Gecenin Kanatları

27. BÖLÜM: KILIK DEĞİŞTİRMİŞ ŞEYTAN

Yazar:

Gecenin Kanatları - Lea kitap kapağı
Gecenin Kanatları kitap kapağı

( Lucifer ) ═ GECENİN KANATLARI ═ YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM ❝ KILIK DEĞİŞTİRMİŞ ŞEYTAN ❞ Şubat 2018 | Manhattan, New York. Kırmızı, mavi ve mor renkli neon ışıklar ile yeri göğü inleten bir müziğin hâkim olduğu gece kulübü NYX, o gece şeytanın yeryüzüne inmiş hâli yani kılık değiştirmiş şeytan olduğunu düşünen bir canavara ev sahipliği yaptığından epey habersizdi. Kulübün içerisinde birçok beden kıvrılarak dans ediyor, birçok zihin sarhoş oluyordu. Birkaç günlük aranın ardından ininden bir kez daha çıkmış olan canavar, kontrolü almaktan hoşlandığı bedenin içerisindeyken öncelikle gözlem yapıyordu. Fazla karanlık olmayan, kendisini arada sırada aydınlatan spot ışıkların uğradığı loş aydınlığa sahip bir köşeye çekilmişti. Barmenden istediği içkisini yudumluyor, çevresine bakınarak avını arıyordu. Kurbanı bu kez müşteriler değil, o seçecekti. Ancak bu kurban diğerlerinden farklı olacaktı, canavar ona ölüm yerine kendi bedenini bahşedecekti. Kontrolü en son aldığında şu sarışın dedektifi öldürmek zorunda kalmıştı. Jayce’in buna kızdığını biliyordu. Büyük ihtimalle psikoloğu zor bir durumda bırakmıştı ama kimin umurundaydı? O, karanlık bir soyun vârisi olarak yaratılan bir suikastçıydı. Asıl canavarın ölümüyle tahta geçirilen başka bir canavardı. Kendisini eğlendirmeye bayılıyordu ve kontrol edebildiği her şey onun için bir eğlenceden ibaretti: Kan, seks ve acı. Bundan dolayıydı ki kendisini eğlendirirken başkalarına -özellikle Jayce’e- göre kaosu ve yıkımı beraberinde getiriyordu. Kendisine Bay Montgomery diye seslenen barmenin, istediği her içkiyi ona ikram etmesi hoşuna gitmişti. Ona aynı şekilde seslenen birkaç kişinin selamına cinsiyete göre karşılık vermişti. Hoş gülümseyişler, imalı bakışlar, kişisine göre değişen yarım yamalak ya da arzu dolu flörtler… Etrafındaki insanlardan hürmet ve ilgi görmek ne kadar güzeldi! Gözlerin onun üstünde olmasına, onu görenlerin onunla ilgilenmesine bayılmıştı. Jayce’in neden her zaman kontrolde olmak ve boş zamanlarını bu eğlenceli kulüpte geçirmek istediğini şimdi anlıyordu. Kontroldeyken neden daha önce buraya gelmediğini ya da burada eğlenen Jayce’i zorlayıp dışarı çıkmadığını merak etti o anda. Burası, epey harika görünüyordu. Fakat bir sorun vardı. O anda orada olan yüzlerce insanın sadece birkaç tanesi onunla ilgileniyordu. Onu gören bazıları ya onu umursamıyor ya da bakışlarını kaçırıyordu. Ancak onunla ilgilenen bir avuç insan tanesi, onun gibi bir ölüm meleğinin karanlık egosu için yeterli değildi. Herkesin onu takma adı gibi bir şeytan… Hayır, bir Tanrı gibi görmesini istiyordu. Bir Tanrı’ya taptıkları gibi ona tapmalılardı. Oradaki yüzlerce insanın her biri, onun çevresinde toplanıp yerlere kadar eğilerek ona tapmalıydı. Gerekirse kanlarını bu Ölüm Tanrısı için bağışlamalılardı. Bir anda öfkeye kapıldı. Bu insanlar onun kim olduğunu bilmiyor muydu? O hâlde bilmelilerdi! Şehre dehşet saçan Azrail’in, kılık değiştirmiş şeytanın orada olduğunu bilmeliler ve ona göre davranmalılar; ona tapınmalılardı. Bu tatminsizlik hoşuna gitmemişti. Derhal kendisini eğlendirmeliydi. Kafasında bir plan oluşmuştu hemen. Çevik bir hareketle bar tezgâhının üstünden atlayıp bir bıçak kapabilir, kimse fark etmeden en yakındaki kişinin -büyük ihtimalle onun bardağını hep dolu tutan barmenin- boğazını kesebilirdi. Barmen genç adam ona olan saygısından dolayı boğazından kanlar fışkırarak yere yığılır, taptığı Ölüm Tanrısı için oracıkta can verirdi. Bar tezgâhında oturanların, üzerine fışkıran kandan dolayı şoka girmesi ve ardından bu olayı gören başkalarının çığlık atması, elinde kanlı bir bıçak ve kanla kaplanan mükemmel yüzünde bir sırıtış gören insanlarınsa dehşete kapılarak ondan uzaklaşması çok sürmezdi. İnsanlardan ona zarar vermeye çalışan ya da 911’i arayanları elindeki bıçakla veya çıplak elle öldürmek zor olmazdı, hatta bu hareketli müzikle birlikte bir tempo bile tutturabilirdi. Böylece kulüpteki her bir insan tanesi onun, “ Kılık değiştirmiş şeytan olan Ölüm Tanrısı Lucifer’ın önünde diz çökün! ” ha…

Bölümün tamamını WritePad'de oku