2.BÖLÜM-ÜST KOMŞU
Yazar: Lucerow

Selllamm!! Nasılsınız? İyi okumalar🤍 • 🖤 EFLİN Biri kolumu tutuyordu... Arkamı döndüğümde şu an ki gerginliğimin nedeni olan o, kel adamı gördüm. Gerginliğim iki katı daha fazla arttı. İğrenç bir sırıtmayla bana yaklaşıp fısıldadı. "Cevap vermedin ama güzellik?" Ben tam konuşacakken, spor salonunda herkesin gözlerini alamadığı adamın bize doğru geldiğini gördüm. "Bir sorun mu var?" Dediğinde başımı iki yana sallayıp gerginlikten titreyen sesimle cevap verdim. "Bir sorun yok." Çantamı daha sıkı tutarak onlardan uzaklaştım. O sırada telefonum çaldı. Hafsa arıyordu. Duvara yaslanarak telefonu açtım. "Alo?" Sesimin titrememesine de oldukça dikkat ettim. "Bitti mi sporun? Ben binanın çıkışında seni bekliyorum." Ne için beklediğini soracaktım ki dün markete gitmek için sözleştiğimizi hatırladım. "Bitti şimdi, geliyorum." Hafsa'nın araması nedense beni çok rahatlatmıştı. Tam duvarla olan temasımı kesmiştim ki, kel adam hızlı bir şekilde yanımdan geçip gitti. Beni asıl şaşırtan şeyse adamın yüzünün kan içinde olmasıydı. Düşündüğüm şey olamazdı değil mi? O adam bu yavşağı dövmüş müydü? Şaşkınca geri dönerek etrafta ona bakındım ama yoktu. Hafsa'yı daha fazla bekletmemek için merdivenlerden ana kata çıktım. Hafsa montuna sarınmış beni bekliyordu. Hava sabaha göre daha soğuktu. Beni görünce arabayı işaret etti. "Lütfen arabayla gidelim. Hayatta bu soğukta yürüyemem." Başımla onayladım onu. Zaten omzumda ki çantayla alışveriş yapamazdım. E tabi birde market poşetleri vardı. Arabaya bindiğimizde Hafsa'nın bir yere baktığını gördüm. Başımı çevirdiğimde kimseyi göremedim. "Ne oldu?" dediğimde "Birine benzettim." demişti. Umursamazca omuz silkip araba sürmesini izledim. Market zaten iki sokak arkadaydı. Hava soğuk olmasa yürüyerek de gidilirdi yani. Araba markettin önünde durduğunda spor çantamı koltuğa bıraktım. Yarın üniversitenin ilk günüydü. Bu yüzden kızlarla bir alışveriş listesi de çıkarmıştık dün akşam. Yasemin çıkardı da diyebiliriz tabi. Zaten o kadar heyecanla yazmıştı ki malzemeleri. Bizi mutfağa sokacağından şüpheliydim. Hafsa tahıl reyonuna ilerlerken, bende meyve ve sebze almak için kasalara ilerledim. Yasemin'in gruba attığı listeye baktığımda ağzım şokla aralandı. Bir beni yazmamıştı listeye! Oflayarak yazdığı her şeyi almaya başladım. İşim bittiğinde etrafta gezmeye başladım. Hafsa'yı hala görememiştim. Abur cubur reyonuna girdiğimde onu gofretleri gizlice sepetine eklerken yakaladım. Gülmemeye çalışarak konuştum. "Olur mu kızım, tüm kutuyu al. O bize yetmez." Hafsa ani sesle irkilip bana döndü. Gülmemek için kendimi cidden zor tutuyordum. "Birkaç tane?" Elinde ki gofretleri sallayarak kurduğu cümle kahkaha atmama sebep oldu. İlk kez kahkaha attığımı gören Hafsa bana şaşkınca bakıyordu. "Bende insanım Hafsa. Niye uzaylı görmüş gibi bakıyorsun?" Tam bana cevap verecekti ki duyduğu erkek sesleri dikkatini dağıttı. Bu ses bir yerden tanıdık geliyordu. Başımı çevirdiğimde Özgür ve arkadaşını gördüm. O daha bizi görmemişti. Umursamadan tekrar önüme dönüyordum ki onu gördüm. Elinde ki beş litrelik iki suyla Özgür'lerin yanına geldi. Beni fark etmedi diye seviniyordum ki Hafsa'nın sesiyle bize döndü. "Demir?" Bakışları beni, benden sonra ise Hafsa'ya döndü. Şaşkındı. "Hafsa?" Bunlar birbirini nereden tanıyordu. Sarıldıklarında elimi market arabasına yaslayıp onları izlemeye başladım. "Burada ne arıyorsun?" Hafsa gülümseyerek beni gösterdi. "Senin önerdiğin eve taşındık kızlarla." Demir bana kısa bir bakış atıp gülümsedi Hafsa'ya. "Öyle mi? İyi yapmışsınız. Desene artık komşuyuz?" Hafsa onu onayladığında gülüşüp sohbet etmeye başlamışlardı. Onları beklemek sıktığı için çikolata reyonunda göz gezdirdim. En sevdiğim çikolatayı gördüğümde kocaman gülümsedim ama ne yazık ki en yukarı koymuşlardı. Ben bir altmış beş boyumla oraya nasıl uzanacağımı düşünürken üstümde bir gölge belirdi. Bir el baktığım çikolatalardan alıp bana uzattı. "Al küçük." Küçük mü ? Demir denen adamın uzattığı çikolatayı almayarak Hafsa'ya döndüm. "Kasaya gidiyo…