1. Bölüm: Kalbin Ritmi ~~
Yazar: Asli Yilmaz

Bölüm görselleri

Selamlar, Burada yayınlayacağım ilk hikayeme 14/08/2026 tarihinde başlıyorum. Sizler de okumaya başladığınız tarihleri yazabilirseniz çok sevinirim. :) Karakter ağzından anlatımı ilk defa deniyorum. Hatalarımız olursa şimdiden affola 🙈 Umarım keyifle okursunuz, Sevgiler ~~ 1.Bölüm: Kalbin Ritmi ~~ Onunla göz göze geldiğimiz o ilk anda adeta nefesim kesilip ellerim buz kesmişti... Aysu kolumu dürtene kadar gözümü dahi kırpmadan onu izlediğimin farkında bile değildim. Haftanın neredeyse beş günü gelip takıldığımız bu sıradan kafede şarkı söyleyen diğerlerinden ne farkı vardı ki? Sesi beni adeta içine çekiyordu. Kendimi bir türlü kızlarla olan sohbete veremiyor, sürekli onun sesine dalıp gidiyordum. Göz göze geldiğimiz her an -ki bu en az üç kere olmuştu- kalbime bir şey batıyor gibi hissediyordum. Bir an sadece kısacık bir an dudaklarının yana doğru kıvrılıp bana sırıttığına yemin edebilirim. Tanrım! Adamı dakikalardır gözlerinle yedin. Tabi ki sırıtır! Hadi ama kızım, kendine gel artık! Ve bir kez daha kolumu dürten Aysucum beni onun hapsinden kurtarıyor. "Hayırdır, kızım! Takıldın kaldın adama." "Yok be ne alakası var? Şarkılar hoşuma gitti sadece." "Hı hı kesin öyledir." "Öyle öyle! Hadi kalkın başka bir yere gidelim çok kalabalık burası bugün." "Kalabalık mı? İyi misin kızım sen?" "Off iyiyim ya hadi kalkın." "Dur bi’ hesabı isteyelim." "Tamam sen ödersin dışarıdayım. Bir arama yapmam lazım," dedikten sonra cevap vermesini dahi beklemeden kendimi dışarı atıyorum, yüzüme çarpan buz gibi havanın beni kendime getirmesini umut ederek. İçimden bir ses arkana dön, hadi Es dön de bak şu adama dese de kulak asmıyorum o sese. Aysu, koşar adım yanıma gelip kolunu boynuma doluyor. Hafifçe tebessüm ederek ona doğru eğiliyorum. Zira kendisi anca göğsüme geliyor olmasına rağmen inatla her seferinde kolunu boynuma dolamayı çok seviyor. "Hiç senlik hareketler değil bunlar Es. İyi olduğuna emin misin?" "Ne bu şimdi? İki dakika önce İyiyim dedim ya hem neden iyi olmayayım ki?" "Peki peki bir şey demedim. Bu arada kızlar kalkmak istemediler, herifin sesi çok güzelmiş biraz daha kalıp story atacaklarmış. Başbaşayız yani!" Hay Lanet! Ne demek story çekecekler. Gel şimdi 24 saat boyunca o paylaşımlara bakmamak için kendinle savaş,dur. Arkadaş değil düşman bunlar düşman! "Eee nereye gidiyoruz minik kuş?" "Birer bira alıp sahilde oturmaya ne dersin?" "Sen ve sahilde bira içmek hem de bu soğukta? Sen gerçekten iyi değilsin!" "Aman Aysu abarttın tamam vazgeçtim hadi bana gidelim bir film falan izleriz." "Hayır hayır hayır vazgeçmek yok. Ben şuradaki büfeden biraları alıp geliyorum bekle burada!" Ah benim delidolu arkadaşım, canım Aysu’m... Tam 18 yıldır en büyük sırdaşım, dostum, canım ciğerim. En karanlık zamanlarımda hayatıma doğan güneşim!.. O kocaman kalbiyle, saf sevgisiyle bir insanın sahip olmak isteyeceği en mükemmel dost. İhtiyaç duyduğum her anda yanımda beliverir sanki o an ona ihtiyacım olduğunu haber veren perileri varmış gibi. Yüreğimin daraldığı hiçbir zaman beni yalnız bırakmaz... ~~ Öylece oturmuş, denizin verdiği huzurun tadını çıkarmaya çalışıyor, bir yandan da biramı içiyorum. Aysu’cum her ne kadar biralarımızı alıp geliyorum dese de kıymetli arabasını kimseye kullandırmak istemediğinden ve eminim benim içinde bulunduğum ruh halinin farkında olduğundan kendine meyve suyu almış. Aslında alkol direnci yüksektir ve gerçekten bir Kenan Sofuoğlu olmasa da arabada çok çok iyidir, yine de bırak bir birayı, ağzına bir yudum bile alkol değmişse asla araç kullanmaz. Ya şoför çağırır ya da taksiye biner. Sınırları ve kuralları her zaman bellidir, asla ihlal edilemez. Ah! Gerçekten hayranım onun bu hallerine. Ben onunla ilgili böyle güzel şeyler düşünürken benim canım arkadaşım bir anda ayağa kalkıp beni kolumdan çekiştirmeye başlıyor. "Hadi kalk geri dönüyoruz kafeye." "Delirdin herhalde! Bıraksana kolumu, canımı acıtıyorsun." "Evet, delirdim. Delirttin beni. Kolu acımışmış yalana da bak. Şiştim yahu! Belli işte kızım adamın bir şeyinden e…