1. Bölüm / Mektup
Yazar: Elif Gamze Alıcı

♢♡♢ Beklenmedik bir haber hayatınızı ne yönde etkileyebilir veya değiştirebilir? Hiç düşündünüz mü? ♢♡♢ 19.12.2007 Merhaba tatlım ben Annen. Belki de beni hatırlayamıyorsundur. Sen bu mektubu bulduğunda ben galiba ölmüş olacağım canım. Şu anda büyük bir sırrı öğrenmek üzeresin ve ben senden sakin olmanı istiyorum. Yıllar önce sana baban öldü demiştim aslında bu olay pek böyle değildi. 16.08.1992 yılında Cenk adında bir adamla tanıştım. İlişkimiz 3 ay kadar sürmüştü ve birbirimizi çok sevdiğimize inanıyordum ta ki o güne kadar. Çok güzel bir gündü Cenk beni ailesiyle tanıştırmak istediğini söyledi ve bunu kutlamak için bara gittik. Biraz fazla kaçırmış olacaktım ki sabaha karşı uyandığımda kendimi yatağımda çıplak vaziyette buldum. Cenk' i aradım ama ulaşılamıyordu. Bir yere gittiğini düşünerek pek dikkate almamıştım. Olayın üstünden birkaç gün geçti ama Cenk ortalıkta görünmüyordu. Ertesi sabah kalktığım gibi dışarı çıktım kendime gelmeye ihtiyacım vardı. Bir kafe ye girdim. Çayımı yudumlarken bir yandan da poğaçadan atıştırıyordum. Terastan aşağıya baktığımda Cenk' i gördüm yanında bir kız vardı, el ele oturuyorlardı. Kahrolmuştum, hiç düşünmeden elimdeki çayı olduğu gibi kafalarına boşalttım ve kaçtım. Bu olaydan 1 ay sonra hamile olduğumu öğrendim fakat ona geri dönemezdim. Kaçmam gerekiyordu ailem duyarsa beni öldürürdü. Ama hiç param yoktu veya satacak eşyam. Valizimi topladığım gibi yola koyuldum. Hava çok sıcaktı ve yürümek çok zor bir hale dönüşüyordu. Evim ormanın hemen yanındaydı bu yüzden ormanın içinden gitmek zorundaydım. Hava kararmaya başlamıştı ve ben hala yürüyordum. Çok yorgundum,ölesiye açtım ve korkuyordum. İleride bir ışık vardı oraya doğru tüm gücümle koşmaya başladım. Bir kulübe vardı. Oraya doğru yavaşça yaklaştım . Hemen ardından kapıyı çaldım. Genç ve yakışıklı bir erkek açtı kapıyı, beni içeriye aldı ve yemek verdi. Adı Batuhan idi. Yatmak için bir oda verdi ve bu odada gerçekten değerli mücevherler vardı, kaçmam için işime yarayacak mücevherler.Onları almalı mıydım yoksa bırakmalı mıydım bunu düşünürken uyuyakaldım. Sabah uyandığımda yataktan kalkarak mutfağa yöneldim.Kahvaltı hazırdı. Kahvaltımı yaptım ufak bir not kağıdına ''Özür dilerim ama bunlara ihtiyacım var.'' yazarak bütün mücevherlerle beraber yola koyuldum. Hızlı adımlarla yürüdüm çarşıya gelmiştim. Ufak bir kuyumcuda mücevherleri bozdurdum. Taksiye atladım havaalanına gittim. İlk uçakla Las Vegas'a geldim. Buradan bir ev tutmuştum ama planlarım umduğum gibi gitmiyordu. Batuhan'ı aklımdan çıkaramıyordum ve o da beni. Ona karşı bir ilgimden dolayı değil de pişmanlıktan dolayı. Çünkü bilmeden onun annesinden kalan mücevherleri çalmıştım hatta çalmakla kalmayıp satmıştım intikamını almak için geliyordu. Tatlım sonuma az kaldı hissedebiliyorum. Şuanda bu mektubu yazarken arabadayım Batuhan'ın yanına gidiyorum. Özür dilerim kızım sana zarar vermesine izin veremem sen bu mektubu bulduğunda ben çoktan ölmüş olacağım ama bu mektubun dışında sana ulaşması gereken birkaç mektup ve eşya da var. Bu sırrın peşinden giderken yavaş yavaş bunlara ulaşacaksın seni seviyorum... Annen Başak KARACA ♢♡♢ Mektubu okumuştum ve kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Mektubu bulduğum kutuda birde kolye vardı. Tabi ki bu zamana kadar Batuhan beni bulmuştu ve bu anlamsız kolyeyi istiyordu. Yoksa beni rahat bırakmayacakmış. Buğra bu kolyeyi vermem gerektiğini düşünüyordu bense vermek istemiyordum ama... ''Hazır ama bu işten sonra beni rahat bırakın. Ben sizin işlerinizi halletmek zorunda değilim.'' ''Tamam uzatmada gidelim ve silahın yanında mı? Gittiğimiz yer hiç de tekin bir yer değil.'' ''Tabi ki de yanımda hadi gidelim artık.'' Arabaya bindik ve orman yoluna saptık. Yol biraz engebeliydi. Oraya varmamız biraz zor olmuştu. Orada bizi bekleyen tam beş tane araba vardı. İçimde bir huzursuzluk vardı. Sanki kötü bir şeyler olacakmış gibi hissediyordum. Haklıymışım. İşte gene o pislik karşımdaydı. Annemi öldüren adi pislik. ''Emanetimi getirdiniz mi?'' ''Getirdik ve sen bunu…