2. BÖLÜM: KARLI ZEMİNDEKİ KAN
Yazar: Lea

( Valerie Wilson ) ═ GECENİN KANATLARI ═ İKİNCİ BÖLÜM ❝ KARLI ZEMİNDEKİ KAN ❞ Aralık 2017 | Manhattan, New York. Soğuk... Karlı zeminin üzerindeki kurumuş kan... Önündeki cesede bakarken bunları düşünüyordu Dedektif Valerie Wilson. Ceset, Manhattan’daki bir barın çıkışından yalnızca on metre ilerideki bir sokakta bulunuyordu. Sabahın erken saatlerinde bu sokaktaki çöpleri almaya gelen bir çöpçünün karşılaştığı bu ceset derhal polise bildirilmişti ve ardından olaylar gelişmişti. Sonuç olarak da NYPD dedektifi Valerie Wilson sabah kahvesini içmek için bir fırsat dahi bulamadan kendisini o sokakta, cesede bakarken bulmuştu. Cesette tek bir yara vardı ve adamın alnından tek bir kurşun ile vurulduğunu gösteriyordu. Katil ya işini çok iyi biliyordu ve hızlı bir ölümü tercih etmişti ya da bu bir vur-kaç cinayeti tarzında rastgele gelişen bir olaydı. İkinci seçenek, Valerie’nin dikkatini çeken bir ipucu ile elenmişti. Adli tabibin cesedi incelerken cesedin ceketinin cebinde bulunan siyah bir kart… Valerie cesedin fotoğrafını çeken memurun önünde dizlerini kırdı ve eğildi. Eldivenli elleri arasına aldı siyah kartı. Bir iş kartviziti gibi sert kartondan yapılmış bu kartın rengi gece kadar siyahtı ama ortasında büyük, beyaz renkte bir simge bulunuyordu. Tırpana benzeyen bu simge de tıpkı bu kart gibi Azrail’i yani New York’u etkisi altına alan kiralık katili simgeliyordu. Azrail, kurbanlarının kendisinin işi olduğunu belli etmek için cesetlerin üzerine siyah bir kart ve kulaklarının arkasına mührünü bırakırdı. Bunlar onun imzasıydı. Çoğu seri katil gibi kurbana belli bir pozisyon vermez, onları olduğu gibi bırakırdı ama bu Azrail mührü ve siyah kartı, kiralık katilin alametifarikasıydı. “ Azrail ...” diye mırıldandı Valerie ve Ella’dan aldığı kartı iki parmağı arasında tutarken derin bir nefes vererek ayağa kalktı. “Elbette Azrail, başka kim olabilir ki? Azrail ortaya çıktığından beri onun korkusundan dolayı şehrin bu ayki suç oranı geçen aya göre %2,3 azaldı.” Dedektif Wilson arkasını döndüğünde az önce homurdanarak kendisini eleştiren polis memurunun cesedin fotoğrafını çektiğini gördü. “Eğer Azrail’e suç oranını azalttığı için bir teşekkür etmemiz gerektiğini söylüyorsan rozetini kaybetmeden işe geri dönmeni ve kanunun yanında olmanı öneririm, Jones,” dedi kaşlarını çatıp polis memurunu azarlayarak. “Azrail bizim dostumuz değil, düşmanımız.” Memur Jones başını sallayıp işe geri dönerken Valerie cesedi bir sedyeye yatırmak için gelen adli tıp ekiplerini geçerek olay yerinden ayrıldı. Sokağın karşısındaki caddede bulunan polis arabalarına doğru hızlı adımlarla ilerlerken Azrail’i düşünüyor ve kartı parmakları arasında istemsizce çevirip duruyordu. NYPD’de dört yıldır çalışan ve iki yıldır dedektif rütbesi ile cinayet masasında görev yapan Valerie Wilson, Azrail ismi ile ilk kez dokuz ay önce karşılaşmıştı. Azrail’in mükemmele yakın bir şekilde çalışması ve katili asla bulamadıkları için cevapsız kalan önceki cinayetler, geçmişinin dokuz aydan çok daha önce dayandığına işaret ediyordu ama tam dokuz ay önce başlamıştı bazı şeyler yerli yerine oturmaya. 2016 yılının sonbaharında şehirde faili meçhul birçok cinayet olmuştu. Bulunan her cesedin yara izleri hemen hemen benzerdi, kulaklarının altında da aynı damga bulunuyordu fakat uyuşmayan birçok nokta vardı ortada. Kurbanların hiçbir ortak noktalarının olmaması ve cesetlerde ölüm sebebine neden olan yara izi dışında başka bir yaranın veya işkence belirtisinin olmaması, NYPD yetkililerinin kafasını karıştırmıştı. Olay yerlerinin kameraların kör noktalarında kalması, tek bir kanıtın dahi bulunamaması ve şüphelilerin temize çıkması da cinayetlerin 2017 yılının ilk yarısına kadar aydınlatılamamasına neden olmuştu. NYPD olarak her yolu denemelerine rağmen bu cinayetlerin neden ve kim tarafından işlendiğini bulamamış olmaları oldukça sinir bozucuyken cinayetlerin devam etmesi de rahatsız ediciydi. Kurbanların Azrail mührüyle damgalanmasının bir getirisi olarak bu katil, medyada “Ölüm Meleği” adı…