Gecenin yalnızlığı

Sessiz Yaralar 23.

Yazar:

Gecenin yalnızlığı – gece kitap kapağı
Gecenin yalnızlığı – gece kitap kapağı

Bölüm görselleri

Gecenin yalnızlığı - Sessiz Yaralar 23. bölüm görseli 1
Gecenin yalnızlığı - Sessiz Yaralar 23. bölüm görseli 1

Mira Gülce ve Aylin Alkan Evet yeni bir bölüme birlikteyiz Uzun zaman oldu ama yine beraberiz . Yorumlarınızı ve desteklerinizi bekliyorum 😊 Kitabın şarkısı AURORA Runaway 🌌 Sessiz yaralar Sabah gözlerimi açmaya çalıştım ama açamıyordum. Dün ne kadar ağladığımı bilmiyordum en sonunda uykuya dalmıştım . Dün gördüklerimden sonra hiç bir şey yapmak istemiyordum . Aras neden anlatmıyordu ... Yavaşca yataktan kalkım hazırlanmam gerekiyordu . Finaller yaklaşıyordu hiç bir dersi kaçırmazdım . Mira güçlü olman gerekiyor babana verdiğin sözü unutma ... Gözlerim yine dolmaya başladı. Babamın yokluğu... Aras 'ın benden sakladıkları ile kendimi çok yorgun hissediyordum . Aklıma babama verdiğim söz aklıma geldi. Geçmiş zaman : Güneş daha doğmamışı ama ben olmam gereken yere gidiyordum babama ... Yavaş adımlarla mezarlığa yürüyordum. Bugün girmem gereken önemli bir sınavım vardı ama ben babama geldim. Babamın mezarlığını gördüm yine bir sürü çiçekler vardı .Annem onlara gözü gibi bakardı . Babamın mezarının önünde durdum . "Baba ben geldim kızın Mira ." "Baba seni çok özledim ." Gözlerim dolmaya başladı . Yavaşça babamın mezarının yanına oturdum. Dizlerimi kendime çekip bir süre sessizce mezar taşına baktım. Ardından titreyen elimi mezarın üzerine koydum. Soğuktu. Tıpkı babamın yokluğunun içimde bıraktığı o büyük boşluk gibi… Gözlerimi çiçeklere çevirdim. Annem yine gelmiş, çiçeklerini sulamıştı. Onlara her zaman gözü gibi bakardı. Sanki çiçekler, babamdan geriye kalan son emanetmiş gibi… Dudaklarım titredi. “Baba…” Sesim neredeyse fısıltıya dönüşmüştü. “Keşke yanımda olsaydın.” Bir an sustum. Boğazım düğümlenmişti. “Bana ne yapmam gerektiğini söylerdin. Ne yapıp ne yapmamam gerektiğini… Bana yol gösterirdin.” Gözlerimden bir damla yaş süzüldü. “Bazen sessizlik çok zor oluyor, baba.” Söylediğim son kelimeyle birlikte kendimi tutamadım. Gözyaşlarım art arda dökülmeye başladı. Ne kadar güçlü görünmeye çalışsam da artık başaramıyordum. Başımı eğip derin bir nefes aldım. “Biliyorum…” Sesim titriyordu. “Senin nasıl öldüğünü bulacağım.” Elimi mezarın üzerinde biraz daha sıkı tuttum. “Sana ne olduğunu bulacağım, baba. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağım.” Gözyaşlarımı sildim ve mezar taşına baktım. “Bu işin arkasında bir şey olduğuna eminim. Sadece ne olduğunu bilmiyorum.” İçimde yıllardır büyüyen o şüphe, bugün ilk kez bir karara dönüşüyordu. “Ben hukuk okuyacağım.” Sesim bu kez daha kararlı çıkmıştı. “Avukat olacağım. Ve senin için savaşacağım.” Bir süre sustum. “Bugün üniversite sınavına gireceğim. Belki önümde uzun bir yol var. Belki çok zorlanacağım. Belki vazgeçmek isteyeceğim…” Derin bir nefes aldım. “Ama hedefim belli.” Gözlerimi kapattım. “Hukuk okuyacağım. Avukat olduğum gün buraya, senin yanına geleceğim. Üzerimde cübbem olacak.” Dudaklarımda buruk bir gülümseme oluştu. “Ve sana verdiğim sözü tuttuğumu söyleyeceğim.” Elimi yavaşça mezardan çektim. “Bunu yapacağım, baba.” Ayağa kalktım ve üzerimdeki tozu silkeledim. “Artık gitmem gerekiyor. Annem buraya geldiğimi bilmiyor. Beni evde görmeyince çok meraklanır.” Son kez mezara baktım. “Bizi merak etme, olur mu?” Gözlerim yeniden dolsa da bu kez ağlamadım. “Her şey ne kadar zor olursa olsun… Şimdilik iyiyiz. Ve başaracağımıza inanıyorum.” Bir adım geri çekildim. “Sen kendine iyi bak, baba.” Yutkundum. “Ben de sana verdiğim sözü tutacağım.” Arkamı dönüp yürümeye başladım. Birkaç adım attıktan sonra dayanamayarak son kez geriye baktım. Babamın mezarı, sabahın sessizliği içinde ardımda kalıyordu. Ama verdiğim söz benimle geliyordu. O gün oradan ayrılırken tek bir şeyden emindim: Ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım, babama verdiğim sözü unutmayacaktım. Çünkü ben onun güçlü ve cesur kızıydım. Ve bir gün, o mezarın başına avukat olarak geri dönecektim. Şimdi ki zaman ; Aklıma gelen anılarla gözlerim yeniden dolmaya başladı. Babamın sesi, mezarının başında verdiğim söz ve o sabahki sessizlik hâlâ zihnimdeydi. Başımı hafifçe salladım. “Hayır, Mira…” Kendi kendime fısıldadım. “Artık kalkman ge…

Bölümün tamamını WritePad'de oku