23
Yazar: E K

İkra Bu akşam benle bulussana Kıvanç Sana da selam İkra Nerede buluşalım Ve neden İkra Selam hayatım İlk sorunun cevabı: her zaman ki buluştuğumuz yerde İkinci sorunun cevabı çok basit aslında SENİ ÖZLEDİM KİKİMİ GORMEM GEREK ACİL Kıvanç Yavrum bende seni özledim de bugün gelebilir miyim bilmiyorum İkra Neden gelemiyo mussun madem ozledinse Kıvanç Babam bazı eşyalarını burda unutmuş onları toplamaya geldi bugün Annemin halini tahmin edersin🙄 İkra Evet evet düşünebiliyorum İşte gelmen için bı fırsat bu Seni o ortamda bırakamam Buluşalım lütfeeenn Noluurrr Kıvanç Peki peki tamam Bı çaresini bulup geleceğim İkra Söz mü Beni orda bekletme Kıvanç Parmak söz hem de 🤙🏼 İkra 🤙🏼 Sözünü aldım Kaçıyorum Öptüm muaaahhh İkra çevrimdışı.. Kıvanç Nereye gittin şimdi ya öyle Bı işler karıştırıyosun kesin ama neyse Kıvanç çevrimdışı -------------------- "İkra bu gerekli miydi gerçekten?" Diye sordu neredeyse onuncu kez, bıkkın bir şekilde. "Kıvanç bir kez daha bunu sorarsan elini bırakırım tek başına yürümek zorunda kalırsın." İkran'nın tehditkar çıkarmaya çalıştığı sesi Kıvanç'i güldürecekti neredeyse. Bir insanın sinirlenmesi bile tatlı gelebilir miydi? O kişiye karşı kalbinizde sönmez bir alev varsa ve kendinize bile çok gördüğünüz sevgiyi ona hiç düşünmeden veriyorsanız evet, öyle gelirdi. Kıvanç bunu kabulleneli uzun zaman olmuştu. İlk baştan beri peşini salmayan bu kızdan deli gibi hoşlanıyor, hatta aşık bile olabilirdi. Ama bunu henüz anlayamayacak kadar toydu bu konuda. "Tamam ya bir şey demedim!" Diye söylenerek dudaklarını birbirine bastırdı. Buluştukları zaman İkra ona bir sürprizi olduğunu söyleyip gözlerini bağlamıştı. Kıvanç ilk başta buna izin vermek istemesede İkranin inadı üstün gelmiş ve Kıvanç gözlerinin üzerinde bir bag bulmuştu. Şimdi de ikranin yönlendirmesi ile bir yere gidiyorlardı. "Hah geldik, huzura edebilirsin artık!" İkra imayla konuşup ellerini Kıvanç'in gözündeki bağa attı. O onu çözerken Kıvanç'te gözlerini devirdi içinden. "Ta da~ senin için hazırladım." İkra Kıvanç'in gözlerini açar açmaz heyecanla konuştu. Kıvanç, gözlerinin ışığa alışana kadar geçen bir kaç saniyede bir şey göremediği için bir tepki vermedi. Görme yetisi geri geldiğinde önündeki küçük masaya baktı anlamak ister gibi. "İkra.." dedi ne diyeceğini bileyerek. "Bunları sen mi hazırladın? Benim için?" Gözleri, üzerinde birkaç çesit tatlının, kahvenin ve de ortada beyaz gül buketinin olduğu masaya bakarken şaşkın bir ifadeyle konuşmuştu. "Evet, hangi tatlıyı sevdiğini bilemedigim için daha önce yediğini gördüğüm çeşitleri aldım. Bir de acı kahveyi sevmediğini bildiğim için yumuşak bir şey aldım." İkra kendini açıklarken Kıvanç yönünü ona dönüp mutlulukla parlayan gözlerini onun, her daim parlayan gözlerine dikti. "Peki ya güller?" Onun bu sorusuyla İkra küçük bir gülümseme takındı. Ellerini Kıvanç'in ellerine sarıp parmaklarını iç içe geçirdi. "Solmuş güllerini canlandırmak istediğimi söyledim hep hatırlıyor musun?" Diye sorduğunda Kıvanç onu başıyla onayladı. "Ölmüş olan bir şeyleri canlandırmak için uğraşmaktansa yerine yeni şeyler ekmenin daha mantıklı olduğuna karar verdim. Senin geçmişteki duygularını canlandırmak yerine onların yanında yeni duygular yeşertmek istiyorum Kıvanç." Konuşurken gözleri bir an olsun birbirlerinden ayrılmıyordu parmakları gibi. İkra'nın aşkla bakan gözleri Kıvanç'in yoğun duygularla dolan gözlerindeydi. "Siyah güllerin yanına beyaz güller ektim. Sana veda etmek değil, en saf duygularımla seni iyileştirmek istiyorum. Benimle iyileşmeyi kabul eder misin?" İkra beklenti dolu bir şekilde sorduğu sorunun cevabını beklerken oldukça gergin ama aynı zamanda umutluydu. Kıvanç'in olumsuz bir karşılık vermeyeceğini biliyordu ama yine de içinde bir yerlerde bir korku vardı işte. "İkra.." dedi Kıvanç tekrardan. Bazı zamanlarda beyni çalışmayı durduruyor, ne diyeceğini bilemez bir hale geliyordu. İşte şimdi de tam öyle bir zamandı. "Ben zaten senin sayende iyileştim, iyileşiyorum daha doğrusu. Sen olmasaydın devam edemezdim…