GÖREV: Sıfır Saati [Asker Kurgusu]

Ⅱ☾ Kimin Peşinde?

Yazar:

GÖREV: Sıfır Saati [Asker Kurgusu] – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
GÖREV: Sıfır Saati [Asker Kurgusu] – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ İKİ | KİMİN PEŞİNDE? ♫ ♪ ♫ Berkay Altunyay – Sevmedim Senin Kadar Maskemi yüzüme indirmeden hemen önce arkamı dönüp tüm erlere baktım. Tek tek her biriyle göz teması kurdum. Tüm hafta boyunca bu görev için hazırlandık. Planlar, strateji tercihleri, kullanılacak mühimmat derken nihayet buradaydık. Kocaeli'nin Derince ilçesinde bulunan Derince Limanı'ndan yapılacak kaçak silah sevkiyatına şafak operasyonu gerçekleştirilecekti. Alınan istihbarat için aylarca uğraştığımızı biliyordum. Nihayet onları yakalayıp demir parmaklıkların ardına gönderecek olmaktan onur duyuyordum. Yıllardır operasyonun saha kısmında görev yapmadığım için paslandığımı düşünüp bütün haftamı çalışarak geçirdim. Fakat tam şu anda anlıyordum ki bazı şeyler kandan geliyordu. Şimdi kendimi kırk kaplan gücünde hissediyordum. Vatanıma zarar vermek isteyen birinin karşısında hep böyle hissedecektim sanırım. "Liman PÖH ve JÖH birliklerinin destekleriyle abluka altına alındı, komutanım. Komandolar hazır, emrinizi bekliyoruz!" dedi kıdemli Teğmenlerden biri. "Hazır olun, birazdan gireceğiz!" Maskemi yüzümün tamamını kapatacak şekilde indirdikten sonra tüfeğimi kontrol ettim. HK416 (M416 da denir.) (Alman yapımı Piyade Tüfeği.) en sevdiğim tüfekti. Eklentileri ile hem sekmesini azaltmak konusunda çok başarılıydı hem de diğerlerine göre daha hafifti. Elbette bunlar benim kendi deneyimimden çıkardığım sonuçlardı. Bu sebeple HK416 kullanmayı tercih ederdim daima. Mesela Nur bir psikopat olduğu için şayet keskin nişancı yoksa AWM (Accuracy International Arctic Warfare, Birleşik Krallık yapımı bir keskin nişancı tüfeğidir.) eğer ki otomatik bir tüfek kullanacaksa Groza (Rus yapımı bir piyade tüfeğidir.) tercih ederdi. Aklıma Nur geldiğinde bu iş bittikten sonra en kısa zamanda SİT binasına gitmem gerektiğini anımsadım. "Kara Bereliler, şimdi!" Aldıkları emirle birlikte koordineli bir şekilde limanın ön girişinden geçtik. Saat çok erken olduğu için zaten kimsecikler yoktu. Hızlıca depo olarak kullanılan kısımlara ilerledik. Tren raylarını bir aksilik çıkmadan aştıktan sonra nihayet depoya giriş yaptık. Etraf yeni doğan güneşle yavaş yavaş aydınlanmaya başlıyordu ama fenerlerimiz de açıktı. Sessizlik hâkimiyeti eline almıştı ama bunu yemezdik. Kızıl ötesi kameralardan tespit edilen yerdeydik! Herkes öncelikle siper aldı ardından ben ilk uyarıyı ilettim. "Teslim olun, etrafınız sarıldı, Türk askeri burada!" İkazımdan hemen sonra ateş açılması tahmin ettiğimiz bir şeydi. O yüzden öncelik her zaman siper almak olmalıydı. Karşındaki düşmanın ne zaman ne yapacağı hiçbir zaman belli olmazdı. Sıcak çatışma, karşıdakilerin sayısının az olması sebebiyle olabilecek en kısa sürede tamamlandığında yaralanmamış olan suçlular PÖH tarafından tutuklandı. Yaralılar tedavi edilmek üzere ambulansla hastaneye götürüldü. Ölenler ise incelenmek üzere adli morga gönderildi. Yüzden fazla kaçak silah, uyuşturucu madde ve bir miktar para ele geçirildi. Onları da yetkili kuruma teslim ettikten sonra hiç kayıp vermeden görevi tamamladık. Yaralanan iki askerim tedavi olmak için hastaneye gitti. Ben de elbette arkalarından gittim. Hastanede yapılan müdahalenin ardından doktorlarından durumlarının iyi olduğunu öğrendim ve onları ziyaret ettim. Aynı odada kalıyorlardı. "Geçmiş olsun, asker!" "Sağ ol, komutanım!" diye karşılık verdiler aynı zamanda. "Çabucak iyileşin, sizsiz olmaz." Derken gülümsedim. Bu ilgim hoşlarına gitmiş, önemseniyor olduklarını görmek onları mutlu etmişti. "En kısa zamanda geri döneceğiz, komutanım." "Güzelce dinlenin, bu bir emirdir!" dedim hâlâ gülmeye devam ederken. Onlar da sözlerimden sonra gülümsediler. Onlara veda etmiş odadan çıkmaya hazırlanırken hışımla açılan kapıyla bakışlarım o tarafa döndü. Sivil bir şekilde odadan içeri giren adam ile göz göze geldik. Burada olduğumu gördüğünde tek kaşı merakla havalandı sorgularcasına. "Kerem, Pusat... İyi misiniz, aslanlarım?" derken bana hiçbir şey s…

Bölümün tamamını WritePad'de oku