Gecenin Kanatları

18. BÖLÜM: KAN KOKUSU

Yazar:

Gecenin Kanatları - Lea kitap kapağı
Gecenin Kanatları kitap kapağı

( Jayce Montgomery ve Valerie Wilson ) ═ GECENİN KANATLARI ═ ON SEKİZİNCİ BÖLÜM ❝ KAN KOKUSU ❞ Ocak 2018 | Manhattan, New York. Manhattan’da kasvetli bir ocak akşamıydı. Noel’den beri pek kar yağmamıştı, yerdeki beyaz kar tabakası da zamanla eriyip yerini Manhattan’ın soğuğuna bırakmıştı. O akşam da havadaki kara bulutlara bakılırsa yağmur yağacaktı. Azrail’in yeni bir kurbanı vardı. Jayce Montgomery ise o akşam kurbanını gözlemlemek için onun girdiği bara girmiş, onun oturduğu yeri görebilecek şekilde köşede bir yere oturmuştu. Başında hırkanın kapüşonu, üzerinde onu karanlığa gizleyebilecek siyah bir kot pantolon ve gri bir kazak vardı. Barmenden istediği birayı yudumlayarak ve oturduğu bölgenin loş olmasından yararlanarak yan gözle çaktırmadan kurbanını izliyordu. Callum Wells isimli, yirmi üç yaşındaki bir üniversite öğrencisi kampüste uyuşturucu satarken onu yakalayan ve onu okuldan attıracağını söyleyen bir profesöre, dersini onu uyuşturucu poşetiyle boğmaya çalışarak vermişti. Kurtulan adam bir süredir hastanedeydi ve iyileşmeye çalışarak uyuyordu, polisler ise - ah, o kendini bir bok sanan polisler - kampüste uyuşturucu sattığına dair bir söylenti olan genç adamı arkadaşları nedeniyle bulup sorgulamış ama bunu onun yaptığına dair bir kanıt bulamadıkları ve kampüste uyuşturucu satan başka gençler de olduğu için onu tutuklayamamıştı. Ancak profesörün karısı, bunu onun yaptığını bir şekilde biliyordu. Kadın öyle kin doluydu ki bir an gözü dönmüş ve çareyi Azrail’de bulmuştu, en azından Jayce o olduğunu düşünüyordu. Kocasını neredeyse öldüren gencin ölmesini istiyordu kadın. Aslında genç adamın ölmesini dileyen yalnızca Bayan Sinclair değildi, Callum’un sattığı uyuşturucular diğer satıcılarınkilerine göre pek iyi bir mal olmadığı için -çünkü daha ucuzdu- kampüsteki birkaç öğrenciye zarar vermişti ama genç adamı bu kez gammazlayan ve o son zamanlarda kampüs dışında sattığı için onu kampüste satarken gören kimse yoktu. Bu da genç adamın, takıldığı ucuz ve leş gibi kokan barlarda satmaya devam etmesine neden olmuştu. Tıpkı Jayce’in karşısındaki görüntü gibi. Callum anlaştığı ve her hâlinden bağımlı olduğu anlaşılan bir genç kıza bir poşet uzatırken Jayce onu izledi. Lisede uyuşturucu maddeleri bir miktar kullanan Jayce, genç adamın bu hâllerini merakla gözlemledi. Callum, karşısındaki kıza nazaran kafası güzel görünmüyordu ama Jayce’in anladığı kadarıyla o da kullanıyordu. Genç adamın kaldığı yer yurt olduğu için orayı inceleyememişti Jayce. Onu yalnızca bu civarlarda takılırken gözlemleyebiliyordu. Callum’un uyuşturucu sattığı genç kız, barın tuvaletine üzerindeki elbiseden belli olan hatlarını kıvırtarak ve Callum’u da peşine takarak gitti. Jayce onların malı çekerken oynaşacağını anlamıştı. Gözlerini devirdi ve onu oraya kadar takip etme isteğini bastırdı. Ergenlerin seks yapmasını çekecek hâli yoktu. Onu barın içinde öldüremeyeceği için de beklemek zorundaydı. Callum elbet dışarı çıkacak ve kafası güzel bir şekilde ara sokağa dalacaktı. Beklediği gibi de oldu. İçeri girmelerinden kısa bir süre sonra Callum uyuşturucuyu aldığını belli edecek şekilde kahve irisleri kocaman olmuş, pantolonunun düğmesi iliklenmemiş olarak geri döndü. Kızın da ondan aşağı kalır bir yanı yoktu, elbisesini düzeltemeden çıkmıştı. Elbisenin üzerinde gördüğü leke Jayce’in bir kez daha gözlerini devirmesine ve midesinin bulanmasına neden oldu. Gençler neden bu kadar dikkatsizdi, oynaşmayı bile beceremiyorlardı! Kız, genç adama göz kırptı ve kıkırdadı. Callum ise biraların paralarını bile ödemeden bardan çıktı. Ne yani, hesabı kıza mı bırakmıştı? Şerefsiz , diye içinden söylendi Jayce. İşler, Jayce’in tahmin ettiği gibi ilerliyordu. Onun ardından hemen çıkmak dikkat çekeceği için biraz bekledi, birasını bitirdi. Biradan pek hoşlanmamıştı, görünüşe göre bu ucuz ve leş barın birası da ucuzdu. NYX’in pahalı içkilerine alıştığından mı yoksa hayatının hiçbir zamanında bu tarz ucuz yerlere gitmediğinden mi bilmiyordu ama tüm bunlar onu iğrendirmişti. Çünk…

Bölümün tamamını WritePad'de oku