Geçmişin İzi

2. Bölüm: Kara Melek ~~

Yazar:

Geçmişin İzi – Asli Yilmaz kitap kapağı
Geçmişin İzi – Asli Yilmaz kitap kapağı

Bölüm görselleri

Geçmişin İzi - 2. Bölüm: Kara Melek ~~ bölüm görseli 1
Geçmişin İzi - 2. Bölüm: Kara Melek ~~ bölüm görseli 1

Selamlar sevgili dostlar, Bölümü okuduğunuz zamanı yazarsanız çok sevinirim 😌 Keyifli okumalar ~~ 2. Bölüm: ~~ "Eeess hazır mısın hadi, iki saattir seni bekliyorum kızım, neyden kaçıyorsun yaa?” diye minicik salonumun ortasında inleyen sevgili dostum Aysu'yu tam üç haftadır iyi olduğuma inandıramıyorum. Çünkü ne yazık ki iyi değilim olmayan bir şeyi nasıl var gibi gösterebilirim ki? Değilim işte iyi falan değilim ama olmak zorundayım. Neden olamıyorum? Neden? Biraz daha böyle devam edersem kafayı yiyeceğim. Noluyor bana?.. "Tamam tamam geliyorum işte, patladın mı?" diye söylenerek çıkıyorum odamdan. Anlaşılan o ki bir zamanlar her gün keyifle gittiğimiz ama benim günlerdir gitmemek için binbir türlü bahane uydurduğum o kafeye bugün gerçekten gidiyoruz, artık kaçış yok. Aysu'yu daha fazla geçiştiremem. Zira bugün de bir bahane bulursam kolumdan tutup şu ismi lazım değil çok meşhur psikolog hanımın yolunu tutabilir. Durduk yere al başına belayı! Bir bakmışsınız magazinlerde ya da TV dizilerinden birinde kendi mallıklarımı izliyorum. Tabii hasta bilgileri saklı tutularak! Cidden bu, hayatları garip garip şekillerde ekranlara yansıyan insanların bir şikayeti yok mu? N'olursa olsun mutlaka birileri bir yerlerden tanıyordur o kişileri öyle değil mi? En gizli sırları ortaya serilmişken insan kendini çıplak kalmış gibi hissetmez mi? Şahsen ben sevgili psikologuma anlattığım en ufak bir şeyimin bile üçüncü kişiler tarafından duyulduğunu bilsem bir daha asla ağzımı açıp da kimseye içimi dökemem… Acaba onlar da böyle hissediyorlar mıdır? Çok kötü bir durum değil mi bu ya? Ben mi gereksiz hassasım yoksa? Aman! Neyse ne! Kendi dertlerim bitti bir de millet için endişeleneceğim, şu halime bak. 2 saattir evden çıkmamak için bahane bulabilmek adına 5 kere tuvalete girdim. Bir kere tam kapının eşiğinde -yanlışlıkla- çorabımı kaçırdım ama sevgili Aysucum hala inatla kapımın önünde durmuş benim evden çıkmamı bekliyor... Derin bir nefes al ve bir adım at Es. İşte bu kadar kolay, hadi! ~~ "Vuhhhuu bu ne hal kızım! Mekandakileri kalpten götürmeye yemin mi ettin, kara melek!" diyerek ıslıklar çalan canım Aysu'ma oflayarak "Ne alakası var Aysu ya," diye cevap versem de tekrar şöyle bir göz atıyorum giydiklerime. Diz kapağımın bir-iki karış kadar yukarısında biten siyah pileli eteğim, düz siyah çizmelerim, çizmelerime eş kemerim ve crop kesim siyah bluzlamla yine crop kesim deri ceketim sayesinde biraz fazla siyah ve asi olmuş olabilirim. Tamam kabul gözler önüne serdiğim hafif kaslı bacaklarım ve göbeğim de birazdan fazla dikkat çekiyor olabilir ama ölüm meleği olmadığıma da eminim yani. O kadar da değil! "Yok canım hiç alakası yok incecik belini ve benim boyum kadar olan bacaklarını gözümüze sokmuyorsun zaten.” "Abart Aysu abart. Hadi gidiyorsak gidelim yoksa pizza söyleyeceğim," diyerek onu en hassas noktasından vurmaya çalışsam da bu defa bana pizza da yardımcı olmuyor ve sevgili dostumla kol kola ayrılıyoruz evimden. Bacağım kadar olduğunu iddia ettiği bir elli üçlük boyuyla hayatımda öylesine büyük bir yere sahip ki Aysu’m. Kalbimin, ruhumun ve hatta evimin her bir köşesinde onun izi var. Bir arkadaştan, dosttan hatta kardeşten bile öte benim için. Birbirimize olan bağımızı ve sevgimizi hangi kelimeleri kullanırsam kullanayım anlatamam hep eksik kalır gibi hissediyorum. Birbirimizden alabildiğine zıt ama bir o kadar da iç içeyiz onunla. Ying ve yang gibi deyip sıkıcı anane yorumları yapmak istemesem de öyle. O her daim kurallı, sınırları asla ihlal edilemeyen ama aynı zamanda kocaman kalbi olan sevgi dolu ve başarılı bir kadınken ben ne olduğumu henüz çözemedim desem güler misiniz? Eh gülün o zaman. Kendiniz tanıyın beni de canım zaten burada heyecandan ölüyorum bir de kendimi mi anlatayım size… Aysu’cuğumu anlatmaya devam edebilirim ama. En azından kafam dağılır dimi? Başarılı bir kadın derken gerçek bir başarıdan bahsediyorum. Ailesi sebebiyle daha minicik hatta bebek sayılacak yaşta almaya başladığı eğitimlerle kendi öğrenme merakı birleşin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku