Gecenin Kanatları

4. BÖLÜM: ATILAN ADIMLARIN SONUÇLARI

Yazar:

Gecenin Kanatları - Lea kitap kapağı
Gecenin Kanatları kitap kapağı

( Jayce Montgomery ) ═ GECENİN KANATLARI ═ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ❝ ATILAN ADIMLARIN SONUÇLARI ❞ Aralık 2017 | Manhattan, New York. Hayatımızdaki olaylar, isteğimiz dışında mı gerçekleşir yoksa her adımımız bizim seçimlerimize göre olduğu için adımlarımızın sonuçları da iyisiyle kötüsüyle bizim boynumuzda mı olur? Kader diye bir şey gerçekten var mıdır yoksa herkes kendi yolunu mu çizer? Peşinde olduğu katilin bulunduğu yere kendi ayaklarıyla gittiğini bilmeyen Dedektif Valerie Wilson, bu soruların cevaplarını çok sonra öğrenecekti. Öyle ki Manhattan’ın işlek caddelerinden birindeki gökdelen binada bulunan psikolog ofisine gitmek için yakınlarda bir yere arabasını park eden kadın, binaya doğru ilerlerken tam olarak nereye gittiğinden habersizdi o ânda. Soğuktan korunmak için kabanına sarınmış, elleri istemsizce ceplerine gitmişti. Noel gelmişti gelmesine ama Manhattan’a kar yağmıyorken Noel’in hiçbir eğlencesi kalmamıştı. Etraftaki insanlar Noel nedeniyle neşe saçıyorken Valerie zar zor tebessüm ediyordu. Noel’i severdi elbette ama bu kez bu tatili dinlenerek değil, peşinde olduğu katilin bıraktığı ipuçlarına kafa yorarak geçirecekti. İşini bir süreliğine kafasından atıp gittiği yere odaklandı. Yolda yürürken topuklu ayakkabıları sert sesler çıkarıyor, Valerie’nin heyecandan güm güm atan kalbine eşlik ediyordu. Heyecanlıydı, hayatında ilk kez bir psikologla görüşeceği için yüzündeki tebessüm genişlemişti. Doğrusunu söylemek gerekirse biraz da endişeliydi. Bu işlerin nasıl olduğunu bilmiyordu, dolayısıyla tanımadığı bir adama bir şeyler anlatacak olmak onu fazlasıyla geriyordu. Binaya girip ünlü psikoloğun ofisinin olduğu kata çıktığında derin bir nefes aldı ve ofisten içeri girdi. Adımını attığı ofis, beklediğinin aksine oldukça ferah görünüyordu. Beyaz zemini ve beyaza yakın gri duvarları olan ofisin danışma masasından bekleme koltuklarına kadar çoğu şey siyah renkliydi. Duvardaki büyük saat de oldukça sade ve şık görünüyordu. Ofisin içerisinde onu bekleyen ve kendisine bir fincan kahve dolduran Jayce, Valerie’nin içeri girdiğini fark ettiğinde başını çevirerek ona baktı. “Bayan Wilson, değil mi?” diye sordu yumuşak bir sesle. Valerie başını salladığında Jayce gülümsedi ve odasını işaret etti boşta olan eliyle. “Buyrun lütfen.” İkisi birlikte odaya girerken bir sessizlik oluşmuştu. Jayce, bir elinde tutmakta olduğu kahve fincanını masaya bıraktıktan sonra koltuğuna oturdu. Valerie ise dik duruşunu bozmadan beresini düzeltti ve ne yapacağını bilemeyerek odanın ortasında dikilmeye başladı. “Kahve ister misiniz Bayan Wilson?” diye sordu Jayce yine aynı ses tonunu kullanarak. Kadının diğer danışanların aksine bu odada bulunmaktan son derece rahatsız olduğunu fark etmişti. Başını, eğdiği dosyadan kaldırdı son anda ve kadına bakarak gülümsedi. “Sekreterim bugünden itibaren tatilde olduğu için burada yalnızız. Kendi kahvemi de kendim yapmak zorunda kaldım ama bundan hoşlanmadığımı söyleyemem.” Valerie, adamın bu kibarlığına ve samimiyetine gülümsedi. Bir teşekkür mırıldanıp kahveyi reddetmek üzere dudaklarını aralamıştı ki adamın aniden ayağa kalkıp odadan çıkması ve birkaç saniye içinde bir başka kahve fincanı ile birlikte gelmesi üzerine gözlerini kırpıştırdı. Fincanın koyulduğu orta sehpanın bulunduğu yere başını çevirdiğinde oradaki koltuğa oturması gerektiğini anlamıştı, bu nedenle sesini çıkarmadan usulca oturdu koltuğa. Sehpada bulunan kahve fincanına tereddütle bakıyordu bu sefer. “Merak etmeyin, sizi zehirlemem ,” diyerek güldü Jayce, onun tereddüdünü fark ettiğinde. Masasından kendi fincanını alıp sehpanın öbür ucunda bulunan koltuğa oturduktan sonra kadının önündeki fincanı işaret etti. “İsterseniz süt kreması ve şeker de getirebilirim ama sizin hakkınızda bir tahmin yürüterek kahvenizi sütsüz ve şekersiz içtiğinizi düşündüm. Yanılıyor muyum yoksa?” Dudaklarını bir kez daha aralayan Valerie bu kez konuşma kararı alarak sakince, “Hayır,” dedi ve ardından gülümsedi. “Yanılmıyorsunuz Bay Montgomery. Kahve için teşekkür ederim.” Kad…

Bölümün tamamını WritePad'de oku