GEÇMİŞ GELECEĞİM

Ruhsuz Odalar

Yazar:

GEÇMİŞ GELECEĞİM - Şevval Ay kitap kapağı
GEÇMİŞ GELECEĞİM kitap kapağı

* Belki de ruhum bu karanlıktan kurtulamayacaktı. * Sıcak. Çok sıcak. Gökyüzünde güneş yok ama her yer çok sıcak. Ayaklarıma bir şeyler batıyordu yürümemi engelliyordu. Bir anda üşüyüp bir anda yanıyordum. Uzaktan gelen bir ses vardı… kulağımı uyuşturuyordu. Korkmuyordum. Bir adım atmak istediğimde ayağımın altı çok acıdı. Ben neredeydim böyle? Etrafım dumanaltıydı gökyüzünün rengi kahveydi. Uzaktaki sesler yakınlaşmaya başlamıştı. Söndürün! İçeride biri var! Koşun yardım edin! Sesin geldiği yere bakıyordum ama o yerde kimse yoktu. Doktor hanım… Onu görmek istiyorum! Masalların gerçek olmasını isterdim. Sesler gittikçe yaklaşıyor ama hiçbir şey görmüyordum fakat bir anda gök gürledi ve ateş patladı etrafımdan alevler yükseldi gökyüzünden papatyalar yağdı. Ayaklarım toprağın içine gömülmeye başladı. Papatyalar ateşte yandı. “Lara uyan artık!” Duyduğum sesle irkildim yataktan sıçrayarak kalktım. Rüyanın etkisi geçmemişti. “Kabustu Dora kabus çok kötüydü.” Dora yüzümü avuçlarının arasına aldı. “Hazırlan gidiyoruz her şey geçecek iyi olacaksın.” Dedi. “Korkmuyorum ama her gün aynı şeyleri yaşamak bana çok acı veriyor. Unutmayacağım şeyi sürekli hatırlamak beni mahvediyor.” “Seni anlıyorum birlikte aşacağız bu durumu.” Dora ellerini yüzümden çekip dolabıma yöneldi. Kıyafetlerimi karıştırıp yatağımın üzerine koydu. “Önce ellerini yüzünü yıkıyorsun sonra hazırlanıyorsun.” deyip beni alnımdan öptü. Gözlerimi kapatıp açtım. “Tamam sen git hazırlanıp geliyorum.” Dedim. “Bu arada aşağıda misafirlerimiz var.” Dediğinde kaşlarımı çattım. “Kim onlar?” “Kutay ve diğerleri.” Dediğinde başımı salladım. Odadan çıkınca arkasından bir süre baktım. Doraya kısa bir süre içerisinde bağlanmak beni düşündürüyordu. Ona karşı hiçbir zaman yakınlık hissetmeyeceğimi biliyordum. Peki, o beni unutmak için gittiği şehirde benimle karşılaştığında neden gitmek yerine bana sarıldı? Aşkı gerçekten büyüktü, biliyorum. Kısa bir süre. Anlamsız geliyordu. Tamam, duygusal bir açlık olabilir. Lara kendine gel ve çürümüş kalbini ona verme. Ona muhtaçmış gibi davranma. Düşüncelerimi kesip lavaboya gittim. İşlerimi bitirip Dora’nın seçtiği kıyafeti giydim. Mavi bir bluz beyaz bir pantolon giydim. Masamın üzerinde duran mavi lacivert karışımlı bandanamı saçıma taktım. Siyah saatimi de bileğime takıp beyaz sporlarımı giydim. Son anda kirpiklerime rimel sürmek istemiştim hafif bir allık ve dudak balmı sürüp odadan çıktım. Son zamanlarda düşüncelerim ve davranışlarım beni çok şaşırtıyor. Merdivenlerden aşağı indiğimde gördüğüm kişiler Kutay, Almina ve o hala adını bilmediğim adam vardı. “Sorun ne?” Diyerek kaşlarımı çattım. “Dora son günlerde yaşadığın sıkıntıyı anlattı.” Dedi o adam gözlerini yine dimdik üzerime dikerek. Bu bakışları rahatsız edici boyutu aşmış rahatsızlığın ta kendisi olmuştu. “Sen önce bir ismini söyle sonra muhatabım olursun.” Dedim kaşlarımı çatarak. Bana bir adım yaklaştı elini kaşımın ortasına getirip düzeltti. “Benim adım Doğan Aktan.” Dedi tok bir sesle. Gözlerimi devirip bir adım uzaklaştım ondan. “Teşekkür ederim kendini tanıttığın için.” Dedim alaycı bir şekilde. “Bende memnun oldum Lara.” Dedi benim alaycı tavrımı tiye alarak. “Lara’yla dışarıda işimiz vardı bizimde.” Diye araya girdi Dora. Kutay bir adım öne gelerek konuşmaya başladı. “Halil’in kardeşini bulduk. Yakalamadık çünkü doğru zaman değildi. Bu konu için çalışmalarımızı sürdürüyoruz suç delillerini bir bir bulacağız.” Sözünü bitirdiğinde kaşımı kaldırdım. “Yıllardır değişmeyen tek cümle. Halil’i bulacağız. Ben artık inancımı yitirdim. Benim alacak bir intikamım var evet ama bunu doğru zamanı bekleyerek yapmayacağım karşıma çıktığı en savunmasız anında yapacağım.” Dedim korkusuzca. “Bu davranışına hayran kaldım doğrusu ama yersiz cesaret ölümü getirir.” Dedi Doğan tek kaşını kaldırarak. “Yaşadığımı kim söylüyor? Nefes alıyorum diye yaşıyor muyum?” dediğimde Almina elimi tuttu. Sanki elektrik çarpmış gibi titredim. Gözüm seyirdi. Kulağım uğuldamaya başladı. Almina abla kek yapmayı öğret…

Bölümün tamamını WritePad'de oku