gelmişti. Bizi akşam bahçede oturmaya davet ediyordu. Eve çıktığımda, Yasemini salonda kendine hazırladığı omleti yerken gördüm. Eflin ise koltuğa uzanmış telefona bakınıyordu. "Akşam bir işiniz var mı?" Yasemin mutlu bir şekilde "Bizi bir yere mi götüreceksin?" diye sordu. Yüzümdeki hafif gülümsemeyle "Demir..." Demir'in adını söylediğim an Eflin telefondan başını kaldırmıştı. Dudaklarımdan çıkacak cümleyi merakla bekliyor gibiydi. "Demir yazdı az önce. 'Akşam bahçede oturalım mı?' diye soruyor. Müsaitseniz inelim bence akşam." Eflin umursamaz bir şekilde "Olur" derken Yasemin ise "Ben saat beşte arkadaşlarımla buluşacağım ama yetişirim muhtemelen." dedi. "Tamam Demir'e yazıyorum o zaman." Kızlar onaylayınca telefonuma döndüm. Hafsa: Olur, akşam müsaitiz. Demir: Tamamdır Hafso. Anında gelen mesajı görünce gülümsedim. Başımı telefondan kaldırıp kızlara baktım. "Ben üstümü değiştirip çıkacağım birazdan, okula gitmem gerekiyor." Yasemin son lokmasını yerken beni başıyla onayladı. Eflin ise okul kelimesini duyduğu an bana dönmüştü. "Benimde girmem gereken iki dersim var. Beni de bırakabilir misin?" Onu onayladığımda hazırlanmak için aceleyle odasına gitmişti. "Benim de birkaç işim var. Bende hazırlanayım da, beni de bırakın." Başımı salladığımda, tabağıyla ayaklandı. Bende odama geçerek hızlıca hazırlandım. Hep birlikte evden çıktığımızda arabamın yanında ki lüks siyah araba, dikkatimi çekmişti. Yasemin'in sesini duyduğumda sadece benim dikkatimi çekmediğini anlamıştım. "Çok güzel!" uzatarak kurduğu cümle, gülmeme sebep olmuştu. Ama cidden güzel arabaydı. Yasemin arabayı süzerken yüzündeki gülümsemeyle yanımıza doğru gelen Özgür'ü fark ettik. Bizimle selamlaşıp Yasemin'e "İstersen bugün seni gideceğim yere ben götüreyim?" Dedi. Yasemin heyecanla ve Eflin'le benim tepkimi ölçer gibi bize baktıktan sonra. "Olur." dedi. Eflin'le arabaya bindikten hemen sonra kornalaşarak kampüse gittik. Eflin, benden daha geç çıkacağı için dersim bittiği gibi avm'ye geçmiştim. Almayı unuttuğum birkaç eşyam vardı. Onları aldığımda kahve içip Eflin'in dersinin bitmesini bekledim. Dersi bitince onu da alıp eve doğru sürmeye başladım. Siteye girip arabayı park ettiğimde, Eflin tuvalete gitmesini gerektiği için hızlıca eve çıkmıştı. Bense bagajdaki eşyaları nasıl tek seferde yukarı taşıyacağımı düşünüyordum. Bagajı açtığımda poşetlerle ufak bir bakışma yaşadım. Her ne kadar az eşya olsa ada ağır görünüyorlardı. Poşetleri alıp koşuşturarak asansöre ilerledim. Asansör bulunduğum kata geldiğinde asansörün kapılarının açılmasını bekliyorduk. Ummadığım bir şekilde Yavuz'la karşılaştım. Üzerinde gri bir tişört, siyah bir hırka, gri bir eşofman ve spor ayakkabıları vardı. O da b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku