GEÇMİŞİN İZLERİ

VI.PART: JADERSİZ BİR SOYTARININ ŞANSI

Yazar:

GEÇMİŞİN İZLERİ – Liyasalll kitap kapağı
GEÇMİŞİN İZLERİ – Liyasalll kitap kapağı

İnsanın saklayacağı sırlarda vardır, bazen heves eder ve kendince o hevese uyar herkesten saklar o sırları. Benimde gayem buydu aslında bizler ne kadar nankör olursak olalım hep bir hevese kapılıyorduk hayatta. Ve bu heves bizi zamanla acıya sürüklüyor inletiyordu. Gözlerimi araladığımda bakışlarım pencereye takıldı. Bembeyaz manzaranın o görüntüsü huzur vermişti. Şimdi daha iyiydim ve alışmaya çalışıyordum buraya. İki gündür çok zaman geçirmemiştik aslında genelde odada yataktaydım o ise genelde adamlarıyla dışarı çıkıyor geç saatte buraya geliyordu. Babamın haberinin olduğunu Rozonov’un öldüğünü bile kendisi söylemişti. Babamın masada kalıcı olmasını istediğini biliyordum bunu ona sorduğumda Vasili’nin ona hisselerinden bir kaçını verdiğini artık masada oturacağını da söylemişti. Şaşırmıştım. Vasili’nin bunu ne uğruna yaptığını biliyordum ama bu beni şaşırtmıştı. Hissleri babasından ailesinden bir mirastı bunu babama nasıl verebilmişti ki? Yatakta dönerek gözlerimi yumdum ve derin nefes aldım. Üç büyüklerin bizim hakkımızda vardığı sonucuda masaya açıklamıştı. Artık ben onun koruması altındaydım. Ve bir tehdit vardı o da Rozonov’un abisiydi. Masaya olacaklardan bahsettiğini buna karşı önlem alacaklarını da söylediğinde artık bu olayın ciddiyetini anlamıştım. Rozonov kolay değildi ama abisi hiç değildi. Kapı tıklatıldığında içeriye giren Kira’ydı. “Kahvaltı hazır. İstersen buraya getirebilirim.” Elimi dağınık saçlarıma atıp doğruldum ve Kira’ya döndüm. “Aslında bugün manzaranın keyfini çıkartacağım. Büyük masada yiyeceğim.” Gülümseyerek başını salladı ve odadan çıktı. Sabah erken saatlerde gitmiş olmalıydı zira Kira’nın bunu söyleyeceğine emindim. Üzerimdeki sabahlığı düzeltip saçlarımı dağınık şekilde toplayarak yüzümü yıkadım ve durgun halimle manzaranın tadını çıkarmak için kahvaltı masasına ilerledim. Güzel kokular her yeri samalamıştı. “Muhteşem görünüyor Kira.” Mırıldandım keyifle. Dışarıdaki manzaraya bakarak kahvemi yudumlamak öyle iyi hissettirdi ki gözlerimi yumarak sırtımı sandalyeye yasladım. Çatal bıçak sesi duyulduğunda tam dudaklarımı aralayıp teşekkür edecektim ki karşımda duran bedeni görünce suspus oldum. İki gündür birbirimizin yüzünü göremiyorduk her ne kadar aynı evin içerisinde olsakta sabah erkenden gidiyor akşam geç vakitlerde dönüyordu. Kahve kupasını masaya bıraktığımda bıçağını kaldırıp önümdeki boş tabağı işaret etti. “Umarım keyfini bölmüyorumdur.” Gözlerim aniden ona döndüğünde yakıcı bakışlarıyla karşı karşıya kalmak tedirgin hissettirdi. Bacak bacak üzerine atıp sakin olmaya çalıştım. “Hayır tabii ki.” Kahve kupasını tekrar alarak yudumladığımda dilimi dudaklarımın üzerinde dolaştırıp onu inceledim. Haki renginde bir gömlek giymişti ve ilk üç düğmesini açık bırakmıştı. Hafif çıkmış sakalları olsa da onu olduğundan daha olgun gösterdiği ortadaydı elimi bir an için ona uzatmak ve dokunmak istedim ama yaşattığı şeylere karşı kendimi dizginledim. Ela gözlerini bana kaldırdığında kızardığımı hissederek bakışlarımı kaçırdım gömlek o kadar iyi durmuştu ki sert bedenini daha belirgin hale getirmiş üstelik göz rengini de ortaya çıkarmıştı. Bu anı bozan Kira’ya neredeyse teşekkür edecekken içeriye giren kişilerle dona kaldım. Artemis ve ardından gelen Elezdiran ile şaşkınlıkla yerimde kıpırdandım. Masanın karşısında oturan bedene kısaca gözlerim kaydığında çenesini sıkmış halde elindeki çatalı tabağın üzerine bırakıp ayaklandı. “Manzara güzelmiş.” Elezdiran gözlerini bir bana bir ona çevirdiğinde Artemis, gözlerini devirip siyahlar içindeki kabanına ellerini yerleştirdi. Asildi, eğer Artemis’e dışarıdan bir gözle bakıyor olsaydım ve onu tanımıyor olsaydım tarif edebileceğim tek kelime asil olurdu. “Konuşmayı odamda yapalım.” İkisine bakıp gömleğinin yakalarını düzelttiğinde yakıcı bakışları üzerime kilitlendi. Artemis, “konuşsak iyi olur.” Aceleci tavırla koyu kahve gözlerini ona doğru çevirdi ve ardından, “önemli.” Üzerine bastı. Masa ile ilgili olmadığı ortadaydı zira bu şekilde bir giriş yapmazlardı.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku