Aynadaki Ben Değilim
Yazar: Şevval Ay

* Kim olduğumu unutturmaya çalışanlara kim olduğumu hatırlatacağım. * ~~•• Gözlerimi yavaşça açtığımda bir hastane odasındaydım. Etrafımda herkes vardı. Dora, doktor ile odaya girdiğinde kıpırdandım ve kolumda ani bir acı hissettim. Serum takılmıştı. “Ne oldu bana?” Diye sordum kısık çıkan sesimle. Doktor bana bakarak açıklama yapmaya başladı. “Lara Hanım, buraya geldiğinizde yüksek ateşiniz vardı. Ateşinizi düşürdük ama ateşlenmeye sebep olan tıbbi bir şey bulamadık. Yakınlarınızın anlatımına göre son zamanlarda tuhaf davranıyormuşsunuz. Olmayan şeyleri görme ve daha çok duyma davranışlarınızı gözlemlediklerini söylediler.” Elindeki dosyaya bakarak konuşmaya devam etti. “Bazı hastaların travmaları uzun zaman sonra bir gün ortaya çıkabiliyor ve bu da halüsinasyonlara sebep oluyor. Sizi psikiyatriye yönlendiriyorum bu durumun dışında benim yapabileceğim bir şey yok. Geçmiş olsun.” Sözleri odada asılı kaldı. Durgun bakışlarım yerine üzüntüyü bıraktı. “Ben delirdim mi?” Diye fısıldadım. Dora bana hızlıca baktı; kaşları çatılmıştı. Dudaklarını araladı sonra geri kapattı. Bakışlarımı ellerime düşürdüm. Bir ses duydum kafamı hızlıca kaldırdım. Halil, Dora’nın arkasında bana sırıtıyordu. “Delirmedin henüz yeni başlıyoruz.” Deyip ufak bir kahkaha attı. Gözümden damlalar akmaya başladı. Çenem titriyordu. “Cevap versene ne susuyorsun yoksa vereceğin cevap deli olduğunu mu kanıtlayacak?” Bedenim aniden buz kesildi ve birden öfkenin ateşi yükseldi. “Ben deli değilim. Kes sesini!” Diye bağırdım ona tüm gücümle. Dora beni omzumdan tutmuş Halil’i görmeme engel olmuştu. “Lara sakin ol!” dedi Dora. “Atın onu odadan buraya nasıl girdi?” Dediğimde bana üzgün bakışlar attı. “Onlar beni göremezler ve asla duyamazlar Lara. Artık bundan sonra sen ve ben varız canım kızım.” “Ben senin kızın değilim.” Gözlerim yaşlardan dolayı bulanıklaşmıştı. Dora gözyaşlarımı silmekten başka hiçbir şey yapmıyordu. “Ben hemen psikiyatri servisine haber veriyorum.” Deyip odadan çıktı doktor. “Lara iyi olacaksın.” Kısık sesle konuştu Dora. “İyi olmayacaksın Lara. Beyninin içinden çıkmayacağım beni göreceksin beni duyacaksın kızım.” Halil kahkaha atıyordu. “Yeter! Susun artık yeter!” Diye çığlıklar atmaya saçlarımı çekmeye başladım. “Lanet olsun artık sessizlik istiyorum sessizlik istiyorum.” Diye bağırışlarım devam ediyor ama sesler asla susmuyordu. “İstediğin kadar bağır ben senin içindeyim. Benden ancak… kendini öldürerek kurtulabilirsin.” Diyen Halil yapmacık bir şekilde gülmeye devam ediyordu. “Lara bana odaklan.” Dora’nın yüzü ellerimdeydi. “Ben psikiyatri uzmanıyım ben hallederim şimdi.” Odaya yeni gelen hemşireye baktı. “Sakinleştirici yapalım hemen. Benim kliniğime götürelim Lara’yı daha güvenli olur.” Dedi Pelin. Ona baktım bana sadece gülümsüyordu ona tebessüm etmek istedim verilen sakinleştirici yüzünden kendimi kaybettim. ~~•• Uyanmak istiyordum ama uyanamıyordum gözlerimin üzerine sanki taş konulmuş gibiydi. Uyanıktım ama gözlerimi açamıyordum. Odanın kapısının açılma sesini duydum. Birileri gelmişti ama kıpırdayamıyordum. “Sakinleştiricinin etkisi bitmek üzere birazdan kendine gelir.” Diyen kişi Pelin’in sesiydi. “Peki bundan sonra ne olacak?” Bu hüzünlü ses ise Dora’ya aitti. Adım sesleri duydum bir süre sonra kâğıt karıştırma sesleri. “Bu dosyayı imzalayacaksın ve Lara’yı bu klinikte iyileştireceğiz.” Dedi Pelin keskin bir sesle. Kalbim hızlı atmaya başladı. Ne kliniği? “Bu süreç nasıl olacak ne kadar yatacak?” Dora’yı cevapladı Pelin. “Bu süreyi bize Lara gösterecek. Halüsinasyonlar onun hayatında ciddi bir tehlike sunuyor.” Klinikte yatmak istemiyorum. Dora bana bunu yapamazsın. Gözlerimi açmaya zorladım. Ve gözlerimi açabildiğimde gördüğüm manzara beni üzmüştü. Dora beni hastaneye kapatacak o kâğıtları imzalıyordu. “Bana sormadan…” yutkundum. “Bana sormadan böyle bir şeyi nasıl imzalayabilirsin?” diye konuştum ağzımdan kelimeleri zar zor çıkararak ikiside bana baktı. Dora hemen başucuma geldi. “Senin iyiliğin için yaptım. Seni burada bırakmayacağım…