Gök görültüsü 7
Yazar: gece

Sabah gözlerimi zar zor açtım saate bakınca saatin on ikiye geldiğini gördüm çok fazla uyumuştum ama hala uykum vardı . dün gelen mesaj aklıma geldi. Telefonumu elime alıp tekrar ekrana baktım. "Umarım eve sağ salim ulaşmışsındır." Mesaj hâlâ oradaydı. Numarayı tekrar inceledim ama kayıtlı değildi. "Kim olabilirsin ki?" diye mırıldandım. Bundan sonra bunu daha detaylı araştırmaya başlayacaktım sonuçta ben ilerde iyi bir avukat olmayı düşünüyordum belki de burdan başlamam gerekiyor. Bugün en güzel günüm ne işe ne okula gitmeyecektim ne aslında tembellik günüm diyebilirim . Yataktan kalkıp banyoya gittim çabucak işlerimi halletim , mutfağa yöneldim kendime tost yapıp çalışmak için tekrar odama döndüm . Bu günü ders çalışmakla değerlendirmeyi düşündüm . Saate bakınca saatin altı olduğunu gördüm düşündüğümden de fazla ders çalışmıştım . Sıla gelmeden önce yemek yapmayı düşündüm ama yapabildiğim tek şey makarna ,olsun buda bişey kendi kendime gülüp Mutfağa gittim ama makarna yoktu . Evden çıkıp markete doğru yürümeye başladım. Hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Gökyüzünü kaplayan koyu gri bulutlar yaklaşan yağmurun habercisiydi. "İnşallah yağmur başlamadan dönerim." diye mırıldandım. markete vardığımda ilk işim makarna reyonuna gitmek oldu.Bu sefer şansıma makarna vardı.Sepete iki paket makarna attım.Sonra birkaç sos, biraz peynir ve her zamanki gibi birkaç abur cubur aldım. Sıla beni görse yine söylenirdi. "Mira, bunlarla beslenilmez." Ben de her zamanki cevabı verirdim. "Ölmedim daha." Kendi kendime gülümseyerek kasaya yöneldim.Alışverişimi tamamlayıp marketten çıktığım sırada yüzüme birkaç yağmur damlası düştü. Başımı kaldırıp gökyüzüne baktım. "Harika..." Daha cümlemi bitiremeden yağmur hızlandı.Önce ince ince yağarken birkaç dakika içinde sağanağa dönüştü. Koşar adımlarla en yakın durağa gittim. Durağın altına sığındığımda üzerim çoktan ıslanmaya başlamıştı. Etrafta benim gibi yağmurdan kaçan birkaç kişi daha vardı. Telefonumu çıkarıp otobüs saatlerine baktım. Normalde çoktan gelmiş olması gerekiyordu. Beş dakika geçti. On dakika geçti. Ama ortada otobüs yoktu. Yağmur ise gittikçe şiddetleniyordu.Rüzgâr da çıkmıştı.Durağın çatısına çarpan yağmur sesleri neredeyse konuşmaları bastırıyordu.Bir süre daha bekledim ama sonunda pes ettim. "Bu havada otobüs beklenmez." Poşetleri biraz daha sıkı tutup durağın altından çıktım. Karşı sokakta küçük bir taksi durağı vardı. Yağmurun altında hızlı adımlarla yürümeye başladım. Sokaktan ilerlerken bir kaç kişinin kavga ettiğini gördüm merak edip durdum . Sonra başıma bela almamak için yürüme başladım ama seslerini duyabiliyordum . "Sen kendini ne zannediyorsun piç herif babanın parasıyla hava mi arıyorsun bize baban olmasa sen bir hiçsin anladın mı beni ." Bak hala gülüyorsun yediğin dayaklar az geldi ama galiba piç Aras Alkan." Duyduğum sesle yerimde kalakaldım bunlar Arası mi dövüyorlardı. Kalbimde bir anda bir sızı hissettim onu öylece bırakıp gidemezdim yavaşça geri döndüm elimdekileri bırakıp onlara doğru yürümeye başladım . "Durun bırakın onu " Dememle beş kişi bana döndü . Acaba kaçmak için çok mi geçti galiba öyle . cesaretimi toplayıp onlara doğru yürüdüm ,yanlarına yaklaşınca Aras 'a baktım . Aras yerde yüzü gözü kanlar içindeydi çok kötü dövmüşlerdi . Yavaşça başını yerden kaldırıp bana baktı yüzünde yine hiç bir mimik yoktu . "Hey bakın burda kim varmış , bana bak güzel kız yolunu mu kaybettin . "İstersen yana yolu gösterebilirim ne dersin?" Beş kişinin yüzünde pis bir gülümseme vardı , bu iş düşündüğümden de büyüktü galiba... Aras başını kaldırıp "Bırakın kız gitsin." "Sen bu işe karışma kız ayağıyla gelmiş geri çevirmek olmaz değil mi tutun kızı." Adamın söylemiyle iki kişi üzerime doğru geldi kollarımdan tutmaya başladılar. "Bırakın beni size diyorum ,anlamıyor musunuz ." Kollarımı o kadar sıkı tutmuşlardı ki ne kadar çabalasamda kurtulamıyordum Aras yerden kalktı eliyle ağzında ki kanları sildi . Yağmur ikimizin de üzerine durmadan yağıyordu. Adamlardan biri alaycı bir şe…