5
Yazar: sıla

Geleceğim belki onun ellerindedir şu anda. 🐟🐟🐟 Pelinlerin evinin durağa olan uzaklığı yüzünden son otobüse zar zor yetişmiştim. Kafam yasladığım camda sekerken dakikalardır Toprak'ın attığı tek kelimelik mesajla bakışıyor aynı zamanda geçmişi düşünmeme engel olamıyordum. Üç yıl önce bırakın mesajı, Toprak'ın aklının ucundan geçeceğimi söyleseler inanmazdım. Basit bir mesajdı ama bana bu bile imkansız gelirdi. Küçüktüm, 14 yaşındaydım. Onu gözümde fazla büyüttüğümü anladığımda da çok büyük sayılmazdım gerçi. Bir sene sürmüştü. Kafam acımaya başladığında camdan ayırdım. Yeterince bekletmiştim Toprak'ı. tazefasulye: Ben hep haklıyım da, sen hangisinden bahsediyorsun? Olmadığım biri gibi mi davranıyordum, olmak istediğim kişi miydi? Karşımda olsaydı böyle özgüvenli bir cümle kuramayacağıma emindim. Hatta herhangi bir cümle bile kuramayabilirdim. Maalasef abartmıyorum. topraksoysal: Boşver, haklıydın işte. Bu kadar ciddiyet yeterliydi. (Üç dakika.) tazefasulye: Sen aşık oldun galiba bana. topraksoysal: Öldüm bittim aşkından, tüm gece beni döve döve taze fasulye pişirttiğini hayal ettim. Güldüm fakat sanırım biraz abartmıştım, yanımda oturan kız bana ters bir bakış gönderdi. Üzerinde okul forması vardı, benden birkaç yaş küçüktü muhtemelen. tazefasulye: Ciddi misin? topraksoysal: Tabii ki değilim gerizekalı. Yediğim hakaretle kaşlarımı çattım ve yazacak bir cevap düşündüm. "Ana bacı söv." Konuşan yanımdaki kızdı. Bakışlarımı ona çevirdiğimde gözlerinin telefonumda olduğunu gördüm. Koyu mavi kısa saçlara sahipti, yüzündeki ifadeyi anlatmak için gülümsüyor diyemesem de sevecen gözüküyordu. Mesajlarımı okumasını umursamadım, nedense rahatsız olmamıştım. "Emin misin?" "Evet." dedi bakışlarını yüzüme çıkarırken. Bu kez telefona eğilen ben oldum. tazefasulye: Sensin gerizekalı. Mesajımı gönderdiğimde kız tekrar telefona eğildi. Ardından bakışları tekrar bana, tekrar telefona, camdan dışarı ve en sonunda tekrar bana döndü. "Proje misin sen abla? Yardımcı olayım dedim bin pişman ettin tek mesajınla." "Ben, pek küfür etmem." dedim takılarak. Yalan. Sen bir de sinirlendiğimde gör. Sıkıntı da buydu sanırım. Görmesi pek mümkün değildi çünkü ben sakin bir kişiliktim. Ortalığı yakıp yıkmam gereken zamanlarda bile sinirlenmezdim. Bu özelliğim, gamsızlık ya da ne derseniz, çocukluğumdan beri benimleydi. "Sevgilin mi?" diye sordu. Bakışlarının yüzümde oluşu dakikayı geçtiği için kafamı eğip ellerime baktım. Yüzüme dikkatli bakılmasından hoşlanmaz, gerilirdim ve bu kız tam şimdi bunu yapıyordu. "Hayır." dedim. "Kardeşin mi? Kuzenin mi?" "Hayır." dedim bir kez daha. "Neyin o zaman?" Neden röportaj yapıyor gibi tanımadığım birinin sorularına cevap verdiğimi bilmiyordum. "Arkadaşım sanırım." "Biz bu arkadaş ayaklarını çok gördük." Bu öfkenin kime olduğunu anlamamıştım. Kötü bir niyeti olmadığına emindim. Sohbeti devam ettirmek benim için komik ve eğlenceli de olurdu ama tanımadığım insanlarla konuşmak konusunda çok beceriksizdim. Kızı ne kadar tatlı bulursam bulayım durum aynıydı. "İneceğim durağa geldim" diyerek yer istedim. Maalesef koltuktan çıkmak yerine bacaklarını yana çekti. Kızın kucağına düşme tehlikesi ile önünden geçip kapıya yürüdüm. Aslında inmeme daha beş durak vardı. topraksoysal: 5 yaşında mısın kızım? topraksoysal: Annenin telefonundan mı yazıyorsun? "Gerizekalı." diye söylendim sessizce. Ama ona yazarsam Pelin bundan pek hoşnut olmazdı. Sonrasında Toprak'ın her denemede birinci olduğunu hatırlayıp bu hakareti kendi kendime yuttum. tazefasulye: Yalnız kızım demezsek. Hoşlanmıyordum. topraksoysal: Ağız alışkanlığı. tazefasulye: Tabi kızlarla çok iletişim kurmaktan. tazefasulye: Alışman normal. Ova vurdu gol oldu. Kendimi gazlarken saçlarımı arkaya savurdum. toprakoysal: Savaşta mıyız, laf sokmaya yer arıyorsun. tazefasulye: Yok otobüsteyim ben. tazefasulye: Ha ama aklım başka yerde. Görüldü. tazefasulye: Aklın nerede diye sorsana. topraksoysal: Nerede? tazefasulye: Konum at bakayım neredeymiş? Kafamı kaldırıp otobüsün camındaki yansı…