Geçmişin gözyaşları
Yazar: gece

Bora ile konuşmam aslında iyi olurdu . Çünkü benim yüzümden böyle bir şey yaşamasına gerek yoktu. Umarım bu duruma Aras bir şey söylemezdi. Bora bana doğru yürümeye başladı . "Mira vaktin varsa konuşabilir miyiz.? "Tabi,olur ." "İlerideki banka oturalım mı?" Bora'nın gösterdiği banka doğru yürümeye başladık. İkimizde oturduk Bora ilk başta sessiz kalmayı tercih etti ama sonra derin bir nefes alıp bana bakmaya başladı. "Mira , özür dilerim." "Bora , öyle..." "Mira sözümü kesmeden dinlesen olur mu?" "Sadece beni dinlesen" Bora in söylediği ile susmaya başladım. Şimdi onu dinleme zamanıydı. Umarım kaybolmadan önceki söylediklerinde ısrar etmez. "Senin orda kaybolacağını tahmin edemedim ." "Geri döndüğümde seni bıraktığım yerde yoktun ,çok aradım ama bulamadım daha sonra yolu buldum . Tek başıma bulmak zordu ama diğerleri ile birlikte arasak daha çabuk bulurduk diye düşündüm." Boranın söylediklerinde gerçekten samimi olduğunu görüyordum. Çünkü yere bakıyordu ve eleri ile oynuyordu. Bora başını kaldırıp bana bakmaya başladı. "Mira ama bu olanlar ." "Senden vazgeçtiğim anlamına gelmiyordu." "Bora ama biz bunu konuşmuştuk." "Evet ama ben seni gerçekten çok seviyorum." "Sevgi tek taraflı olan bir şey değil ?" "Mira belki bana bir şans versen ." Sözünü sert bir şekilde kestim . "Bora hayır, böyle bir şey asla olmayacak." "Ben Aras 'a aşığım." "Ya aramızda Aras olmasa ?" "Bu ne demek şimdi." "Mira belki beni severdin ." Bora gerçekten düşündüğümden daha kötü ısrar ediyordu. "Aras olmasa ne demek ." Hemen ayağa kalktım ,bunları daha fazla dinlemek istemiyordum. Bora da benimle ayağa kalktı. "Bak Bora son kez sana söylüyorum , Aras olsada olmasada bizim aramızda bir şey olmaz." "Ama sana şunu söylemek istiyorum ben Aras'a aşığım." Söylediklerim ile Bora'yı arkamda bırakıp otele doğru yürümeye başladım. Bora düşündüğümden daha ısrarcı çıkmıştı. Yürümeye başlamıştım ama içimi huzursuz eden bir şey vardı. Biran önce odaya gidip duş almak istiyordum en azından kafamı meşgul eden olaylardan uzak olurdum. Kapıyı açınca Eylül'ün ağladığını gördüm . Oda hemen gözyaşılarını sildi ve arkasını döndü. Ağladığını göstermek istemiyordu Yavaşça yanına gidip yatağın kenarına oturdum. "Eylül... iyi misin?" Başını salladı. "İyiyim." "Hayır, değilsin." Bir süre sessiz kaldı. Sonunda titreyen bir nefes verdi. "Annem aradı." Endişeyle ona baktım. "Ne oldu?" "Eve haciz kâğıdı gelmiş." Söyledikleriyle olduğum yerde kaldım. "Babamın işleri aylardır kötü gidiyordu ama bana hiçbir şey söylememişler. Bugün artık saklayamamışlar." Gözlerinden yeniden yaşlar süzüldü. "Annem telefonda güçlü olmaya çalışıyordu ama sesinden ağladığını anladım." "Eylül..." "Eğer bu kamp olmasaydı şimdi onların yanında olurdum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Sanki burada eğlenirken onlar evde her şeyi tek başlarına çözmeye çalışıyor." Hiç düşünmeden elini tuttum. "Bu senin suçun değil." "Ama öyle hissettiriyor." "Onlar seni bu yüzden göndermedi mi zaten? Biraz nefes alman, mutlu olman için." Eylül gözlerini bana çevirdi. "Babam hep 'Sen yeter ki oku, gerisini ben hallederim.' derdi. Ama artık halledemiyor." Ona sarıldım. Bir süre ikimiz de konuşmadık. "Abim zaten çalışmaz." Abimin kumar borcu vardı , babam onu ödemek için çok uğraştı ama abim durmadı yinede" "Bazen güçlü olmak, her şeyi tek başına çözmek değildir." dedim usulca. "Bazen yanında seni dinleyen birinin olması da güç verir." Eylül başını omzuma yasladı. "İyi ki varsın, Mira." Ben de onu biraz daha sıkıca sardım. "Bu yaşadıklarınız geçecek. Belki hemen değil ama geçecek. Ve bu süreçte yalnız olmayacaksınız." Eylül ile uzun uzun konuştuk . Herkesin kendine göre sorunları vardı . Eylül uyuduktan sonra bende duşa girdim. Duştan sonra saçlarımı taradım . Aras'a verdiğim söz aklıma geldi . Aras uzanıp saçlarıma öpücük kondurdu . "Biliyormusun saçlarına dokunmayı ,koklamyayı çok seviyorum." "Bana yaşama sebebi veriyor." "Aras bende senin için saçımı hep uzatıcam ." "Benim için bunu yapar mısın?" "Yaparım sevgilim." Aras ile konuşmam…