Geceye Bıraktığım Notlar

Bahar - 1. Bölüm

Yazar:

Geceye Bıraktığım Notlar - Hande kitap kapağı
Geceye Bıraktığım Notlar kitap kapağı

Değil mi ki kavuşmalarımız topal, Ayrılıklarımız koşar adım. -Cahit Zarifoğlu Ansızın – Nahide Babashlı Bahar Yerimde kıpırdanıp durmaktan nefret ediyordum ama o karşımdayken buna bir türlü engel olamıyordum. Kendimi bir şeylerle meşgul etmek istiyordum fakat bariz bir şekilde ondan kaçmak için yaptığım anlaşılır korkusuyla ne yapacağımı da bilemiyordum. Songül gittikten sonra Mahi, ben ve onun arasında anlık bir sessizlik oluştu. Bulunduğum ortamın gerginliğini dağıtan taraf hep ben olurdum ama bu sefer değildi… Bu sefer ben başkasından medet umarhaldeydim. Aramızdaki sessizliği bozmasını istediğim kişi Mahi’ydi. Rahatsızlığımı ve huzursuz heyecanımı anlaması için onu dürtmek geçiyordu içimden. Mahi de ne durumda olduğumun farkındaydı aslında, hissediyordum ama ilk konuşan kişi o olmadı. Selim’in o kalın ama yüreğimi yerinden hoplatan sesini duyduğum anda nefesimi tuttum. Gözlerini üzerime dikerek konuştu. “Biz bayramlaşmadık,” dediği anda sertçe yutkundum. Elim ayağım birbirine dolandı. Bu kadarcık mesafede ve bu kadar sıradan bir soruda kendimi kaybetmem hiç normal değildi. Bakışlarımı Mahi’ye çevirsem eminim onun da benim kadar şaşkın olduğunu görürdüm. Hemen toparlamaya çalışır gibi içimden kendimi uyardım. Dudaklarımdan otomatik şekilde alıştığım kelimeler istemsizce çıktı. “Öyle mi,Selim ab-” diyecek oldum ama daha cümlem bitmeden Mahi araya girdi.Cümlemi yarıda kesmesine hiç bu kadar sevinmemiştim. Kendi saçmalığımdan yerin dibine girecektim. Ama bu sevincim kısa sürdü. Çünkü Mahi’nin söylediği şeyi duyunca kendimi arkamda duran camdan aşağı atmamak için zor tuttum. Bu kız beni öldürecekti . “Ay,Ali Asaf’a abi demiyorum sana da demem ben artık,” dediği anda, çenem aşağı düşer gibi açıldı ve sonra hemen arkasından sessizce kapandı. Selim de en az benim kadar şaşkındı. Bakışlarımız Mahi’nin söylediği şeyden sonra birbirine kenetlendi ama hemen gözlerimi onun ela gözlerinden kaçırdım. Mahi,ardı arkası kesilmeden beni sırtımdan bıçaklamaya devam etti. “Bahar da demez,” dedi aniden. Sanki devlet sırrı vermiş gibi hızlı ve nefes nefese konuşması neredeyse kahkaha atmama sebep olacaktı ancakben panikten olduğum yerde düşüp bayılacaktım. İstemsizce yeniden gözlerim Selim’e kaydı. Adam afallamış bir halde, bir Mahi’ye bir bana baktı. Geberiyordum heyecandan ama yine de Selim’in bu tepkisinin ne anlama geldiğini merak etmeden duramıyordum. Mahi konuşmaya devam etti. “Tabii saygısızlık olarak görürümfalandiyorsan deriz,” dediğinde sonumun geldiğini düşündüm. Mahi’nin çenesi düşmüştü bir kere. Durdurabilene aşk olsun! Göğsümün içinde çırpınan kalbim sayesinde nabzım boğazımda atıyordu. Selim’e zar zor bakabiliyordum ama meraktan da deliriyordum. Selim gözlerini birkaç kere kırpıştırdı ve yutkunarak başını hızla iki yana salladı. “Yok,” dedi. Sesinin değişen tonuyla bakışlarım yeniden ona döndü. Az önceki afallamış halinden hızla sıyrılmış, şimdi sesinin tınısı neşe barındırır şekilde değişmişti. Onun ses tonunun değişmesini fark etmem bir yana;sesinde hissettiğim, bana delice huzur veren o tınıya kapılıpgidiyordum. Kendinden emin bir şekilde konuşmaya devam etti. “Nasıl rahat edecekseniz benim için sorun değil.” Araya girme ihtiyacı hissederek kısık çıkan sesime rağmen konuşmaya çalıştım. “İyide,” diyecek oldum ama Mahi yine hemen konuşmaya başlayarak beni susturdu. “Neyseee,” dedi kelimeyi bilerek uzatarak. “Ben bir içeri bakayım, istedikleri bir şey var mı diye.” Sonra bakışları ikimizin arasında sinsice dolaşıp benim üzerimde kaldı. “Sizde bayramlaşın işte,” dedi ve ikimizden birinin cevap vermesini bile beklemeden, adeta kaçar gibi hızlı adımlarla mutfaktan çıktı. Ve ben öylece donup kaldım. Ne halt edeceğimi bilmeden kıpırdamadan durdum. İçimde resmen fırtınalar kopuyordu ama dışarıdan vücudumdaki tek bir tüyü bile hareket ettiremiyordum. Sessizlik beni yiyip bitiriyordu. Ona karşı ilk adımı atmam imkânsızdı. Ödümün kopuyor olması bir yana, korkularım zaten bu adıma engeldi. Mahi’nin söyledikleri zihnimde dörtnala koşuyordu.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku