Gecenin Kanatları

28. BÖLÜM: KARANLIĞIN HÂKİMİYETİ

Yazar:

Gecenin Kanatları - Lea kitap kapağı
Gecenin Kanatları kitap kapağı

( James Montague ve Melissa Lawrence ) ═ GECENİN KANATLARI ═ YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜM ❝ KARANLIĞIN HÂKİMİYETİ ❞ Aralık 2007 | Chicago, Illinois. O yılın ilk kar taneleri Chicago’ya düşmeye başladığında James Montague yeni görevine hazırlanıyordu. Görünüşe göre Alan Montague’nun yönettiği yeraltı işlerinden biri de belli bölgelere silah kaçakçılığı yapmaktı. Michael’ın anlattığına göre bir önceki işin ekibinden biri polislere yakalandığı için onunla birlikte ekip lideri de işten kovulmuştu ve James, kovulmanın öldürülmeyi de beraberinde getirdiğini işte o zaman anlamıştı. Yeni sevkiyat işinde rotayla birlikte ekip de yenilenmiş, işin başına Michael ve James getirilmişti. Kontrolü sağlamakla görevli olan Michael, işin başarıyla gerçekleştiğine emin olması gereken James’e süreci anlatırken James ise kahvesini yudumluyor ve salonun boydan boya tamamen cam olan pencerelerinden dışarıdaki kar yağışını izliyordu. Kar taneleri ahenkli ve yavaş bir şekilde düşüyor, malikânenin bahçesindeki zemini beyaza boyamış kar örtüsüne karışıyordu. Manzara, tam anlamıyla oturup bir kupa sıcak çikolata veya kahve içerken izlemek için harikaydı. Tıpkı şimdi yaptığı gibi… Oysaki James çocukluğunda her kar yağdığında kendisini bahçeye atar, karların arasında yuvarlanır, Michael ile birlikte kartopu savaşı ve kardan adam yapardı. Kardan melek kanadı yaptığı bile olmuştu. Büyüyüp bir genç adam olduğunda artık çocukluğundaki kadar masum değildi, kendisini bembeyaz karlara ait görmüyordu artık. Bu yüzden içeride kalıp manzarayı seyretmeyi tercih ediyordu. Kardan adamın nasıl yapıldığını, kartopu savaşının heyecanını bile unutmuştu. Her biri birbirinden farklı, eşsiz yapıda ve güzellikteki kar tanelerine özeniyordu. James Montague her ne kadar ona aksi söylense de kendisinin eşsiz olduğunu düşünmüyordu. O da her Montague gibi soyun gerektirdiklerine eninde sonunda ayak uydurmuş, bu soyun bir parçası olmayı kabul etmişti. Tıpkı sana söylediğim gibi , dedi zihnindeki ses. “James? Dinliyor musun?” Michael’ın anlattıklarını dinlemeye çalışırken düşünceleri yine birbirine karışmıştı. Zihnindeki sesi duymazdan geldi, Michael’ın sesine kulak verdi. Bakışlarını pencereden çekerek başını çevirdi ve arkadaşına baktı. “Dinliyorum,” dedi ama buna kendisi de inanmamıştı, bu yüzden Michael’ı da inandıramadı. Bir nefesi sesli bir şekilde vererek genç adama anlayışlı bir bakış atan Michael, “Montague’nun ne dediğini duydun James. Dikkatin dağınık olmamalı,” diye hatırlattı. “Dikkatim dağınık değil. Sen devam et.” James sert bir sesle ve kaşlarını çatarak karşı çıktığında Michael bir kez daha içini çekti. Neler yapacakları, operasyonun nasıl kontrol edileceği, silahların nereden nereye ne içinde götürüleceği, silahları kimin sattığı ve kim tarafından alındığı gibi konuları baştan anlattı. “Bu, diğer işlere benzemiyor James. Polisler ensemize çıkmak üzere. Yakalanmamalıyız. Sen de dikkatli olmalısın,” diyerek tamamladı sözlerini. Başını sallayan genç adam, “Anladım,” dedi yalnızca. “Bundan sonra böyle olacak. Sen kontrol eden ya da liderlik eden olacaksın. Artık benim yerime geçmenin zamanı geldi.” James bir kez daha başını salladı. Çocuk oyuncağıydı. Önemli olan, ne zaman öldürmeye başlayacağıydı. ₪ Son ders öncesi on dakikalık molada gizli yerine bir sigara içmeye gittiğinde yine o kızı görmüştü James. Finallerden önceki haftaydı ve o hafta Melissa’ya sıkça rastlamaya başlamıştı. Her denk geldiklerinde birkaç dakika bile olsa sohbet ediyorlardı. James kızın sohbetinden gerçekten hoşlanmıştı. Sigara içerken sohbet edebileceği, Michael dışındaki tek kişi Melissa olmuştu artık onun için. “Kış balosuna gidecek misin?” diye sordu James. Bu kez parmaklıklara kollarını yaslamışlardı. Sigaraların aşağı dökülen küllerinin havada süzülüşünü izliyorlardı. “Pek sanmıyorum.” Kız sigarasından bir nefesi içine çekip başını geriye atarak dumanı havaya bıraktıktan sonra James’e döndü ve alayla güldü. “Sen baloya kiminle gideceğine karar verdin mi? Eminim teklif listen kabarıktır.” “Benimle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku