23. BÖLÜM: BEKLENEN HABER
Yazar: Lea

( Marlene Bridgers ve Jayce Montgomery ) ═ GECENİN KANATLARI ═ YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ❝ BEKLENEN HABER ❞ Ocak 2018 | Manhattan, New York. Manhattan şehrinin soğuk bir sabahında gün, farklı kişiler için farklı etkilerle başlamıştı ve farklı planlarla devam ediyordu. Sabaha karşı büyük bir soğukkanlılıkla işlenen bir cinayeti, bir NYPD dedektifinin kiralık katil Azrail tarafından öldürülmesini araştıran FBI ve NYPD ekipleri için o gün hareketli geçiyordu. Kurban Valerie Wilson’ın, hayatta olduğu son gece neler yaşadığına dair ellerinde birkaç ipucu vardı. O ipuçlarının peşine düşmek için ise o günün akşam saatlerinde ancak zaman bulabilmişlerdi. Uzaklarda bir yerlerde, o cinayetin baş şüphelisi olması gereken Jayce Montgomery ise o gün er ya da geç FBI’ın ağına düşeceğinden emin olarak tüm günü diken üstünde geçirmişti. Sabahın erken saatlerinde Valerie’nin evindeki izlerini kaybettirdikten sonra cinayetin izlerini kapatmak için çok kısa bir duş alıp temizlenmiş, şık ve siyah takım elbiselerinden birini giyerek hiçbir şey yemeden ofise gitmişti. Buna rağmen ofise sadece beş dakika geç girmişti, bu nedenle sekreteri Lydia’ya bir açıklama yapması da gerekmemişti. İsteği üzerine ona yiyecek bir şeyler ile kahve getiren sekreteri o günkü programını ona aktarırken Jayce uykusuz, yorgun ve gergin olmasına rağmen her zamanki gibi görünmek için çaba sarf ediyordu: İşi söz konusu olduğunda ciddi ama sohbet ederken çarpık gülümsemesiyle mükemmel yüz hatlarını sergilemekten çekinmeyen, iç dünyasını ve gerçek kişiliğini - kişiliklerini - saklayan bir adamdı. Bunu, liseye başladığı günden beri neredeyse her gün yapıyordu. Gerçekte kim olduğunu, boş zamanlarında neler yaptığını saklamaya o kadar alışmıştı ki bunun için artık çaba sarf etmesine gerek kalmıyordu. Her gün bir önceki gece cinayet işlemiş, kurbanlarını takip edip onlar hakkında bilgi edinmiş, Delirium ’daki kullanıcılarla sohbet etmiş, bir kiralık katil ve yeraltı dünyasının kralı olmaya dair ne yapmış olursa olsun o sabah ofise geldiğinde ya da aynı gece NYX’te takılırken bunların hiçbirini etrafına yansıtmıyordu. Onu gören herkes - gerçek anlamda herkes - onu yüzeysel olarak görüyordu. Onun, yüzüne ve kimliğine yansıttığı kadarını görebiliyorlardı. İnsanların psikolojilerini iyileştirmeyi amaçlayan yardımsever ve elbette yakışıklı bir psikolog, zengin bir genç adam ve eski bir mirasyedi, kadınlarla eğlenmeye bayılan bir çapkın ve yatakta kadınlara zevk vermekte usta olan bir seks tanrısı… Jayce Montgomery ismini duyan, onu gören, onun ofisine gidip onunla görüşen, onunla sohbet eden, onunla yatan, onunla yatmak isteyen ve onunla flört eden herkesin gördüğü şeylerdi tüm bunlar. Oysaki tüm bunların altında Jayce Montgomery yirmi iki yıl önce başlayan travmalarının ardından Alan Montague ve Lucifer gibi karanlık güçlerle, özellikle de zihniyle savaşarak hayatta kalmaya çalışan, kendisine göre epey güçlü ama zihnine göre oldukça zayıf bir genç adamdı. Onun bu versiyonunu gören hiç kimseyi tanımamıştı şimdiye kadar. Belki, sadece belki yalnızca bir veya iki kişi onun yalan söylemekte ustalaşan ela gözlerinin ardında bunu görmüştü ama onunla bunu konuşmamıştı. Lucifer ile konuştuysa bile Jayce bunu bilmiyordu ki bu ihtimalin gerçekleştiğini hiç sanmıyordu. Lucifer böyle biriyle karşılaştığında o kişiyi yaşatmazdı. Jayce o gün daha önce hiç hissetmediği bir gerginlik hissediyordu üzerinde. Bunu gizlemek için de daha önce pek yapmadığı bir şeyi yapıyor, çaba sarf ediyordu. Lydia ile veya danışanlarıyla konuşurken yüz ifadesinin gerçek düşünceleri ve hisleri yansıtmamasını sağlamaya çalışıyordu. Oysaki onlarla konuşurken düşünceleri onlar hakkında değil, kendisi hakkındaydı. FBI, Valerie’nin cesedini bulmuş muydu? Bulduktan sonra Valerie’nin önceki gece NYX’te Jayce ile görüştüğünü, kulüpten onunla çıktığını fark etmeleri ne kadar zaman alacaktı? Ajanlar Jayce Montgomery’nin varlığını fark ettiğinde onunla konuşmaya ne zaman geleceklerdi? Jayce onlara ne diyecekti? Ne diyeceğini kafasında t…