Karanlığın içinde 14
Yazar: gece

Aras elimi bırakmadan sahilde yürümeye devam ettik. Güneş yavaş yavaş batıyor, gökyüzü turuncu ve pembe tonlarına bürünüyordu. Bir süre ikimiz de konuşmadık. Bazen sessizlik, söylenecek bütün kelimelerden daha anlamlı olabiliyordu. Aras bana döndü. "Biraz oturalım mı, gece güzeli?" Başımı gülümseyerek salladım. "Olur." Yan yana oturduk. Denizden gelen hafif rüzgâr saçlarımı savurunca Aras usulca kulağımın arkasına sıkıştırdı. "Saçların sürekli yüzünü kapatıyor." "Rüzgârın suçu." "Hayır," dedi gülümseyerek. "Bence rüzgâr da seni kıskanıyor." İstemsizce güldüm. "Sen gerçekten çok tatlısın." Aras omuz silkti. "Sadece seni güldürmeyi seviyorum." Bir süre denizi izledik. Tam o sırada büyük bir dalga kıyıya vurdu. Ben istemsizce geri çekilince ayağım kuma takıldı. "Dikkat." Aras belimden tutup beni kendine çekti. Aramızdaki mesafe neredeyse tamamen kapanmıştı. Kalbimin atışını artık ben bile duyabiliyordum. Aras gözlerimin içine baktı. "Her seferinde seni kaybedecekmişim gibi korkuyorum." "Neden?" "Çünkü seni çok seviyorum." Gözlerim dolacak gibi oldu. "Ben hiçbir yere gitmiyorum Aras." Yüzünde rahatlamış bir gülümseme oluştu. "İyi... çünkü ben de seni bırakmaya hiç niyetli değilim." Parmaklarını parmaklarıma kenetledi. "Hadi." "Nereye?" "Sana sürprizim var." Merakla ona baktım. "Ne sürprizi?" "Gidince göreceksin." Elimi tutarak sahilin biraz ilerisindeki ışıkları yanan küçük iskeleye doğru yürümeye başladık. Ben de heyecanla peşinden giderken, aklımda tek bir soru vardı: Aras bana nasıl bir sürpriz hazırlamıştı. İskeleye gidince yerde kırmızı güller yere serilmişti ve çok güzel bir masa hazırlamıştı. "Aras sana inanamıyorum." "Ah Gece güzeli." "Bunu ne ara hazırladın." "Senin için yapmayacağım hiç bir şey yok." Aras'ın boynuna sarıldım böyle birşey beklemiyordum , o kadar mutlu olmuştum ki anlatamıyorum. "Güzelim hadi yemek yiyelim." "Tamam sevgilim ." Aras söylediğim ile bana bakıp gülmeye başladı . "Bunu artık daha sık söylemelisin." "Olur sevgilim." Masaya yaklaşınca Aras sandalyemi çekti Yemekler herşey çok güzeldi ,belki de uzun zaman sonra bu kadar mutlu hissediyordum. "Mira biliyormusun ?" "Neyi?" "Ne olursa olsun senden asla vazgeçmeyeceğim." "Aras böyle şeyler söyleme , sanki seni kaybedicekmişim gibi." "Hayır, güzelim böyle bir şey olmasına asla izin vermeyeceğim." Herşey çok güzel olmuş saat geç oluştu artık otele dönmemiz gerekiyordu . Aras ile birlikte otele doğru yürümeye başladık . "Mira sana vermem gereken bir şey var ." Aras'ın söylediği ile durup ona baymaya başladım cebinden mavi bir kutu çıkardı kutuyu açınca bir kolye vardı . Kolye ay şeklinde ayın içinde ise gökyüzü vardı ucunda ise yıldız şeklinde oluşuyordu . "Aras bu çok güzel ." "Senden daha güzel değil ." "Takmamı ister misin ?" "Tabi ki ,bide soruyormusun." Aras yavaşça kolyeyi çıkarıp boynuma taktı kolye boynuma değince sanki olması gereken yere gelmiş gibi hissettim. Elim istemsizce kolyeye gitti. "Aras..." Gözlerim dolmuştu. "Bu şimdiye kadar aldığım en güzel hediye." Aras gülümsedi. "Her baktığında beni hatırla istedim." "Zaten seni unutmam mümkün değil." Kolyeyi avucumun içine alıp dikkatlice inceledim. Ayın içinde geceyi andıran gökyüzü vardı. Altındaki küçük yıldız ise en ufak harekette ışığın altında parlıyordu. "Çok anlamlı..." Aras başını hafifçe eğdi. "Bu ay sensin." "Ben mi?" "Evet." "Ya yıldız?" "O da benim." Şaşkınlıkla ona baktım. "Neden?" "Çünkü en karanlık gecede bile ayı yalnız bırakmayan yıldız gibi, ben de seni hiçbir zaman yalnız bırakmayacağım." Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Bir adım atıp ona yeniden sarıldım. "Teşekkür ederim..." Aras kollarını belime doladı. "Asıl ben teşekkür ederim." "Neden?" "Hayatıma girdiğin için." Bir süre öylece birbirimize sarılı kaldık. O an zaman durmuş gibiydi. Sonra Aras usulca geri çekilip yüzüme baktı. "Bizim hikâyemizin ilk hatırası." Gözlerim yeniden doldu. "Ve emin ol," dedi gülümseyerek, "son hatıramız da olmayacak." Elimi tuttu. "Hadi, gece güzeli." "Nereye?" "Otele dönelim. Yoksa Kuzey bizi…