Gümüş Servi

3.BÖLÜM-SARIŞIN

Yazar:

Gümüş Servi – Lucerow kitap kapağı
Gümüş Servi – Lucerow kitap kapağı

Sellamm!! Nasılsınız? İYİ OKUMALLARR🧸🤍💋 • 🤍 YASEMİN Sabahçı garsonu olarak, son siparişimi de verince bitmiştim. Evet, evet baya bir bitmiştim. Yorgunluktan. Kafe bugün fazla mı kalabalıktı ne?! Duyduğum gitar sesi ile kafamı kaldırıp kafenin sahne alanına baktım. Özgür gitarı elinde, sessizce bir şeyler mırıldanıp çalıyordu. Elimdeki tepsiyi kasaya bırakıp yanına ilerledim "Kendi şarkını mı çalıyorsun?" "Evet, saat geldiği için son kez prova alıyordum." "Şarkının adı ne?" "Beklemedin." Neyi demek için kendimi zor tutmuştum. Şarkı adına ithafen "Merakla bekliyorum." deyip, gülümsedim. Bu hareketim onunda gülümsetmişti. "Az kaldı zaten son on beş dakika. Saat altı olunca başlayacağım." "Selam!" Hafsa yüzündeki otuz iki diş sırıtmasıyla Eflin ile beraber yanımıza geliyordu. Yanıma gelince. Özgür'e çaktırmayacak şekilde kulağıma eğilip fısıldadı. "Ben sana akşam sorarım. Aramızda bir şey yok deyip, kafe köşelerinde gülüşmeyi." "Hafsa sus. Saçmalama normal muhabbet ediyoruz ya! Bak Özgür duyacak yanlış anlayacak!" "Vallahi ben yanlış anlamasını doğru anlamasını bilmem. Akşam döküleceksin hanımefendi." "Tamam, tamam!" "İyi akşamlar millet!" Kaşlarım çatılırken, duyduğum yabancı sese döndüm. Yapılı vücudundan, bu kişinin Hafsa'nın bahsettiği Demir olduğunu anlamıştım. Hafsa olan biten her şeyi mesajla anlatmıştı. Yanında ise Yavuz vardı. Bizzat tanışmasam da, ikisini de duyduklarımla nasıl biri olduklarını öğrenmiştim. Yavuz da kısa bir baş selamı ile "İyi akşamlar." dediğinde. Kızlara kısa bir, 'ne oluyor?' bakışı attım. Bakışlarından bu akşam hep beraber takılacağımızı anlamıştım. Ortamda anlamsız bir sessizlik olunca konuşma ihtiyacı hissederek. "İsterseniz şu masaya geçelim." Sahnenin hemen sağ çaprazında kalan masayı işaret ettim. Herkes onaylarken birer birer sandalyelere oturmaya başladılar. Herkes yerleştiğinde Fikret beyin geldiğini gördüm. Özgür'ün omzuna dokunarak bir şeyler söylemişti. Sanırsam çalmaya başlayabileceğini söylemişti. Özgür kısa bir duraksamanın ardından boğazını temizleyip mikrofona dokundu. "Değerli müşterilerimiz, La Lumiére kafeye hepiniz hoş geldiniz. Ben Özgür Vural. İzninizle birkaç parça çalmak istiyorum." 'Yapma N'olursun' şarkısını çalmaya başladığında heyecanla onu dinlemeye başladım. Özgür bir yandan şarkıyı söyleyip bir yandan gitarını çalıyordu! Evet, bu çok şaşılacak bir şey değildi. Konservatuar okuyup müzisyen olacaktı sonuçta ama o şu an çok farklıydı sanki. Her zamankinden daha farklı, daha havalı, daha yakışıklı. Allah'ım neler düşünüyordum! Kemikli parmakları gitarın tellerine vurdukça resmen bana bir şeyler oluyordu ama neden? Ve sesi çok güzeldi. Beklediğimden daha güzel. Öyle ki kafedeki kızların hepsi gözlerini dikmiş yüzlerinde otuz iki diş sırıtma ile ona bakıyorlardı. Hayır ne vardı yani ayı mı oynuyordu? Şarkı bitince büyük bir alkış aldı. İkinci şarkısına geçince. Onu hayran hayran izlemeye devam ettim. İstanbul Beyefendisini söylüyordu. "İlk bakışta aşk mı olur? Yoktur öyle şey" derken göz göze gelmiştik. O önüne dönüp şarkısına devam ederken, ben çoktan hayal dünyama geçmiştim. Şarkının sonlarına geldiğinde gözlerim etrafı turladı. Ta ki camdan keskin ela gözlerinde takılı kalana kadar. Az önceki göz göze gelmede yanlış anlaşılmamak için hemen gözlerimi kaçırmıştım ama şu an bunu asla yapamıyordum. Sanki zaman durmuş ve sadece biz kalmıştık .Eflin'in kolumu dürtmesi ile irkilerek gözlerimi Özgür den kaçırdım. "İyi misin sen?" Değilim Eflin, değilim. Boğazımı temizleyerek, sandalyeme yayıldım. "İyiyim." dediğimde şarkı bitmişti. Bu sefer daha büyük bir alkış tufanı koptu. Alkışlara ıslıklar da eşlik ettiğinde yüzüm buruştu. Çok ses olmuştu. O an tekrar gözlerim Özgür'e değdi. İnsanlarla sohbet ediyordu. Peki neden böyle olmuştu bize? Neden Özgür ile birbirimizde takılı kalmıştık? Daha tanışalı birkaç gün oluyordu, o zaman kesin şarkının etkisindendi. Ama daha yeni tanıştığın, adını ve sadece birkaç özelliğini bildiğin bir insan ile bir şarkı yüzünden takılı kalabilir miyd…

Bölümün tamamını WritePad'de oku