9. Bölüm
Yazar: 🍒

Bölümümüze hoşgeldinizzz Bir günlüğüne aksattığım için kusura bakmayın aslında şu anda da müsait değilim ama yine de bölümü yayınlıyorum iyi okumalarrr Düşüncelerinizi yazmayı unutmayınn💖🧚♀️💐 9. Bölüm Araba emniyet müdürlüğünde durduğunda kapımın açılmasını bekledim. Yani, kapımın açılmasını ne kadar sevmesemde bileklerim kelepçeliyken nasıl açabilirdim ki? Kapım açıldığında kendimi hızla dışarı attım. Galiba biraz hızlı davranmıştım çünkü alnımın sızlaması ile başımı vurduğumu fark ettim. Kapımı açan adam bana yaklaştığında ona döndüm. Bu adam neden salmıyordu beni ya! Şu benimle eğlenen adamdı bu. Kendisi inmeden önce kucağımdaki oyuncağımı almış şimdi de elinde tutarak bana endişe ile bakıyordu. Adama çok ayar olmuştum. Sarı saçları ve sakalıyla karizmatik duruyordu. Ama bu umurumda değildi. ''Oyuncağımı ver'' dedim o bir şey demeden. Sertçe kaşlarını çattı. ''Alnını vurdun ama derdin oyuncak mı? Ayrıca bu yaşta oyuncağın mı var?'' diye sorduğunda yutkundum. O benim ilk oyuncağımdı. Küçük bir kızın bana emanet ettiği oyuncağımdı. ''Sanane! İstediğim yaşta oyuncağım olur sana hesap vermek zorunda mıyım? Her şeye burnunu sokma, işini yaptın beni buraya getirdin. Şimdi ne halt yiyorsan ye!'' diye çirkefleştim. Ukala bozuntusu adam. Arkama geçip elime oyuncağımı tutuşturdu. ''Halbuki lehine bilgi verecektim.'' Göz devirdim. ''Aman, senin sözüne kalmıştım zaten! Orada başka insan yok muydu sanki'' kendini bir şey sanıyor! Ya sabır çekerek arabanın yanından uzaklaşıp içeri geçtim. İçeri girdiğimde aklıma Tamer Amir geldi. O benim hapse girmemi istemiyordu. Onu kullanırsam elimi kolumu sallayarak buradan çıkardım. Hem belki Kurtay'ın da karakolluk olduğumdan haberi olmazdı. Polisler ifade vermem için masanın başında oturan bir polis memurunun yanına gitmemi söylediler. Sandalyeye oturduğumda bütün polisler kendi işine bakıyordu. Benim gibi suçlu durumunda olan birçok insanla uğraşıyorlardı. Karşımdaki adam bu işte yıllarını geçirmiş gibi saçlarına aklar düşmüştü. ''Olanları anlatın lütfen'' dedi adam. ''Ben Tamer Amiri istiyorum. Kendisi beni tanıyor'' dedim kendimden taviz vermeden. Adamın kaşları alaycı bir şekilde havaya kalktı. ''Demek öyle ha? İstersen bir arkadaşıma söyleyeyim sana burayı gezdirsin nasıl fikir? Benimle dalga mı geçiyorsun sen? Adam akıllı ifade ver'' sert sert bana bakan adam, dik omuzlarımı indirmem için bir engel değildi benim için. Öne doğru eğildim. ''Siz beni anlayamadınız sanırım. Halbuki açık açık söyledim. Ben, Tamer Amiri istiyorum. İfademi ona vereceğim. Hecelememi ister misiniz?'' diye sorduğumda tek kaşı kalktı. Sabrını sınadığım için öfke ile bana bakıyordu. Tam bir şey diyecekti ki güçlü bir ses herkesin susmasına neden oldu. ''Asena!'' Bu Kurtay'ın sesiydi. Hızla sesin geldiği yöne baktım. Kapıdan içeri yeni girmiş, büyük adımlarla bana doğru geliyordu. Saçları özensizdi. Sanki daha yeni uyanmış gibiydi. Üstünde siyah kot pantolonla kollarını saran beyaz bir gömlek vardı. Kollarını resmen açıkça görüyordum. Onlar nasıl kaslardı öyle? Gömlek bir tek kollarını sarıyordu göğsünü çok az bol bırakmıştı. Son 2 düğmesi açıktı. Boynundaki damarlar kendini belli ediyordu. Hala ona baktığımı fark ettiğimde boğazımı temizleyip önüme döndüm. Niye bu kadar detaylı bakmıştım ki? Sonuçta giyimi çok umursamazdım. ''Ne oluyor burada?'' diye sorduğunda yanımıza gelmişti. Karşımda az önce beni küçümseyen adam Kurtay'ı görünce ayağa kalkıp selam verdi. İşte böyle köpek olursun! ''Kurtay başkomiserim, bu kız bir olaya karışmış şimdi tam ifadesini alacaktım'' ''Hangi olaya karışmış?'' sert tavrı ile beni savunuyordu. İlk defa biri beni savunuyordu. ''Onu bilmiyorum daha yeni haber geldi. Yeni atanan başkomiser getirdi onu isterseniz ona sorabilirsiniz'' dediğinde ona bakmayı keserek Kurtay'a döndüm. Başını onaylar şekilde salladı. ''Sağol sen kendi işine dönebilirsin ben ifadeyi hallederim'' Karşımdaki adam başını sallayıp geri yerine oturdu. Kurtay'a döndüğümde kalkmamı işaret etti. Ayağa kalkıp karşısında di…