Kaderin oyunu 19.
Yazar: gece

Bazı yaralar Sevgi ile iyileşir Deniz'in yanıma gelecek olması beni çok mutlu etmişti. Hemen kalkıp banyoya gittim. İşimi halledince salona doğru geçtim . Sıla da yeni kalktığı belli oluyordu. "Günaydın Sıla." "Günaydın Mira. Sıla bence ilk önce kahvaltı edelim sonra bol bol konuşuruz . Sıla benim neyden bahsetığımı anlamıştı zaten. İlk önce güzel bir kahvaltı ettik . Özlemiştim Sıla ile kahvaltı etmeyi . İkimiz de kahvaltıyı bitirdikten sonra masayı birlikte topladık. Bulaşıkları makineye yerleştirdikten sonra salona geçtik. Sıla kendini koltuğa bıraktı, ben de karşısına oturdum. Elime kahvemi aldım ve merakla ona baktım. "Hadi şimdi anlat." dedim gülümseyerek. "Telefonda hiçbir şey söylemedin." Sıla derin bir nefes verdi. "Nereden başlayacağımı bilmiyorum." "En başından." Sıla başını hafifçe salladı. İşte biliyorsun bizimde görevlerimiz vardı. Bunları yapmak için ikişerli gruplara ayrıldık. Ben ve Sarp diye biri grup olmuştuk. İlk başta hiç bir şey yoktu ama günü geçtikçe Emre'nin hareketleri ve tavırları değişti. "Nasıl bir değişme oldu Sıla ." Ya durup duruken Sarp sürekli laf atması bizim yaptığımız işte sürekli müdahale etmesi . "Sıla belki de seni kıskanıyordur." "Bilmiyorum Mira ." "Peki sonra ne oldu." Sarp bu durumdan oldukça fazla rahatsız olmay başladı. Ne kadar orta yolu bulmak istesem de olmadı . En son bardağı taşıran olay ise ... Sarp, benden hoşlandığını söyledi. "Sıla gerçekten mi?" "Evet Mira ben hiç ihtimal vermemiştim." Tabi bunu Emre duydu ben daha ne olduğunu anlamdan . Sarp'a kafa attı . Tabi Sarp da geri durmadı . Bildiğin onları ayırmak için kaç kişi uğraştık . "Sıla gerçekten olay büyümüş." "Mira bende hiç beklemiyordum." Emre'yi kenara çektim sordum . "Emre senin derdin ne ." "Derdim sensin Sıla ." "Benden ne istiyorsun.?" "Sarp denen herif ile konuşma sakın." "Emre kiminle konuşup konuşmayacağımı sen söyleyemesin?" "Karışırım ." "Ne hakla ." "Sıla sana dokunamıyorum ama senden de vazgeçemiyorum ." "Halimi görmüyor musun ?" "Emre , bunu sen istedin." "Biliyorum ama olmuyor ." "İşte Emre ile konuşmamız böyle oldu Mira." "Peki Sıla sen ne düşünüyorsun." "Bir yandan mutlu oldum ama..." "Ama ,ne ..." "Emre'ye nasıl güveneceğimi bilmiyorum." "Ya sonra hisleri geçerse ." "Sıla sen korkuyorsun ." "Bilmiyorum Mira ." "Bence akışına bırak ." "Öyle yapacağım zaten." "Beni boş ver sen anlat hadi." "Neyi anlatayım ?" "Aras olabilir?" Sıla'nın söylediği ile yine gülümsedim. Arasın ismini bile duyunca mutlu oluyordum . "Sıla işte az çok anlatım ." Boyundaki kolyeyi o verdi değil mi ." Elim istemsizce kolyeme uzandı . "Evet ,Aras aldı ." Sıla kolyeye bakıp hafifçe gülümsedi. "Yakışmış." "Teşekkür ederim." "Aras'ın sana bunu verirken yüzündeki ifadeyi tahmin edebiliyorum." Gülmemi engelleyemedim. "Aslında çok heyecanlıydı. Hatta hediyeyi verirken ne diyeceğini bile şaşırdı." "Bu hiç Aras'a benzemiyor." "Ben de şaşırdım. Sonra kolyeyi boynuma taktı." Sıla gözlerimin içine baktı. "Sen gerçekten çok aşıksın." Başımı eğip utangaç bir şekilde gülümsedim. "Galiba öyle." "Galiba mı? Mira, sen Aras'ın adını duyunca bile gülümsüyorsun." İkimiz de kahkaha attık. "İnkar etmeyeceğim." dedim. "Onun yanında kendimi çok huzurlu hissediyorum." Tam o sırada Aras aradı. "Efendim ." "Benim güzelim ne yapıyor." "Sıla ile sohbet ediyorduk ." "Öyle mi ?" "Öyle !" "Peki güzelim benimle de dışarda sohbet etmek ister mi ?" "Biraz düşüneyim." Söylediğim ile Aras'ın gülme sesi geldi ,bende ister istemez güldüm. Sıla ise bana bakıp gülüyordu. "Düşün sen o zaman ." "Düşündüm ." "Peki cevabın nedir ?" "Evet !" "Bir saate seni alırım ." "Tamam ." "Tamam güzelim." Aras ile konuşunca bütün dünyadan bağımı koparıyodum. "Mira , beni duyuyor musun?" "Efendim , dalmışım." "Beli oluyor ." "Ay Sıla ben hazırlanayım en iyisi ." "Hadi ,git hazırlan." Sıla'nın arkamdan güldüğünü duyuyordum . Dolabın yanına geçtim . Bugün biraz özenmek istiyordum. Havalar hala soğuktu bunun için montunu almam gerekiyor. Dolaptan bordo renkli kazağımı aldım ve altına siyah…