Gölgeler Ardında

2. Bölüm

Yazar:

Gölgeler Ardında - Büşra bayrambey kitap kapağı
Gölgeler Ardında kitap kapağı

Tarihler yirmi üç ekimi gösteriyordu. Babam bu tarihi unutmamamı söylemişti. Artık istesem de unutamayacağım bir gündü. İlk unutamadığım gün doğduğum gündü. Çünkü annem beni doğururken vefat etmiş ve ben onu daha da parlatması gereken kızı olmalıyken onu karanlığa hapseden kişi olmuştum. Bu yüzdendir ki, annemden bana kalan tek şey olan küçük bir yıldızı andıran minik taşlı kolyesini hep boynumda taşımak istesem de kolyeye kıyamadığımı söyleyerek yılda bir kez sadece onun öldüğü gün takardım. Gerçeği şuydu ki ben kendimi o kolyeyi takmaya layık göremiyordum. Otelden çıkıp hastaneye gelişimiz akabinde gelişen olaylar öyle hızlıydı ki, her şey film kareleri şeklinde gözümün önünden geçiyordu. Hastanede doktorlar babamı kırmızı odaya almış ve yaklaşık yirmi dakikanın sonunda bir doktor çıkarak ‘Maalesef, hasta buraya geldiğinde kalbi çoktan durmuştu.’ Dedi. Hayatım boyunca bana babalık yapamayan Numan Akay, artık yoktu. Bunu beklemediğim bir olgunlukla karşılayarak öylece dikilmeye devam ettim. Babam, ölmüştü. Babalar ölür müydü? ‘Saye’ydi değil mi?’ sırtımda hissettiğim elle yanımdaki kişiye döndüm. Ender Adin. Öylece baktım ona. Ne demeliydim ki ne derdi bir insan babası ölünce? ‘Kızım, başın sağ olsun. Ben tüm cenaze işlemlerini halledeceğim. İstersen sen eve git, akrabalarınıza haber ver.’ Dedi Ender Bey. Başımı sallamakla yetindim. Hastanenin çıkışına doğru ilerlerken, kalabalıkta birçok ses vardı. Çoğu aynı kelimeleri tekrar ediyordu. Başın sağ olsun. Benim babamın sağ olmasına ihtiyacım vardı. Babamın şoförü hastanenin çıkışında beni bekliyordu. ‘Saye, başımız sağ olsun.’ Dedi kırklarının sonundaki babamın uzun süredir makam şoförlüğünü yapan Rasim amca. ‘Sağ ol.’ Diyebildim sadece. Eve gelişim, odama çıkışım üzerimi çıkartmam ve kendimi banyoya atmam bir saniye gibi geçmişti. Neden zaman geçmiyordu? Babam artık yok diye zaman mı durmuştu? Suyun ısınmasını beklemeden altına girdim. Şimdi babamın bedenide böyle soğuk muydu? Üşümez miydi? Üşürdü. O soğuğu pek sevmezdi. Acaba annemle kavuşmuşlar mıydı? Annem ona kızmış mıydı? Beni terk ettiği için onunla küsmüş müydü? Bir damla gözyaşı firar ederken gözümden, suyun ısınmasıyla bir bir döküldü yaşlarım. Sessizce akıttığım acım, suyun altından çıktığımda dindirdiğim göz yaşlarımla telefonumu elime aldım ve babamın yaşayan tek akrabasını aradım. Çocukluğumu, masumiyetimi bıraktığım halamın evini… Telefon iki çalıştan sonra açıldı. ‘Hala merhaba.’ Dedim. ‘Nihayet bizi hatırladın Saye Hanım. Onca emeği boşa vermişim sana ne arıyor ne soruyorsun.’ Diyerek sitemle giriş yapan halamın söylemlerini duymazdan gelerek devam ettim. ’Babam vefat etti hala.’ Dedim. Kısa bir sessizlik oldu, ardından bir yakarış koptu hattın diğer ucundan ‘Kardeşim’ dedi ve ağladığı için anlayamadığım bir dizi sözler söyledi. Telefon yüzüme kapandı. O zaten hep böyle bir insan olmuştu. Hep işine gelen kısımları dinler, istediği gibi anlar ve gerisini önemsemezdi. Ona kötü biri diyemezdim. Daha küçük bir bebekken bana bakmış ve büyütmüştü. Ama kendi çocukları olduktan sonra hep onların gölgesinde kalmak zorunda kalmıştım. Nihayetinde liseyi Ankara’da kazanarak oradan kurtulmuştum. Halamın oğlundan bir mesaj düştü. Yarın sabah geleceklerini yazıyordu. Cenaze ne zamandı onu bile bilmiyordum. Ender Bey her şeyi halledeceğini söylemişti ama ne benim numaram onda ne de onunkisi bendeydi. Saçımı taramaya halim yoktu. Bu yüzden başımda havluyla öylece yatağıma yattım. Zihnime dolan hatırayı hüzünle anımsadım. Bir kere ben on yaşlarındayken babam bayramda Kars’a gelmişti. Hayatımın en güzel bayramıydı. Uzun zaman sonra ilk kez babamla bu kadar yan yana vakit geçirmiştim. Bir sürü hediye getirmişti bana gittiği ülkelerden… Ama kuzenlerime de getirmişti ve ben bu duruma sinir olmuştum. Çünkü onlara da çok hediye getirmişti. Halbuki o benim babamdı. Onu ilk kez bu kadar kıskanmıştım. Halam ve eniştem kendi çocuklarına bir şeyler aldıklarında bana genelde daha ufak tefek şeyler alırlardı. Veya onlara iki oyuncak alınırs…

Bölümün tamamını WritePad'de oku