9.BÖLÜM-YAVAŞ ADIMLAR
Yazar: Lucerow

Bölüm görselleri



Yavaş yavaş adımlar atılıyor... Bakalım beğenecek misiniz? İyi okumalarr🤍 • 🤎 HAFSA Sabah zor da olsa uyanmıştım. Dün akşam gerçekten çok keyifli geçmişti. Hemen üstümü değiştirip sabahki dersime yetişmeye çalışıyordum, o sırada yüzü asık bir şekilde yanıma gelen Eflin "Çıkıyor musun?" diye sordu. "Evet, sen iyi misin?" "İyiyim iyiyim, hadi dersine geç kalacaksın." "Tamam o zaman, ben biraz geç gelebilirim haberiniz olsun." "Tamam." Ayakkabılarımı giyip asansöre bindim. Hafsa:Ben iniyorum. Yazdığım an anında cevap geldi. Demir: Bende hemen geliyorum. Arabaya bindim ve Demir'i beklemeye başladım. Sonunda gelmişti. Müthiş bir enerjiyle "Günaydın Hafsom" dedi. Gülerek "Sabah sabah bu ne enerji." "Ben her zaman böyleyim." "İyi peki öyle olsun, bir şey var gibi ama neyse." Okula vardığımızda girişte Mert'i gördüm ve günaydınlaştık. Demir bana kızarcasına bakarak "Ben seni uyarmadım mı bu çocuğa dikkat et diye. Gelmiş bir de 'Günaydın' diyorsun." "Ne var ya alt tarafı günaydın dedik. Çok abartıyorsun." "Abartıyor muyum? Sen saf mısın Hafsa? Görmüyor musun sana nasıl bakıyor?" "Nasıl bakıyor?" "Bildiğin aşık bu çocuk sana, hiç de gözüm tutmadı zaten, uzak dur şundan!" konuyu kapatmaya çalışarak "Her neyse." dedim. Bana göre iyi birine benziyordu. Demir her nedense benimle aynı fikirde değildi. Ayrıca benden hoşlanıyor olsa bunu anlardım, hiç öyle bir hava sezmemiştim. Gün içinde girdiğimiz onca dersten sonra nihayet son ders de bitmişti. Çıkışta yeni açılan bir mekana tatlı yemeye gidecektim, eve biraz uzaktı ama bugün ki derslerden sonra bir ödüle ihtiyacım vardı. Demir'e bunu söylemek için yanına gittim yanında arkadaşları da vardı, ben daha bir şey söylemeden "Hafso ben arkadaşlarla gidicem." dedi. "Bende yeni açılan bir mekana gidicem, sonra görüşürüz." "Görüşürüz, dikkat et eve gidince yaz bana." "Tamam yazarım." diyerek arabamın yanına gittim. Arabaya bindiğimde ilk defa gideceğim mekanın konumuna bakıyordum, aslında yabancı olduğum bir yerde değildi ama iş çıkış saatine denk geldiğim için yol en az bir buçuk iki saat sürecek gibi duruyordu. Başka yolu yok o tatlı bu mideye girecek, yoksa akşam uyuyamam. Trafikte oflayıp poflasam da mekana varmıştım, sonunda günümü güzelleştirecek bir tatlı ve kahve sipariş ettim. Sabah kahvaltı etmeden çıkmıştım ama okulda ilk ders arasındayken küçük sandviç ve meyve suyu içmiştim. Tatlının porsiyonu büyüktü ve bir o kadar da güzeldi. Gözüm ve midem doymadığı için ve farklı bir tatlı daha denemek istediğim için kahvem bittikten sonra başka bir tatlı daha sipariş etmiştim. Son lokmamı ağzıma atıp hesabı ödedikten sonra sırada eve dönüş yolu vardı. Gerçekten tam iki saatlik bir yol beni bekliyordu. Eve varmama yarım saat kalmıştı ki karnımda ciddi bir ağrı başladı. Arabayı park edip asansörü çağırdım. Karnımdaki kramplarla asansörü beklerken ayak sesi duydum. Kafamı çevirdiğimde Yavuz'un o güzel gözlerine rastladım. Selam verircesine başımı salladım. Karnımdaki kramplardan dolayı elimi karnıma götürdüğümü fark etmiş olmalı ki "Hafsa, iyi misin?" "İyiyim iyiyim, bir şeyim yok." dedim ve asansöre bindik. "Bu saatte nereden geliyorsun?" "Yeni bir mekan açılmıştı, oraya tatlı yemeye gittim. Sen?" "Bende hastaneye bir arkadaşımın yanına gitmiştim." dediği an karnım daha da kötü olmuştu dayanamayıp "Yavuz, ben iyi değilim." dedim. "Belli zaten iki saattir kıvranıyorsun. Neyin var söyle." "Karnım çok kötü ağrıyor kramp falan giriyor. Geçer sandım ama yarım saattir geçmedi." "Yediğin bir şey mideni bozmuş olabilir. En son ne yedin?" "Üst üste iki tane tatlı yedim ondan olabilir mi?" başta şaşırdı, sonra "O kadar fazla yersen olacağı buydu tabi. Yukarı çıkalım sana bir şurup vericem, midene iyi gelir." Başımı salladım, kapının önüne geldiğimizde kapıyı Özgür açmıştı. "Hoş geldiniz. Hayırdır?" "Karnı ağrıyor da ilaç vericem." "Geçmiş olsun. Benim acil çıkmam lazım. Görüşürüz." "Sağol, görüşürüz." dedim ve hemen çıktı. Yavuz "İçeri gir, geç otur biraz." "Tamam" diyerek holde ilerlerken odasındaki ilaç k…