Gönül Pusatı

Bölüm 1

Yazar:

Gönül Pusatı - nur kitap kapağı
Gönül Pusatı kitap kapağı

Severek okuduğunuz bir kurgu olması dileğiyle.. 1.Bölüm Bu kurguyu yazmama sebep olan şarkımızla dinlemenizi öneririm:) -Jauap bar ma *(İlahi bakış açısı) Rüzgâr, sararmış bozkır otlarını bir deniz gibi dalgalandırıyordu. Yaz henüz bitmemişti. Göğün altında iki çocuk, ellerindeki söğüt dallarından yaptıkları yaylarla birbirlerini kovalamaktan nefes nefese kalmışlardı. "Yine vuramadın." dedi kız, gülümseyerek. Oğlan kaşlarını çattı. "Okum eğriydi." "Her seferinde okun eğri oluyor zaten." Kız dayanamayıp kahkaha attı. Oğlanın bu bahaneleri onu çok eğlendiriyordu. Kızın kahkahası, bozkırın sessizliğinde yankılanırken oğlan istemsizce sustu. Kızın gülüşünü dinlemeyi seviyordu. Yinede huysuzluğunu bir kenara bırakamadı. Bugün kız sinirini çok bozmuştu. Hemencecik yumuşayamazdı. "Bir gün seni geçeceğim." demeye devam etti inatla. Kız, omzundaki örgüyü geriye attı. Böyle bir şeyin olmasına imkan vermiyordu. Geçiştirmek adına "Geçersen sana en sevdiğim kurt dişini veririm." dedi. Oğlan başını kaldırdı. Duyduğuna inanamadı. "Gerçekten vericek misin?" dedi. Kız anlık bir tereddüte girsede yinede olumlu anlamda kafasını salladı. Sonuçta böyle bir şey hiçbir zaman olmayacaktı. "Mızıkçılık yapmak yok ama." Kızın kaşları bu anı bekliyor gibi anında çatıldı. "Ne zaman mızıkçılık yaptığımı gördün be!?" Oğlan umursamazca omzunu sarstı. Şuan daha önemli bir konu vardı. Düşüncelerini nihayet güzelce topladıktan sonra "Ya geçemezsem?" dedi. Kız muzipçe sırıttı. "Öyleyse ömrün boyunca beni korumak zorunda kalırsın." 🐺 *(Altunay'ın ağzından) Bozkırın ayazı yüzümü yalayıp geçerken, parmaklarımın ucundaki kirişin sıcaklığını hissediyordum. Ötüken ovası bugün her zamankinden daha gürültülü, daha kalabalıktı. Güz Toyu için yakılan devasa ateşlerin dumanı göğe yükseliyor, davul sesleri göğüs kafesimde yankılanıyordu. Herkes buradaydı; boyun beyleri, hatunları, yaşlıları ve çocukları... Hepsi nefesini tutmuş, meydanın ortasındaki bana bakıyordu. Benim gözüm ise kalabalıkta sadece tek bir kişiyi arıyordu. Aradığım kişi ise ön saflarda, kollarını göğsünde kavuşturmuş, o her zamanki kibirli ve dik duruşuyla beni izliyordu. Yüzündeki o meydan okuyan, "Bakalım ne yapacaksın" diyen ifadeyi gördüğümde damarlarımdaki kanın daha hızlı aktığını hissettim. Çocukluğumuzdan beri böyleydi bu. O ne zaman bana tepeden baksa, ben dünyayı yerinden oynatmak isterdim. Derin bir nefes alıp, önüme döndüm. Bozkırın huysuz rüzgarını hesap ettikten sonra yayımı biraz daha yukarı kaldırdım. Parmaklarımın ucundaki gerginlik, kalbimin atışıyla bir oldu. Bir anda elimi kalbime her götürdüğümde kaftanımın altından tenime değen o soğukluğu hissettim; Sançar’ın yıllar önce, henüz bir çocukken bana gizlice verdiği o gümüş ok ucunu... Onu boynumdan hiç çıkarmadığımı bilse kim bilir ne kadar böbürlenirdi. Bu yüzden onu hep zırhımın, kıyafetlerimin altında saklardım. Benim savaşım onunlaydı, kalbimle değil. Kafamın içindeki düşünceleri boşverip, elimdeki yayı son kez gerdim. Rüzgar, saç örgülerimi ve kaftanımın uçlarını savururken benim tek odağım sadece yüz adım ötemdeki küçük hedefteydi. Derin bir nefes daha alıp, parmaklarımın ucundaki kirişi saldım. Okum havayı bir Kurt gibi yırtarak süzüldü. Büyük bir gürültüyle tam ortadan ikiye böldü hedefi. Meydandan kopan alkış ve tebrik nidalarından bozkır sarsıldı adeta. Babamın ve boydaşlarımın gururlu bağırışlarını duyabiliyordum. Yüzümde engel olamadığım zafer kazanmış bir tebessümle yayımı indirdim. Güz Toyu için kurulan devasa otağların arasından yükselen kımız kokuları, kızaran etlerin dumanı ve davul sesleri gülümsememin daha da fazla genişlemesine yol açtı. Bedenim üstündeki stresi tam şuan atmış olmalı ki yeni yeni hissediyordum her şeyi. Sert esen rüzgarı bile kucaklayasım gelmişti. Bakışlarım, kalabalığın önünde kollarını göğsünde kavuşturmuş, bana dik dik bakan o tanıdık yüze döndü. Vakit kaybetmeden doğruca ona doğru yürümeye başladım. Kalabalığı yarıp tam karşısında durduğumda, gözlerimin içindeki muzip kıvılcımları gizleme gereğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku