Gecenin Kanatları

35. BÖLÜM: MONTAGUE GİZEMİ

Yazar:

Gecenin Kanatları - Lea kitap kapağı
Gecenin Kanatları kitap kapağı

( Jayce Montgomery ve Melissa Lawrence ) ═ GECENİN KANATLARI ═ OTUZ BEŞİNCİ BÖLÜM ❝ MONTAGUE GİZEMİ ❞ Şubat 2018 | Chicago, Illinois. Montague … New York’tan Chicago’ya uçan FBI ekibindekilerin kafasında dönen bu isim onları merakta bırakıyordu. Bu ismin Jayce Montgomery ile bağlantısı neydi? Ayrıca Delirium ’un sunucusunun en güçlü sinyali neden Chicago’dan geliyordu? Uçakta biraz araştırma yapmaya çalışmışlardı ama internette Montague ismine dair hiçbir şey yoktu, en azından onların aradığı Montague için hiçbir şey bulamamışlardı. Chicago ve Montague isimleri bir araya geldiğinde internette çıkan sonuçların hiçbiri onların istediği sonuçlar değildi. Sanki biri, bu arama yapıldığında çıkacak sonuçları gizlemek için bu kelimelere dair her şeyi ya gizlemiş ya da silmişti . Bu nasıl mümkün olabilirdi? En önemlisi, bunu kim yapabilirdi? Devlet ve eh, Google yetkilileri dışında kimsenin böyle bir şey yapmaya yetkisi olamazdı. Yasa dışı yollarla yapmak bile çok zor olmalıydı. Chicago’da araştırma yapmak için bir haftalık bir izne sahip olan ekipten Felicity, Montague isminin peşine düşmüşken Dakota Delirium ’un sunucusunun nerede olduğunu bir şekilde bulmaya çalışıyordu. Zach ise ihtiyaç duyulduğunda onlara eşlik etmek, Jayce Montgomery’nin geçmişinde bahsedilen yerlere uğrayıp oralardan bilgi toplamak ve Chicago polisiyle irtibata geçmek için oradaydı. Yapılması gereken her şeyi beş gün içinde hiç dinlenmeden yaptılar. Oteldeki gecelerini plan yaparak ve bulduklarını birbirleriyle paylaşarak geçirdiler. Zar zor uyuyakaldıklarında bile rüyalarında Montague ile Jayce Montgomery’nin geçmişi hakkında karmakarışık rüyalar gördüler. Bu rüyalara elbette bir noktada Azrail de karışmıştı. Bu üç ismin aynı kişide toplandığını kendileri henüz bilmiyordu ama belki de zihinleri çoktan biliyordu ya da tahmin ediyordu… Beş gün sonunda ulaştıkları bilgiler ise şaşırtıcıydı. Zach, Jayce Montgomery’nin geçmişi hakkında bildikleri her şeyi tek tek araştırmıştı. Montgomery’yi evlat edindiği söylenen Alfred Mortimer’in Montgomery tarafından terk edilmiş malikânesini bulmuştu ama malikâne öyle boş ve bakımsız duruyordu ki buranın büyük bir aile tarafından yapılıp yüzyıllarca kullanıldığına şüpheliydi. Etrafta soruşturacak hiç kimse bulamamıştı, bu yüzden Montgomery’nin okulunu araştırmıştı. Ancak Taft Lisesi’nde Jayce Montgomery’ye, onun ismine, görüntüsüne, geçmişine ya da kaydına hiç rastlamamıştı. Bu onu şaşırtmıştı zira internette adamın bu okulda çekilen birkaç fotoğrafı vardı. Okulun sitesinde bile yıllara göre mezunlar listesinde, mezunlar fotoğrafında ve birkaç yerde onun fotoğrafı vardı. Fakat kiminle konuştuysa -onunla aynı yıl mezun olanları da aramıştı- adamın izine rastlamamıştı. Bu da onu Chicago polisiyle konuşup Mortimer ve Montgomery isimlerini, hatta Montague ismini araştırmaya yöneltmişti. On yıl öncesinde görev yapan emekli polislerle ve şimdi hâlâ görevde olan polislerle uzun uzun konuşmaların, arşivde kayıt dosyaları arasında saatlerce vakit harcamanın, polisin bulduğu bağlantılarla telefon konuşmalarının ardından karşısına çıkan sonuç, Felicity’nin bulduğuyla hemen hemen aynıydı. Chicago’da bir zamanlar Jayce Montgomery adında bir çocuk vardı elbet. Doğum tarihi aynıydı, ailesinin geçirdiği kaza aynıydı. Jayce bu kazadan sonra yetimhaneye verilmişti ve kayıtlara göre beş yaşındayken de orada zatürreden ölmüştü. Daha ilginci, Alfred Mortimer diye biri hiç yoktu. Bunun aksine, Alan Montague diye biri vardı ve Chicago’nun yeraltı dünyasının ünlü mafyasıydı. Alan Montague’nun da James Montague isminde bir oğlu vardı. James on sekiz yaşındayken işleri devralmıştı ancak bundan kısa bir süre sonra malikâne büyük bir yangında neredeyse tamamen yok olmuştu. Malikânedeki herkes ölmüştü, buna Montague baba-oğlu da dahildi. Yanan cesetler teşhis edilemediği için kimse buna emin değildi ama o günden sonra -sekiz yıldır- şehirde Montague mafyasının ne faaliyeti vardı ne de ondan bahseden. Bu soyun düşmanları da yandaşları da ortadan kaybolmuş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku