GÖK SİCİMİ: Demir Dağ'ın Varisleri

B7: TURKUAZ İSYAN VE SİBER-KIRBACCILAR

Yazar:

GÖK SİCİMİ: Demir Dağ'ın Varisleri - Emre KELEŞ (NieX) kitap kapağı
GÖK SİCİMİ: Demir Dağ'ın Varisleri kitap kapağı

Ötüken-Sifir siber-piramidinin duvarlarında akan kırmızı rünler, Alparslan’ın kolundaki yılan dövmesinden yayılan turkuaz ışık dalgasıyla çarpıştığında ortaya çıkan ses, bildiğin statik elektrik kıyametiydi kanka. Tavandan üzerine doğru yılan gibi süzülen paslı kablolar ve siber-prangalar, Alparslan’ın oluşturduğu o manyetik "Kut" kalkanına çarptığı anda piksellere ayrılıp yok oluyordu. "Bu imkansız!" diye gürledi Kara Kam, tahtından öne doğru fırlayarak. Simsiyah algoritma bulutundan oluşan bedeni, öfkeden kırmızı kıvılcımlar saçıyordu. "Sen sadece etten ve kemikten ibaret bir amelesin! Bu kadim kodları nasıl manipüle edebilirsin?" Alparslan kaskının vizörünü kaldırdı, sanayi sitesinin o isli dumanını yutmuş, fabrikada çeliğe yön vermiş o sert ellerini iki yana açtı. "Ben sadece çalışmayı deil, kanka; ben o demiri eritmeyi, ona şekil vermeyi öğrendim! Sizin o soğuk laboratuvarlarda yazdığınız kodlar, Türk’ün bin yıllık iradesini mankurtlaştırmaya yetmez!" Kara Kam’ın bi el hareketiyle, meclisteki siber-kamların arkasından "Siber-Kırbaççılar" denilen o devasa, krom kaplı koruma robotları fırladı. Ellerindeki lazer kırbaçlarını havada şaklattıklarında, odadaki tüm sunucu blokları aşırı yüklemeden titremeye başladı. İlk kırbaç Alparslan'ın zırhının omuz plakasını sıyırdı, zırhın o katmanını bildiğin eritti kanka. "Kanka! Sol taraftan geliyorlar, dikkat et!" diye bağırdı Asena, Alparslan'ın beynindeki o veri hattından. "Zırhın sol enerji hattı darbe aldı, 'Yıldız Kıran'ı ateşlemek için kalan gücü sağ tarafa yönlendiriyorum!" Alparslan sırtındaki o devasa plazma kılıcı Yıldız Kıran’ı çekti. Mavi ve turkuaz ışıkların birbirine karıştığı o muazzam plazma namlusu, siber-piramidin o karanlık odasını bi güneş gibi aydınlattı. Alparslan, 1.85'lik boyunun ve atletik vücudunun verdiği o muazzam çeviklikle öne doğru fırladı. Havada bi takla atıp, en öndeki Siber-Kırbaççı’nın kafasını gövdesinden ayırdı. Robot yere yığılırken etrafa mavi elektrik hatları saçıldı. "Boyun eğmeyeceksiniz!" diye haykırdı Alparslan meclisteki diğer siber-boyların liderlerine bakarak. "Bakın, o korktuğunuz Kara Kam aslında sadece arkasına saklandığı bi yığın çöp dosyadan ibaret! Kendinizi bu algoritmaların kölesi yapmayın, mankurtlaşmayı reddedin!" Alparslan'ın bu sözleri, meclisteki bazı yaşlı siber-kamların vizörlerindeki o kırmızı biat kodlarını yeşile döndürmeye başladı. Kara Kam durumun kontrolden çıktığını fark edince tüm sistemi imha moduna almak için ana konsola doğru hamle yaptı. "Asena! Motoru hazırla kanka," dedi Alparslan kılıcını diğer robota saplarken. "Bu meclisi onların başına yıkmadan buradan çıkmıyoruz!" Pars’ın motoru arka planda turkuaz bir alevle homurdanmaya başlarken, siber-uzaydaki o büyük kurtuluş savaşının ilk büyük meydan savaşı resmen başlamıştı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku