3. Bölüm | Hayal Kırıklığı
Yazar: vişne 💓

Wayzata Lisesi’nin otoparkından çıkarken babamın arabasındaki deri koltuğa gömülmüştüm. Dışarıdaki o kalabalık artık beni ürkütmüyordu. İçimde az önce yaşanmış bir anın bıraktığı sıcaklık vardı. İsmini bile henüz bilmediğim o çocuğun elini tuttuğum an.. avuçlarımda hâlâ o teması hissediyordum sanki bırakmamış gibiydi. Başımı yine sıcak cama yasladım ve farkında olmadan gülümsemeye başladım. Arabadayken zihnimde hâlâ o yakışıklı çocuk geçmekteydi. Geniş omuzları, alnına düşen siyah saçları ve insanın içine işleyen o derin bakışlar gözlerimin önünde bir film şeridi gibi dönüp duruyordu. Hayallerimin her karesinde kalbim biraz daha hızlanıyor, içimde filizlenen tuhaf ama güzel bir heyecan yer ediyordu. Babam o esna dikiz aynasından bana kısa bir bakış atıp gülümsedi. “Okulu beğendin sanırım, yüzünde güller açıyor.” dedi. “Evet baba” dedim neşeyle. “Gerçekten çok iyiydi.” Söylediklerim kulağa inandırıcı geliyordu ama içimdeki gerçeğin bununla pek ilgisi yoktu. Beğendiğim şey okulun geniş pencereleri, parlak koridorları değildi. Ben o koridorlardan birinde hiç beklemediğim bir anda kalbimi bırakıp gelmiştim. Esas beğendiğim de buydu. Her ne kadar aklım sıradan bir karşılaşma olarak görse de kalbim çoktan başka bir hikâye yazmaya başlamıştı bile. Ben yol boyunca hayaller kururken babam arabayı evin önüne çoktan park etmişti. Bense arabadan indim ve eve doğru ilerledim. Her adımda yüzümdeki gülümsemenin daha da belirginleştiğini hissedebiliyordum. Kapıyı açar açmaz bizi sıcacık, tereyağlı bir börek kokusu karşıladı. O an günün bütün yorgunluğu üzerimden akıp gitti. Ayakkabılarımı bile doğru dürüst çıkarmadan mutlulukla mutfağa koştum. Annem tezgahın başında tepsideki sigara böreklerini özenle dizerken yanına sokuldum. Hiç düşünmeden bir tane kaptım, sıcaklığına aldırmadan koca bir ısırık aldım. Annem bir anlığına donup kaldı. Elindeki maşayı tezgaha bıraktı sonra yüzünde şaşkın ama sıcak bir gülümseme belirdi. “Duru, hayrola kızım?” dedi. “Seni uzun zamandır böyle gülerken görmemiştim. Nedir bu mutluluğun kaynağı?” Yanıma gelip saçlarımı kulağımın arkasına itti, yanağımı şefkatle okşadı. “Sadece.. yeni başlangıçlar anne” dedim. “Ve pazartesi için acilen alışverişe çıkmam gerekiyor. Kıyafetim hiç yok neredeyse” Annem tebessümle başını salladı ama içimde küçük bir tereddüt kıpırdandı. Daha şehrin neredeyse hiçbir yerini bilmiyordum. Kapının önündeki caddeden öteye geçmemiştim bile. Tam bunu düşünürken babam içeri girdi ve neşeyle konuştu. “İsterseniz sizi alışveriş merkezine ben götüreyim. Ne dersiniz?” Annemle göz göze geldik. İkimizin de gözleri aynı anda parladı. “Harika olur!” diye bağırdık. Yemek boyunca masada kahkahalar dolaştı. Babam yeni işini anlattı, annem yarın neler alabileceğimizi sıraladı. İçimdeki heyecanı bastırmaya çalışsam da zaman zaman dalıp gittiğimi fark ediyordum. Ailem film izlemeyi teklif ettiğinde “Ders programına bakmam lazım” diyerek kendimi nazikçe odama attım. Kapıyı kapattığım anda yatağa bıraktım kendimi. Tavanı izlerken zihnim yine ona kaydı.. İsimsiz çocuğa. Gülümsemesine, duruşuna, varlığıyla bende bıraktığı o tuhaf ama güzel etkiye.. Hayallerim bir an için omuzlarında dolaştı sonra utanmış gibi hemen yastığa yüzümü gömdüm. Kalbim hızla atıyordu. O sırada telefonum bildirimlerden patlamak üzereydi. 💬 “Gün açan çiçekler gibiyim” Grubu: ↳ Ece: DURU! ÇABUK DÖKÜLLL KİM BU ÇOCUK? ↳ Selen: Kızım öldük meraktan aşık oldum deyip kaçmak ne demek? Arkadaşlarımı daha da merakta bırakmamak adına klavyeye hızla abandım. ↳ Duru: Kızlar sakin olun!! Adını bilmiyorum ama elleri.. elleri o kadar sıcaktı ki anlatamam. Çok yakışıklı tam bir artist gibi. Yarın alışverişe gidiyorum, pazartesi onun karşısına mükemmel çıkmalıyım O gece ne zaman uykuya yaklaştığımı hissetsem düşüncelerim yeniden ona kaydı. Daha ilk günden hayatımın ritmini değiştirmişti. Uyuduğumu bile anlamadan perde aralığından süzülen soluk bir ışıkla gözlerimi açtım. Sabah olmuştu. Üstelik dışarısı cıvıl cıvıldı. Eskiden bu manzarayı bir tehdit, bir k…