Geçmişin Düğümü

Giriş Bölümü~

Yazar:

Geçmişin Düğümü – Su. kitap kapağı
Geçmişin Düğümü – Su. kitap kapağı

Valeria Ruiz ~ Sessizlik, bazı yerlerde çığlıktan daha gürültülüdür. Ve burası, sessizliğin çığlık attığı bir yerdi. Karanlık, üstüme kapanmış gibiydi; gözlerim açık mı kapalı mı, artık fark edecek bilincimin olduğunu düşünmüyordum. Ellerim arkamdan bağlanmış, bileklerim zonkluyordu ama en acıtan şey hareket edememek değil sesimi çıkartamamak ve o çaresizlik hissiydi. Her nefes alışımda havadaki toz boğazıma yapışıyor, içimde bir çığlık kıvranıyordu. Bir ses... Bir ayak sesi... Bir fısıltı hepsi aynı anda hem vardı hem yoktu ve en kötüsü burada yalnız olup olmadığımı bile bilmiyordum. Sonra adımlar... yavaş, acele etmeyen ama amacı belli olan ayak sesleri. Bir adam, yüzünü göremiyorum ama hissedebiliyorum nefretini, keyfini... gücünü. Zemindeki çatlaklar kadar hissediyorum ayak seslerini. Kovayı gördüm metal, eski paslı kenarları hala keskin, içindeki su kıpırtısız. --- Ölüm gibi. Ve ben hala bağlı, dizlerimin üstünde. Kaçamam. Gözlerim adamınkilerle buluşmuyor çünkü o bana bakmıyor bile. Sanki ben bir insan değilim. Parmakları saçlarıma gömüldüğünde ağzımdan bir çığlık koptu. Tırnakları derime geçti, canım yandı ama bu olacakların yanında hiçbir şeydi. "Lütfen..." dedim, sadece bir fısıltıydı. O duydu. Ama umursamadı. Kafamı öyle bir hızla suya batırdı ki boğazımdaki nefes, çıkamadan içeri kilitlendi. Su önce kulaklarımı doldurdu sonra gözlerimi en sonunda ciğerlerimi... Çırpınmak istedim ama kollarım bağlıydı. Tek yapabildiğim içten içe bağırmaktı. Zaman, suyun içinde yoktu sadece yankılar vardı. Kalp atışlarımın çırpınışı. Belki bu hikaye burda bitmeliydi ama bitmedi... Kovanın kenarı boğazıma sürtündüğünde keskin bir acı yayılıyor boynuma. Bir anlık... ama yakıcı. Kanım suya karışıyor. O lanet paslı kovanın dibinde bana ait kırmızı bir iz bırakıyor. Ama tam o anda saçlarımdan yakalayıp kafamı hızla yukarı çekiyor. Beni öldürmüyordu ama ölümden daha kötü bir yara damaya çalışıyordu. Boynumdaki acı daha taze, canlı. Ciğerlerime hava değil, --- bıçak gibi bir sarsıntı doluyor. Gözlerim açık ama bulanık. Sadece karanlık görüyorum. Ta ki... o silüeti fark edene kadar. Annemi... "Hayır" diyorum, sadece dudaklarım oynuyor. Sesim çıkmıyor. Arkamdaki adam saçımı hala sıkıca tutuyor. Kafamı çevirmeye çalışsam da bırakmıyor, sanki onun istediği şeye bakmamı istiyor. Ağzı umrunda değil. Çığlığım da. Tek derdi beni kırmak. Adamın sesi karanlığı deliyor. "Bak. İyi bak. Sadece sen değil annende acı çekecek" yutkunuyorum ama boğazımda bir şey var. Korku, su, kan. Suya bastırıldığım o an çıkmayan nefesim şimdi boğazıma takılmış gibi. Annemle göz göze geliyorum o güzel gözlerinde korku var. Ama kendi için değildi... benim içindi. Ve yalvarış vardı. "Dayan." diyor "Yapma. Sus. Ne derse yap. Sadece yaşa" ama ben sadece titriyorum. Nefes almaya çalışıyorum. Ve içimden bir ses bağırıyor: bir şey yap. Birşey söyle. Bir düşün en kıymetlini kaybedemezsin. Adam bir adım geri çekiliyor silahı annemin --- şakağında gezdiriyor. Zevkle. Yavaşça. O sırada benim arkamdaki adam da geri adım atmıyor. Yanağıma eğiliyor, nefesi tenime değiyor "Susarsan. İtaat etmezsen... önce anneni sonra seni öldürürüm" Karşımda annemin nefesi titriyordu, soluk alış verişindeki o zorluk... Gözlerimle ona ulaşmaya çalıştım ama aramıza karanlık çökmüştü. Sadece sesiyle yanımdaydı. Tam o anda, arkamdaki adamın nefesi şimdi boynumdaydı. Sanki tüm karanlık ağzından dökülüyordu "Şimdi seçim yapacaksın" Dedi fısıltıyla "Onu sen öldüreceksin. Yoksa senin gözünün önünde annene bildiğim tüm şekillerde işkenceyle ben gebertirim" Kalbim o an sanki göğsümün içinde değildi, tam boğazımdaydı. Midem bulanmadı çünkü hissettiğim şey mideye sığmazdı. Gözlerimi kırpmadan, karanlığın içindeki anneme baktım. O da duymuştu. Duyduğunu biliyordum. Nefesi kesildi bir an. Sonra kısık bir sesle, kırık dökük bir fısıltı "Yap. Ne derse yap. Korkma. Beni kurtarmaya çalışma kendini kurtar... En azından gözlerimi senin kollarında kapatayım." --- gözyaşlarım sessizce aktı. Adamın verdiği elimdeki silah san…

Bölümün tamamını WritePad'de oku