Gökyüzünün Bahçeleri

Güz ve Gün

Yazar:

Gökyüzünün Bahçeleri - Betül kitap kapağı
Gökyüzünün Bahçeleri kitap kapağı

Güz çoktan gelmişti hayatımın dallarına. Çiçekler yoktu artık. Yüreğim virane bir yerdi. Günlerim bildiğiniz gibi geçiyordu. Feza ile ilgili haber almıştım; Ahu ile İngiltere'ye kaçmak üzereyken yakalanmış ama yine kaçmışlardı. Sadece soğukkanlı bir tavırla izledim haberi. Artık biliyorum ve anlıyorum: Seni unutmuşum. Acıtmıyorsun canımı artık. Özgürüm, kalbim özgür. Kalbimdeki zincirlerden kurtuldum. Bugün açık görüş günü. Koğuştaki çoğu kişinin yüzü gülüyor, benimse geleni olmayacaktı. Görevli tekrar kapıyı açtı: " Melih Doğrucan ziyaretçin var ." Melih'in kaşları çatıldı, elini kalbine götürdü: "Lütfen, lütfen sen gelmiş olma, lütfen." Oturduğu sandalyeden kalktı, bana döndü: "Hadi Kuzey, sen de benimle gel." "Özel biri olabilir Melih, yalnız konuş," diye başımı iki yana salladım. Melih yanıma yaklaşıp omzuma koydu elini: " Sen, benim şu geçirdiğimiz günlerde en yakınım oldun, Kuzey. Benim özelim seni de ilgilendirir. Kim gelirse gelsin, sen olduğun sürece ben yalnız olmayacağım kardeşim. Aklından çıkarma bunu." "Tamam kardeşim, gidelim." Görüş salonuna geldiğimizde, ağlayışlar ve gülüşler karşıladı bizi. Melih'in gözleri bir yerde sabitlendi. Hızlı adımlarla yürürken bir kız bize doğru koşuyordu, daha doğrusu Melih'e doğru . Kız öyle bir sarıldı ki, Melih geriye doğru adımladı. Bedeni sarsıldı. Kolları iki yanda sabit durdu. " Hoş geldin Ayçin. Neden geldin? " dedi ve geriye çekildi. Ayçin konuşmadı, sadece gözlerinin içine baktılar dakikalarca. Bu bakışmayı sonlandıran Melih oldu ve yanından geçip gitti. Ayçin bana doğru döndü: "Merhaba, siz?" "Kuzey Efe, Melih'in arkadaşı." Sıcak bir gülüş bahşetti: "Memnun oldum Kuzey, ben de Ayçin ." Yanımıza Ayçin'e tıpatıp benzeyen bir kız daha geldi. "Abla hadi artık ya." Ve bakışları bana çevrildi, bende sabitlendi. "Mer... Merhaba ben Aybike ." Aybike ne güzel isimdi. Kendisi de öyleydi. Gözlerinin rengi, beyaz tenine uyumlu gözleri... Ah, o saçları... Güneşten almıştı rengini... Bu hissettiğim, rüyada bıraktığımı sandığım bir şeydi. İç sesim saçmalamayı bırakıp Melih'in yanına doğru adımlamaya başladı. Görüş boyunca Melih, Ayçin'e dönüp bakmadı. Aybike ise Melih'e dönüp konuşuyordu: "Melih abi, babam her şeyi çözmeye çalışıyor. Çok yakın, gerçekten çok yakında kurtulacaksın buradan..." Melih, "Lütfen Aybike'm, bu konuyu konuşmayalım," dedi ve bana döndü: "Arkadaşım Kuzey Efe. Aynı koğuştayız. Bu yakışıklının neden buralara düştüğü gizli. Gizli işlerde beni de geçmiş," dedi ve güldü. Hepimiz güldük o an. Aylar belki de yıllar sonra kendimi bu kadar huzurlu hissetmiştim. Arkadaşlık ortamının verdiği o sıcaklığı hissetmiştim. Ve bunu yanımda oturan kişi yapmıştı. "Kader arkadaşım." Görüş saatinin sonunda Melih, Ayçin'e çevirdi bakışlarını. Uzun uzun baktı ve gözyaşları düştü harelerinden. Ayçin yanına geldiğinde ona doğru yaklaşıp yanağına bir öpücük kondurdu ve usulca fısıldadı: " Seni bekleyeceğim, nefesim son bulana kadar. " Melih, Ayçin'in ellerini tutup dudaklarına götürdü: " Bekleme, kendine kendin gibi güzel bir hayat kur. " dedi ve arkasını dönüp ilerledi. Yaşamak için bir sebepleri vardı ama yaşattıkları yakmıştı canını. Kendileri bu karanlık mahzende ufak bir ışık bekliyorlardı. Onlar, bu mahzenin duvarlarında yankılanıp yanık bir türkü gibi dillenen son ağıttı. Yedi Sene Önce: Melih'in Geri Dönüşü Yedi Sene Önce. Sinirden başımı geriye doğru atmıştım koltukta. Kız kardeşimle kavga etmiştim. Bana defalarca benden gizli işler çevirmemesini söylememe rağmen dinlemiyordu. Henüz on yedi yaşındaydı Mira . Bir konuştuğu vardı, biliyordum. Kavganın sebebi, beni onunla tanıştırmak istemesiydi. Herkese ve her şeye çok çabuk inanıp güvenirdi. Koltukta ağlayan kız kardeşimin yanına gidip yüzünü ellerimin arasına aldım: " Tamam ağlama, gelsin tanışalım. Yeter ki sen ağlama. " Gözleri parladı, kollarını boynuma sardı: "Ağabey, seni üzmek istemiyorum ki ben, sen benim her şeyimsin." Kapı sesiyle geri çekildim. "Gelen o sanırım. Gidip bakmalısın." Dakikalar sonunda salondan içeriye esme…

Bölümün tamamını WritePad'de oku