GEÇMİŞ GELECEĞİM

Geçmiş Geleceğim (FİNAL)

Yazar:

GEÇMİŞ GELECEĞİM - Şevval Ay kitap kapağı
GEÇMİŞ GELECEĞİM kitap kapağı

İnsanın benliğini alırsanız, ondan geriye nefes alan canlıdan başka hiçbir şey kalmaz. İnsanı delirtirseniz, ondan geriye nefes alan canlıdan başka bir şey kalmaz. İnsanın kalbini alırsanız, ondan geriye hiçbir şey kalmaz. Benim elimden benliğimi aldılar. Delirdiğimi düşündürdüler, düşündüler. İnancımı, umudumu kopardılar. Güçlü olduğuma inandığım her güne binbir zorluk eklediler. Annemi aldılar benden. Çocukluğumu… Gömülen tek umutlar ve inançlar değildi. Gömülen, tonlarca acıydı. Bir karıncanın taşıdığı yük kadar derindi. Şimdi ayağa kalkma zamanı. Toprağıma çiçek ekmeli ve sulamalıyım. Uçurum kenarında rüzgârı hissetmeliyim. Saç tellerimi savuşturmalı; burnum soğuğu hissetmeliydi. Acılarımı bir defter sayfasına kapatıp huzura erecektim. Bu, benliğimi kazanmak içindi. Ben kendi varlığımla güçlüyüm. Aynadaki yansımamla değil; içimdeki güçle benim. Bu sefer intikam değil benliğimi kazanmak için savaşıyorum. Ve sevgilim, sana söyleyemediğim her şey için özür dilerim. Yanıldım. Yanlışa inandım. Doğrudan hemen vazgeçtim ve bunun pişmanlığını yaşıyorum. İntikam günüm geliyor hissediyorum. Bunu bana düşündürenler hesap verecek. Sevginin temeli çocukluğumuzda işlenir kalbimize. Babanın şefkatinde annenin merhametinde büyür çocuk sevgiyle. Yalanlar olmadan yaşadığımız son yıllardır çocukluğumuz. Neşeyle büyüdüğümüz günler. Hasta olduğumuzda nazlanabilecek birini bulmak ne büyük bir şans olduğunu bilmemektir. Acıyla öğretti hayat. Zaaflarımızın ne olduğunu bilmek en büyük düşmanı yaratır. İstenmeyen biri ne kadar çok irdelenirse zaafları ortaya çıkar. Bu önce evde sonra sokakta daha sonra okulda ve en sonunda hayat boyu olur. Peki, yıllardır bilmediğin biri sana nasıl düşman olabilir? Bilmediğin ama en acı şekilde öğrendiğin kişi neden baba şefkatiyle yaklaşmaz da ihanetin bedelini ödetmeye çalışır. İstenmediğim için mi yoksa kaybettiği duygulara mı? Kaybettiği sevgiye hiç bulamadığı ilgiye hiç görmediği şefkat yüzünden mi bunların hepsi? Hayır. Sevgiyi ilk önce kendinde görmediği için çünkü insan kendini sevince hayata tutunabilir. “Söylesene Halil, kendini sevmediğini söylesene.” Duvara yaslanmış yere oturuyordum. Karşımda Halil’in gölgesi vardı. Gölge hareketlendi. “Edebiyat yapmayı bırak.” Gözlerimi devirdim ve elimde sıkıca tuttuğum mektupları ona gösterdim. “Beni seven var. Neden hala hayattayım biliyor musun?” alt dudağımı ısırdım. “Çünkü kendimi seviyorum.” Kendimi seviyorum. Odanın kapısı açıldı Halil zihnimden dağıldı. Elinde dosyalarla içeri giren Pelin’di. “İyi misin? Nasıl hissediyorsun?” “Sağ ol.” Bana dikkatlice bakıyordu. Ona yeniden göz devirdim. Defterine birkaç bir şey yazıp odadan çıktı. Bundan yıllar sonra adım geçsin istiyorum her yerde. Varlığım konuşulsun unutulmayayım. Geçmişimin gölgesinde kalmak istemiyorum. Geleceğimde yaşamak istiyorum. Geçmişimi inkâr etmiyorum. Benliğimi alanları affetmiyorum. Benlik insanın kendisidir. Ben delirdim. Canımdan vazgeçtim. Anneme ör dediğim saçları kestim. Beni affedersin biliyorum. Çünkü seni tanıyorum. Yatağımda Dora’nın yazdığı mektuplara sarılmış uzanıyordum. Bir çıkış yolu arıyordum. Buradan kaçmalı ve hayatımı yeniden kurmamı sağlayacak o yolu arıyordum. Koridorda bağırışlar oldu gürültü koptu yatağımdan sıçradım. Kapıyı açıp koridora çıktım. Kaşlarımı çatmış olan biteni anlamaya çalışıyordum. “Yakarım kendimi!” Diyen bir adam etrafa benzin döküyordu. Benzini nasıl bulmuş hiçbir fikrim yoktu. Doktorlar adamın etrafını sarmış yanlış bir şey yapmasını engellemeye çalışıyorlardı. Koridorda insanlar koşturmaya başlamıştı korkudan. Biri bana çarptığında elime telefonu sıkıştırdı. Telefonu kulağıma götürdüğümde tanıdığım bir ses yankılandı. “Kaç kimseye bir zarar gelmeden kaç! Arka bahçeden, hemen!” Vücuduma bir anda adrenalin yüklenmiş nefes alışlarım hızlanmış ve ayaklarım boşalmış gibiydi. Daha az önce buradan kurtulmak için yol arıyordum şimdi ise o yolu bana Dora bulmuştu. Nefes seslerimi duyuyordu. Adım atmaya başladım. Adım attıkça başım dönüyordu. “Kaçamazsın ben h…

Bölümün tamamını WritePad'de oku