Gecenin Sessizliği

Sonsuz sır..

Yazar:

Gecenin Sessizliği - Hanife i Bay kitap kapağı
Gecenin Sessizliği kitap kapağı

Gözlerimi kütüphanenin o eski, yıkık duvarlarına çevirdim. Dışarıda dünya hala aynıydı; insanlar, kurallar, sıradan hayatlar... Ama biz, artık o hayatın bir parçası olamazdık. Karan beni kucağına alıp odayı terk etmeye hazırlandığında, boynumda hala onun dişlerinin izini ve bu "zifiri tutkunun" ağırlığını hissediyordum. ​Cadının sesi, odadan tam çıkarken koridorun sonundan yankılandı: "Bağlandınız, mühürlendiniz. Artık birbirinizden kaçamazsınız." Karan arkamda belirdi, ellerini belime doladı. "Cadı bizi serbest bıraktı ama bu bir ödül değil, bir başlangıç," diye fısıldadı. "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yarın sabah o sınıflara girdiğinde, o insanların arasına karıştığında, içindeki bu yeni açlığı hissedeceksin." ​Boynumda o hala taze olan izi parmaklarıyla okşadığında, tenimde o ürpertici ama karşı konulmaz sızı tekrar belirdi. Gecenin bu en sessiz anında, Karan'ın vampir doğasının karanlığıyla benim sıradan hayatım arasında bir seçim yapmam gerekiyordu. Ya bu karanlığa tamamen teslim olup onunla beraber avlanacaktım, ya da bu "gecenin sessizliğini" bozup kendi içimdeki cadı sessizliğini" bozup kendi içimdeki cadı lanetinin gücünü keşfedecektim. ​"Karan," dedim, ona doğru dönerek. "Sadece senin gölgen mi olacağım, yoksa bu karanlığı yönetmeyi mi öğreneceğim?" ​Gülümsedi; ama bu gülümseme ilk günkü gibi masum değildi, artık her şeyi bilen, avını tanıyan bir yırtıcının gülümsemesiydi. "Bunu zaman gösterecek," dedi ve beni gecenin zifiri karanlığına doğru, okulun hiç görmediğimiz o derinliklerine doğru sürüklemeye başladı. Karan, beni kucağında o gizli odadan çıkardığında, koridorun sonundaki karanlık adeta canlı bir varlık gibi üzerimize çöktü. Okulun kütüphanesi artık o bildiğimiz tozlu, sıkıcı yer değildi; sanki mekanın kendisi bile bizim bu yeni, yasaklı varlığımızdan ürkmüş, şekil değiştirmişti. ​"Gecenin sessizliği..." dedi Karan, sesi koridorda yankılanırken. "İnsanlar buna sadece uyku diyor, oysa bu saatler bizim için dünyayı ele geçirme vaktidir." ​Beni kütüphanenin cam kenarına bıraktığında, dışarıdaki dolunayın okul bahçesine vuran gümüşümsü ışığını gördüm. Okulun o tanıdık bahçesi bile artık gözüme başka görünüyordu; ağaçların gölgeleri devleşmiş, sessizlik o kadar derinleşmişti ki kendi kalp atışlarımın ritmi bile bu sessizliği bozmaya yetiyordu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku