Gecenin Kanatları

43. BÖLÜM: KANLI DÜELLO

Yazar:

Gecenin Kanatları - Lea kitap kapağı
Gecenin Kanatları kitap kapağı

( James Montague ve Alan Montague ) ═ GECENİN KANATLARI ═ KIRK ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ❝ KANLI DÜELLO ❞ Eylül 2009 | Chicago, Illinois. Chicago’da sonbaharın gelmesiyle havalar serinlemiş, günler de eski sıradanlığında devam etmişti. Bu sırada James planlarını ince eleyip sık dokurken bu planlara zemin hazırlayacak ama görünürde çok iyi fikirlermiş gibi görünen fikirlerini gerçekleştiriyordu. Şirkette her şey yolundaymış gibi görünüyordu, keza örgütte de öyle. Alan gibi tahtında oturup herkese emir vermektense James onların arasına karışıyor, kendi işine gelecek fikirleri manipülatif sesiyle herkesin beynine işliyor, toplulukları çok iyi yönetiyordu. Görünüşe göre gerçek bir liderdi . Fakat insanların bilmediği bir şey vardı. En karanlık zihinler bazen en beklenmedik kişilere ait olabiliyordu. James Montague’nun zihni öyle müthiş ve aynı zamanda öyle karanlıktı ki yapabileceklerinin sınırı yoktu. Zelda ile birlikte şirketin yeni grup uygulamasından ve bazen bir kullan at telefondan konuşuyordu. Uygulamada konuşması ilk başta riskli gibi görünse de uygulamadaki her şeyi kontrol edebilen kişi sadece oydu, Alan artık şirketin yönetiminde değildi ve James hemen hemen her şeyi kontrolde tutan kişi olmayı sevmişti. Her şey onun işine geliyordu ve Alan bunu bilmiyordu. Zavallı yaşlı adam, oğlunun çok iyi bir yönetici olduğunu düşünüyordu sadece; özel yapım bombaların itinayla şirketin zeminine yerleştirildiğinde de, şirketin parasının bir kısmının James’in sahte isimle açtığı banka hesabına aktarıldığından da, şirketin sunucularının sadece James’in bildiği bir yere taşındığından da, malikânedeki çalışanların neredeyse hepsinin artık James’in hizmetinde olup Alan’ı korumayacağından da haberi yoktu. Eylül ayının başlamasıyla birlikte Zelda’nın şehirde devam ettiği Chicago Üniversitesindeki derslerine başlaması gerekmişti. Kimya mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi olan genç kızın çok iyi işler başaracağına inanıyordu James. Onunla iş birliği yapabildiği için memnundu. Bu kız Montague şirketinde olsaydı neler olurdu kim bilir… James, üniversite hayallerini gerçekleştirebilmek için Columbia Üniversitesi ile de mailleşiyordu. Ailesinin rahatsız olduğunu, kabul mektubunun kaybolduğunu söylemiş ve döneme biraz geç başlayıp başlayamayacağını sormuştu. Üniversite kabul görevlisi Jack Wilde, bir sorun olmadığını ve onun gibi bir psikoloji öğrencisini aralarında görmekten memnuniyet duyacağı için Jayce’in ne zaman müsaitse o zaman üniversiteye gelip kendisiyle görüşebileceğini söylemişti. James buna sevinmişti. Kendisine ait olması gereken ama şimdilik sahte olan kimliği, pasaportu, geçmişi, notları ve her şeyi hazır bir şekilde onu bekliyordu. Bunları hazırlamak için hem kendisi gizlice çok uğraşmış hem de bu konuda iyi olan birkaç kişi bulmuştu. Manipülatif sesini kullanarak ya da parayla ve tehditle neler başarabildiğini görmek hayretler vericiydi. Demek Alan yıllardır böyle yaşıyordu ve Jayce’in babası gibi insanları böyle avucunun içine almıştı… Eylülün sonlarına doğru, James’in artık sabrının taştığı ve planlarının gerçekleşmesine son demlerin kaldığı bir akşam Alan onu odasına çağırdı. Bu kez adamın yüzünde tehditkâr bir bakış vardı ve James o ânda anladı. Artık son gelmişti. Alan bir şeyler biliyordu. Bir şekilde bir şeyleri öğrenmişti ve bundan geri dönüş yoktu… James sona hazırlıklı olmaya çalışarak onun odasına girdi. Her zamanki yerlerine oturduklarında içkilerini ve purolarını içmeye başladılar. İkisi de birbirini süzüyor, temkinli olmaya çalışıyordu. James onun ne bildiğini anlamaya çalışarak onun yüzünü inceliyordu ama canavarın yüzü her zamanki gibiydi, sır vermiyordu. “Şu Lockwood kızını ne yaptın?” diye sordu Alan birdenbire. James purosunun dumanını üflerken omuz silkti. “Parayla tehdit ettim. Hiçbir şey yapmayacak.” “Ne kadar?” “Bir milyon,” diye salladı James ama Alan’ın buna güleceğini biliyordu. “Kız bir milyon dolara sustun mu yani?” “Aslında başta kabul etmedi, ben de teklifimi üç milyona çıkardım.” Alan başını salladığında James…

Bölümün tamamını WritePad'de oku