Geceye Bıraktığım Notlar

1. Bölüm

Yazar:

Geceye Bıraktığım Notlar - Hande kitap kapağı
Geceye Bıraktığım Notlar kitap kapağı

Geçmiş … Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim! - Özdemir Asaf Yaş – Elif Buse Doğan Mahine Tepemdeki güneşo kadar sıcaktı ki nefes alamıyordum. Tek omzumda asılı duran çantamı düzelttim. Elimde duran kitabı koltuk altıma sıkıştırıp, ince gömleğimin eteklerine taktığım kıskaçlı tokayı aldım ve enseme yapışmak üzere olan saçlarımı dağınık bir şekilde topladım. Böyle günlerde okula gelmekten nefret ediyordum. Kendimi odama kapatıp, akşama kadar klimanın karşısında yatmaktan başka bir şey düşünemiyordum. Eve gidince tam olarak yapacağım şey de bu olacaktı. Okulun demir kapısından çıkıp geniş caddeden karşıya geçtim. Yanımdan geçen birkaç arkadaşıma gülümseyerek selam verdim ama konuşmak için durmadım. Sanki acelem varmış gibi hızlı adımlar attığımda, kimse beni durdurmayı denememişti. Vermek istediğim izlenim de tam olarak buydu. Bu sıcakta gerçekten hiçbir şey yapmak istemiyordum. Caddeden karşıya geçip adımımı kaldırıma attığım anda, az önce topladığım saçımı tutan toka bir anda gevşedi ve uzun saçlarım yeniden enseme döküldü. Sıcakla birlikte yapışan saçlarıma lanet ederek, tokamın düştüğünü sanıp elimi arkaya uzattım ama tokam yoktu. Tam ağzımdan sesli bir küfür kaçacakken, yanımda biri belirdi. Güneşten korunmak için kıstığım gözlerimle kim olduğunu anlamaya çalıştım. Murat, elinde tuttuğu tokamı bana göstererek gülümsedi. Murat’ı severdim, gerçekten… İyi bir arkadaştı ama şu an ölü bir arkadaş olmak üzereydi. Gözlerimi kısarak ona baktım. “Hemen ver şunu!” dedim sinirle. Ne zaman sinirlensem dişlerimi sıkardım ve yine aynı şeyi yaptığımdan emindim. Bu halim onu eğlendirmiş gibi daha fazla gülümsedi. “Bak şimdi… Ben zaten geri verecektim ama sen dişlerini sıktığın zaman o kadar sevimli oluyorsun ki içimden bunu geri vermek gelmiyor.” Elinde duran tokamı suratıma doğru uzatırken birkaç kere açıp kapattı. “Gerçekten, bir gün seni öldüreceğim. Nasıl olacak bilmiyorum ama yapacağım.”Tokamı almak için uzandım ama boyu benim bilmem kaç katım olduğu için kolunu yukarı doğru uzatması bile ona uzanmamı engelledi. “Sabrımın sınırındayım,” dedim yine dişlerimi sıkarak. Tabii ki bu halim aptal herifi daha fazla eğlendirdi. Ensemden akan ter o kadar sinirlerimi bozuyordu ki katil olmama minicik bir an kalmıştı. Tam yeniden ona uzanacaktım ki cebimde duran telefonum titredi. Sinirli bakışlarımı Murat’ın üzerinden bir an bile çekmeden cebimde duran telefonu çıkardım. Bakışlarımı onun üzerinden sadece kimin aradığına bakmak için uzaklaştırdım. Arayan Songül’dü ve bugün sinirli olmamda payı olan diğer kişi de en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Telefonu açıp kulağıma götürdüm. Daha ben tek kelime edemeden hemen konuşmaya başladı. “Sen kızmadan önce söyleyeyim, haklısın.” “Beni ektin,” dedim. “Neredesin sen?” Derin bir nefes alıp sakinleşmemi bekledi. Bugün sakin olmamın imkânı yoktu. Her şey beni bunaltacak şekilde yoğundu. Ben sesimi çıkarmayınca Songül hemen konuşmaya başladı. “Eve geçince bana yaz,hemen geleceğim.” Sesinin tonunu tatlı tutmaya çalışması bir işe yaramayacaktı. Sıcağın altında artmaya devam eden sinirimle, “Peki,” diye homurdandım. Onun ifadesini daha sonra alacaktım. Telefonu kapatıp yeniden cebime koydum ve Murat’a döndüm. Elimde tokamla öylece bekliyordu. “Tokamı geri vermeyeceksin, değil mi?” “Hayır,” derken başını sağa sola salladı. Yanından geçip yürümeye başladığımda hemen peşimden geldiğini biliyordum. Benim oturduğum mahallenin birkaç sokak altında oturuyordu veher denk geldiğimizdeyollarımız ayrılana kadar birlikte yürürdük. Şimdi beni sinir etmişken yanımda yürümesi onun için pek hayırlı olmayacaktı. Adımlarını hızlandırıp yanıma geldiğinde dirseğimi uzatıp ona vurmaya çalıştım ama hemen kenara kaçtı. Hâlâ elinde tuttuğu tokama sanki düşmanımmış gibi baktım. “Sen bugün beni özellikle delirtmeye mi çalışıyorsun?” dediğimde kahkahası boş sokakta yankılandı. “Suratın nasıl sevimli oluyor bir bilsen… Karşı koyamıyorum.” Kurduğu cümleyle bakışlarımı kaçırdım. Murat’la arkadaştık. Gerçekten arkadaş… İyi anlaşıyorduk am…

Bölümün tamamını WritePad'de oku