Gecenin Kanatları

44. BÖLÜM: DUYGU KARMAŞIKLIĞI

Yazar:

Gecenin Kanatları - Lea kitap kapağı
Gecenin Kanatları kitap kapağı

( Jayce Montgomery ve Melissa Lawrence ) ═ GECENİN KANATLARI ═ KIRK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ❝ DUYGU KARMAŞIKLIĞI ❞ Mart 2018 | Manhattan, New York. Âşık olduğunuz kişiyi unutmak için dokuz yıl yeter midir? Peki ya ona olan sevginizi hatırlamak ve onu hâlâ seviyormuşsunuz gibi davranmak için birlikte geçirilen beş gün yeterli midir? Melissa Lawrence için ne dokuz yıl yeterdi âşık olduğu kişiyi unutmaya ne de beş gün yeterdi onunla birlikte olmanın tadına varmaya. Ancak Jayce Montgomery için tüm bunlar yeterli bir süreydi, ne de olsa genç adam kalbindeki tüm sevgileri yutmuş soğukkanlı bir seri katildi. Âşık olduğu kadını tamamen unutmamıştı görünüşe göre ve ondan gizlediği bir ikinci hayatı hâlâ olmasına rağmen onu o pazartesi gecesi NYX’te gördüğünden beri her gün boş kaldığı birkaç saati onunla geçirmek yetmişti kadına olan sevgisini yüreğinde tekrar hissetmiş gibi ona yakın davranmasına… Salı günü birlikte öğle yemeği yemelerinin ardından çarşamba günü öğle arasında Central Park’ta sokaktan aldıkları sandviçleri yerken piknik yapmışlar, perşembe günü bir kafede kahve molası vermişler, cuma günü Jayce’in ofisinin bulunduğu caddede biraz yürüyüş yapmışlardı. Akşamları henüz buluşmamışlardı, Jayce gizli hayatını yaşamakla meşguldü ancak ona verdiği telefon numarasının faydasını görerek sıkça mesajlaşmışlardı. Jayce, salı gecesi Lucifer’ın Azrail’e komplo düzenlemek için anlaşmaya varmaya çalışan gençleri öldürdüğünü fark ettiğinden beri gecelerini kulübesinde sessiz bir şekilde araştırma yaparak geçiriyordu. Lucifer’ın Valerie’yi habersiz bir şekilde öldürmesinin ardından bir de bu gençleri öldürmesine epey kızgındı. FBI’ın onun hakkında şimdi neler bulabileceğine akıl erdiremiyordu artık fakat Lucifer’ın -görünüşte Azrail’in- gençleri baş aşağı asıp kanlarını akıtmasının ve teklif edilmeyen bir grup genci öldürmesinin FBI tarafından nasıl büyük bir şokla karşılandığını hayal edebiliyordu. Şimdi ne olacaktı? Bu cinayetlerin ardından yine bir süre beklemek ve vaktini Melissa ile geçirmek istiyordu ancak elindeki işler birikmişti. Müşterileri aceleciydi, kurbanları ise insanlara her fırsatta zarar vermekten kaçınmayan ve bir an önce öldürülmesi gereken suçlulardı. Jeffrey Horn zampara bir tacizci ve tecavüzcüydü, Wallace Kirk de yaşlı bir pedofiliydi. Onları araştırırken bile sinir krizine girmemek için kendisini zor tutmuştu Jayce. Yine de doğru zamanları beklemek için sabrediyordu. Tabii bir yandan Melissa ile görüşürken ve onu kadın şehirden gidene kadar elinde tutmaya çalışırken gizli kimliğini ayakta tutmak zordu. James iken tüm bunlarla nasıl baş ediyordu, pek hatırlamıyordu. Doğru ya, o zaman yanında Michael vardı… Cuma gecesini Melissa’ya ayırma niyetiyle kadını, tam da genç kadın da kendi araştırmasına gömülmüşken aramıştı. Melissa’nın araştırdığı isim, cep telefonunun ekranında beliren ve bilgisayarındaki araştırmalara gömülmüşken onu irkilten o isimden başkası değildi: JM , nam-ı diğer Jayce Montgomery ve James Montague. Bilgisayarındaki araştırmasında yer alan isimle eşleşen telefonundaki isim, kadını daldığı kâbus dolu hayallerden uzaklaştırmaya yetmemişti. Kalbi hızla çarparken boğazını temizledi ve sesini şüpheli tondan arındırmaya çalışarak aramayı cevapladı. “Efendim Jayce?” “Melissa, ne yapıyorsun güzelim?” Genç adamın flörtöz sesini duyduğunda Melissa’nın kalbi tekledi. Ah, onun bir suçlu olduğuna dair hâlâ şüpheleri vardı ama onu hâlâ seviyordu işte… En azından onu sevmeye öyle alışıktı ki onunla birlikte vakit geçirmek, onunla flört etmek, hatta ona dokunmak ve onu öpmek bile eski bir alışkanlık sayılırdı. Bu yüzden ona dürüst bir cevap vermek üzere dudaklarını araladığında dudakları titreyerek birkaç kelimesini zorlukla yuttu ve “Araştırma yapıyorum,” diye mırıldandı. Seni araştırıyorum , diyemedi. Seninle birlikteyken gizlice aldığım ses kayıtlarını da inceliyorum , diyemezdi. FBI içime şüphe tohumları düşürdü ve seni kafamda aklayana kadar senin hayatını evirip çevirip araştırmayı kendime görev edindim , hiç diyem…

Bölümün tamamını WritePad'de oku