45. BÖLÜM: KARANLIK SIR
Yazar: Lea

( Jayce Montgomery ve Melissa Lawrence ) ═ GECENİN KANATLARI ═ KIRK BEŞİNCİ BÖLÜM ❝ KARANLIK SIR ❞ Mart 2018 | Manhattan, New York. Manhattan’da yeni bir gün doğduğunda Holiday Inn otelindeki odasında uyuyan Melissa Lawrence, perdelerden sızan güneş ışığında biraz daha uyumak için çırpınıyordu ancak güneş onu uyandırmıştı bir kere. Yarım saatini daha yatakta yuvarlanıp uyumaya çalışarak geçirse de nihayet homurdanarak gözlerini açtığında saat sabah 10’a geliyordu. Los Angeles’taki hayatında bu saate kadar çoktan uyanmış, oğluna kahvaltı hazırlamış, onu okula göndermiş ve kendisi de çalıştığı derginin ofisine gitmiş olurdu. İşinden ve oğlundan uzakta, tek başına geçirdiği bu New York tatilinde sabahları bir acelesi ve işi olmadan uyanmak onu biraz olsun rahatlatıyordu. Alarmı çalmadan, kimse onu uyandırmadan ve kimse onun yatağında tepinmeden -oğlunu çok seviyordu ama annelerin de arada sırada böyle bir rahatlığa ihtiyacı vardı canım- istediğin kadar uyumak ne güzeldi! Tabii güneş ışığı onu rahatsız etmeseydi… Sabah rutinlerinin ardından otelin kahvaltı salonuna indi. Açık büfe kahvaltıdan istediklerini tabağına doldurarak ve bir fincan kahve alarak bir köşeye çekildi. Normalde sabahları kahvaltı ederken yanında hep oğlu olduğundan sese alışkın olurdu ama bu tatilde tek başına, sessiz bir şekilde yemeğini yemek o kadar iyi geliyordu ki ona! Düşünceleriyle baş başa, sessiz ve huzurlu… Salondaki insanların uğultusu, çatal bıçak sesleri ve duvardaki televizyonda oynayan haber kanalının kısık sesi bile hiç önemli değildi Melissa için. Bir yere yetişme ve birilerini bir yere yetiştirme telaşı olmadan kahvaltısını etmek güzel bir şeydi. Her annenin böyle bir araya ihtiyacı vardı gerçekten. Arkasına yaslanıp kahvesini içerken gözleri, ondan birkaç metre ötedeki duvarda asılı duran televizyonda oynayan habere takıldı. Haberler onun mesleğiydi, her yerde haber arardı ancak bu tatilde -kendisine verdiği bu bir haftalık araya tatil demeye devam ediyordu- odağı haberlerden ziyade Jayce idi. Aslında Jayce hakkındaki haberlere sık sık bakıyor, adamı araştırmaya ve onunlayken gizlice aldığı ses kayıtlarını inceleyip notlar almaya devam ediyordu. Ancak başka haberlere pek bakmamıştı. O sırada televizyondaki haberin sesi kısık olsa da manşet öyle ilgi çekiciydi ki habere odaklanmaktan kendisini alamadı. Ardından dehşet verici o isim ve fotoğraf göründü: Jeffrey Horn adında bir fotoğrafçı, fotoğraf stüdyosunun önündeki otoparkta bulunan arabasında sabahın erken saatlerinde ölü bulunmuştu. Alnından vurulduğu için başı sürücü koltuğunun arka kısmına çarpmış olan cesedin ağzında bulunan siyah kart, onun Azrail’in bir kurbanı olduğunu gösteriyordu. Haber spikeri, Azrail’in şehrin FBI tarafından aranan kiralık katili olduğunu ve artık bir sembol hâline gelmiş siyah kapüşonlu eşgalini anlatırken Melissa ekranda gördüğü adamın fotoğrafıyla başından bir kova buzlu su dökülmüş gibi ürpererek titredi. Bu, dün gece casinoda onunla flört etmeye çalışan ve Jayce’in öfkelenmesine neden olan adamdı. Adam demek aynı gece öldürülmüştü… Azrail tarafından… Siyah kapüşonlusu ve beyaz maskesiyle, FBI tarafından aranan bir kiralık katil olan Azrail… Melissa’nın zihninde birçok farklı tonda öten alarmlar, genç kadının hangi alarma yetişip hangisini kapatacağını ya da hangisinin üstündeki notu okuyacağını şaşırmasına yol açtı. Notlar karman çormandı. Alarmlar susmuyordu. Notlardan bazılarına dikkat kesildi. Not 1) Dün gece onu taciz eden adam, bir kiralık katil tarafından öldürülmüştü . Not 2) Dün gece onu taciz eden adam, Jayce’in öfke ve kıskançlık krizi geçirmesine neden olmuştu. Not 3) Jayce, FBI tarafından aranıyordu. Not 4) Azrail , FBI tarafından aranıyordu. Not 5) Jayce, James iken Alan’ın ona görevler verdiğini söylemişti. Melissa bir gece gizlice onu takip ettiğinde onun siyah kapüşonlu giydiğini ve elindeki silahla birilerini tehdit ettiğini görmüştü. Not 6) Azrail , siyah kapüşonlu giyiyordu. Bu notlar arasındaki ortak noktalar gözden kaçırılacak gibi deği…