3. BÖLÜM: PUSUYA YATMIŞ CANAVAR
Yazar: Lea

( Jayce Montgomery ) ═ GECENİN KANATLARI ═ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ❝ PUSUYA YATMIŞ CANAVAR ❞ Aralık 2017 | Manhattan, New York. Azrail’in etkisi altına aldığı New York şehrinde Noel yaklaşırken sıradan bir gün yaşanıyordu. Noel’den önceki son iş günüydü, dolayısıyla Uzman Klinik Psikolog Jayce Montgomery her zamankinden daha yoğundu. Noel tatilinde herkes gibi o da ofiste olmayacağı için neredeyse tüm randevular o cuma gününe sıkışmıştı. Randevular arasındaki bir boşluğu, öğle arası vardı neyse ki. Sigara içmek için dışarı çıkmış, Manhattan’ın en işlek caddelerinden birinde olan iş binasındaki ofisinin önündeki Noel manzarasını izliyordu. Bir süredir kar yağmıyor olmasına rağmen soğuk havadan dolayı çoğu yer hâlâ karla kaplıydı. Bu kar manzarası da Noel hazırlıkları için oldukça uygundu zira etrafta gördüğü ağaçlardan bazıları ışıklandırılmıştı. Parmakları arasında tuttuğu sigaradan bir nefes çektiğinde arkasından kendisine doğru yaklaşmakta olan adım seslerini duymuştu. Başını çevirip baktı ve sekterinin de kendisi gibi dışarı çıkmış olduğunu gördü. Sigaradan aldığı nefesi havaya üfleyerek, “Lydia!” diye seslendi kıza. “Ne işin var dışarıda? Hava buz gibi.” Ellerini kabanının ceplerine koyarak Jayce’in yanına gelen genç kız gülümsedi. “Hava bana soğuksa size de soğuk Bay Montgomery fakat siz üstünüze hiçbir şey almamışsınız.” “Soğuk bana işlemez,” diye mırıldandı Jayce umursamaz bir tavırla. Ruhu karanlıktı, kalbi neredeyse taştandı ama tüm bunlara rağmen hâlâ yalnızca bir insandı; bu gerçeği bazen unutuyor, bu ölüm meleği oyununa kendisini fazla kaptırıyordu. Patronunun sözlerinde derin anlamlar aramayan, onun sadece umursamaz bir adam olduğunu düşünen Lydia üstelemek istemedi. Noel tatili nedeniyle o akşam Massachusetts’teki ailesinin evine gidecekti. Mutluydu ve bu mutluluğunu karşısındaki adama da yansıtmak istiyordu. Aklına bir anda gelen bir fikirle gülümsedi. “Kardan adam yapmak ister misiniz?” “Çocuk muyuz biz?” Adamın gözlerini devirmesine aldırmayan Lydia gülümsemesini bozmamıştı. “Kardan adamı yalnızca çocuklar yapmaz ki! Lütfen, Bay Montgomery…” Sekreterinin yüzündeki ifadeye bakıp düşündü genç adam. En fazla ne olabilirdi ki? Caddenin önünden geçen insanlar onlara gülümseyebilir veya onlarla dalga geçebilirdi. Onları gören çocuklar ise onlara katılmak bile isteyebilirdi. Etrafındaki kimse onun gerçekte kim olduğunu bilmiyordu. Buradaki herkes onun gündüz hayatında taktığı bu yardımsever psikolog maskesine inanıyordu. Dolayısıyla kimse onu işaret edip onun gibi karanlık ruhlu bir adamın bu tarz çocukça şeyler yaptığıyla ilgili bir laf söylemezdi. Ama zihnindeki ses söylerdi, o da bunu umursamıyordu. Genç adam sonunda başını salladığında Lydia’nın yüzünde oluşan sevinç ifadesinde çocuksu bir neşe gizliydi. Jayce ona göz kırptıktan sonra parmakları arasındaki sigaranın bitmiş olduğunu fark etti. Sigarayı yere attı ve izmariti ayakkabısının tabanıyla ezdi. Onun bu davranışını gören Lydia ağzını kapalı tutmuştu çünkü genç kız biliyordu ki bu konuda herhangi bir yorum yaparsa patronu tarafından olumlu bir geri dönüş almayacaktı. Beraber çalıştıkları iki yılda Lydia öğrenmişti patronunun nasıl biri olduğunu. Toplumsal kuralları fazla önemsemeyen genç adam sigara izmaritlerini ya yere fırlatır ya da ofisindeki masada bulunan küllükte söndürürdü. İlk zamanlarda Lydia, yere atılan sigara izmaritlerinin çevredeki hayvanlar veya su içmek için gökyüzünden yere inen kuşlar için sağlıksız olduğunu dile getirse de aldığı tek karşılık sert bir bakış olmuştu. Bir keresinde ileri gitmeye kalktığında bir güzel paylanmıştı. O günden sonra da patronunu sorgulamamayı, onun suyuna gitmeyi öğrenmişti zira karşısındaki adam iyi kalpli biri gibi görünmesine rağmen istediğinde oldukça sert birine dönüşebiliyordu. Jayce Montgomery gibi iyi eğitim almış, yardımsever ve mesleğini en iyi şekilde yaparak psikoloji dünyasında ün kazanmış bir adamın nasıl olur da toplumsal kurallara çoğu zaman karşı geldiği ise Lydia Meadows için tam bir bilinmezlikti. Jayc…