39. BÖLÜM: SAKLI HAZİNE
Yazar: Lea

( Jayce Montgomery ve Melissa Lawrence ) ═ GECENİN KANATLARI ═ OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜM ❝ SAKLI HAZİNE ❞ Mart 2018 | Manhattan, New York. Manhattan’ın en pahalı yerlerinden birinde olan lüks bir gökdelen apartmanın ellinci katındaki loft dairenin karanlığı, dokuz yıl sonra birbirlerini gören eski âşıkların umurlarında değildi. Melissa, asansörün çatı katı dairesine açılan kapısının ardından evine adımladığı ânda adamın dudaklarına yapıştı ve onu ittirerek onun, arkasındaki duvara yaslanmasına neden oldu. Jayce onun öpüşüne karşılık verirken onun belini sıkıca kavrayarak kadını kendisine çekti. Bu sırada evinin zifiri karanlığına bir aydınlanma yaratmak için sol elini duvara attı ve duvardaki lambaya dokundu. Bir ânda aydınlanan koridorun ortasında kadını öpmeye devam etti. Ancak aydınlık bir ortam onlar için o kadar da gerekli değildi zira birbirlerini uzun yıllardır görmemelerine rağmen birbirlerinin tenlerini, dudaklarının ve kıvrımlarının yerini ezbere biliyorlardı. Melissa, elini Jayce’in göğsüne koyarak onu duvara iyice ittirdi. Adamın dudaklarını öyle büyük bir özlemle ve tutkuyla öpüyordu ki Jayce onun öpüşüne daha sert bir şekilde karşılık verirken ellerini onu daha da kendisine çekerek bedenlerini yapıştırmak zorunda kaldı. Kadının deri eteğinin altına soktuğu elleriyle onun kalçasını kavrayıp sıktığında ikisi de dudaklarını aralayıp birbirlerinin ağızlarının içine sakince inlediler, böylece alevlenen öpüşmelerinde dilleri birbirlerine değmişti. Dokuz yıl öncesinde birbirlerine âşık bu iki genç için aradan geçen bu yıllar, çok uzun bir zaman demekti. Bedenlerini bir ânda ele geçiren özlem ve şehvet, birbirlerinin hareketleriyle oldukça uyumlu bir hâle gelerek onların aynı ânda hareket etmelerini sağladı. Dudaklarını birbirlerinden ayırmadan birbirlerini ağızlarının içlerine dek öpmeye, dudaklarından alkol ve sigara tadı alıp ağızlarının içine inlemeye devam ederken uyumlu bir şekilde hareket ederek bedenlerini harekete geçirdiler. Jayce belini tuttuğu kadını kucağına almak için onun kalçasına hamle yaparken Melissa da bacaklarını havaya kaldırıp onun bedenine doladı. Böylece Jayce onu kucağına aldı ve evinin diğer bölümlerinde lambaların yanmamasına rağmen karanlıkta ezbere bir şekilde ilerleyerek dudaklarını onun dudaklarından ayırmadan dikkatli bir şekilde merdivenlerden yukarı çıktı ve onu yatak odasına taşıdı. Kadının bedenini yatağa yatırarak dizleri üzerinde onun üzerine yerleşti. “ Jayce ,” diye inledi Melissa, kral boy yatağın yumuşak yorganına yatırıldığında ve kısa bir ânlığına birbirlerinin dudaklarından ayrıldıklarında. “Hmm?” Jayce onun eteğinin fermuarını aramak için onun üzerine eğilip ellerini kadının kalçasına attığında inleme, hırlama ve mırıldanma arasında bir ses çıkarmıştı. Melissa’nın, sevdiği adamın gerçek ismini söylemesinin ikisini de fena hâlde tahrik ettiğinin farkına o ânda varmışlardı. Kadının onun ismini söyleyişi, kulağa çok erotik geliyordu. Melissa zifiri karanlıkta hiçbir şey görmüyordu. Üzerine eğilmiş olan adamın ellerini önce kalçasında, sonra da eteğinin fermuarında hissetmek dokuz yıldır görmediği adamla özlemini gidermek için yeterli değildi. “Işığı açar mısın lütfen? Seni görmek istiyorum.” Yüzünde bir gülümseme oluşurken Jayce kadının eteğinin fermuarını açtı ve etekle birlikte külotlu çorabı kadının kalçasından aşağı indirerek onun bacaklarından çıkardı. Bu sırada bedenini yavaşça hareket ettirerek aşağı iniyor, parmaklarıyla ve dudaklarıyla kadının bacaklarında yavaş yavaş çıplak kalan teni okşuyordu. “Karanlık daha güzel bir atmosfer sunmuyor mu sence de? Işık yerine müzik açarsam daha erotik olur diye düşünüyorum,” dedi çekici bir sesle ve onu öpmekten nefes nefese kaldığını gösteren küçük bir inlemeyle. “Öyle ama gerçekten seni görmek istiyorum,” dedi Melissa ve onun soğuk parmaklarını alev almak üzere olan terli teninde hissederken ürperdi. Adam onun belden aşağısını yarı çıplak bıraktıktan sonra onun bacaklarının arasına doğru eğilip kasıklarına birkaç öpücük kondurduğu sı…