15. BÖLÜM: KAFES, CANAVAR VE GARDİYANLAR
Yazar: Lea

( James Montague, Alan Montague ve Michael Ellis ) ═ GECENİN KANATLARI ═ ON BEŞİNCİ BÖLÜM ❝ KAFES, CANAVAR VE GARDİYANLAR ❞ Mayıs 1996 | Chicago, Illinois. Bir kafes... Altından bile olsa, küçük bir muhabbet kuşunun asla çıkamayacağı, çıkmak için canı pahasına uğraşabileceği, kaçmak uğruna küçük kanatlarını yıpratabileceği ve yaralayabileceği bir kafes... Bir canavar tarafından öldürülmüş ailesinin ardından öksüz bırakıldığı için bir yetimhaneye verilmiş ama o olaydan aylar sonra o canavar tarafından evlat edinmiş olan minik Jayce Montgomery’nin -şimdilerde ismi James Montague idi- yeni evi bir kafesti artık ve çocuğun kafesini cehenneme çeviren şey de ailesini öldüren o iğrenç canavardı. Küçük çocuk, tıpkı yavruyken kendi türü arasından koparılıp evcilleştirilmek üzere alınan ve başka bir yere getirilen küçük bir muhabbet kuşu gibiydi; yeni evi olsa da bir daha asla çıkamayacağı küçük bir kafesi, kabul etmek zorunda olduğu yeni sahipleri, sahipleri tarafından kendisine verilen ama kendisinin hiç istemediği yeni bir ismi vardı. O kafeste durması ve tüm bunları benimsemesi bekleniyordu, ötmesi değil. Cılız sesini ne zaman birilerine iletmeye çalışsa kimse onu dinlemezdi zaten. Ondan sadece, bu yeni hayatına en kısa sürede uyum sağlamasını istiyorlardı fakat onun, bir kafese tıkılmasını umursamıyorlardı. Çocuk ise neden böyle olduğunu anlayamıyor ve kendisinden beklenilenleri yapmakta zorlanıyordu. Neden ailesini öldüren adama baba demesi gerekiyordu? Neden yeni bir ismi vardı? Neden bu kafesten çıkamıyordu? Her şeyi anlamlandırabilmek için çok küçük olabilirdi, beyni de geçmiş yaşamını çok iyi hatırlayamıyor olabilirdi ama ne kadar süre geçtiğini hesaplayamamasına rağmen çok kısa bir süre öncesine kadar zaten bir babası, bir evi ve kendisine ailesi tarafından verilmiş bir ismi olduğunu biliyordu. Neden şu an çok farklı bir yaşamı vardı ki? Minik Jayce o zamanlarda hiçbir şeyi bilmiyor, bu sorularının cevaplarını henüz anlayamıyordu ama o zamandan yıllar sonra her şeyi çözecekti. Babasının, Chicago’daki yeraltı dünyasının en ünlü mafya babası ve bir kumarhane sahibi olan Alan Montague’ya bir kumar borcu vardı. Montague’nun; borcunu almak için Montgomery ailesinin küçük evlerine daldığı ve ardından borcunu ödemek için Marie Montgomery ile Edward Montgomery’yi öldürdüğü gün -o lanet günü Jayce asla unutamayacaktı- şeytani bir plan yaptığını, o günden sonra planını devreye koyduğunu, geride bıraktığı çocuğu yasal olarak evlat edinmek için yetimhaneye rüşvet verip içeriden biriyle anlaştığını, minik Jayce’e iyi davranan o kadının da Montague’nun bir elemanı olduğunu, mafyanın Jayce’i oradan aldırıp evlat edindikten sonra Jayce başından beri onun oğluymuş gibi olması için küçük çocuğun ismini değiştirdiğini ve kayıtlarla oynayarak Jayce Montgomery’nin de kayıtlarda ölü olduğunu gösterdiğini, küçük çocuğun beynini yıkamaya çalışıp onu bir suikastçı ve bir hacker olarak yetiştirme hedefi olduğunu, çocuğun yeteneklerini kendi lehine kullanmak istediğini, çocuğu yıllar sonrası için hazırlayarak kendisinin dehşet saçan bir vârisi yapmayı amaçladığını tüm bunları yaşadıktan çok uzun zaman sonra öğrenecekti Jayce. Kafesteki ilk hafta en zoruydu. Yıllar sonra o âna dönüp baktığında o haftayı nasıl sağ atlattığına ve o haftayı nasıl unutamadığına hâlâ inanamıyordu. Bulunduğu eski malikânenin doğu tarafında ona bir oda verilmişti. İçerisinde küçük bir yataktan ve eskimiş bir koltuktan başka bir şey bulunmayan, malikânenin dışındaki geniş bahçeye bakan bir penceresi olan boş bir odaydı. Beş yaşındaki bir çocuğun zamanını geçirebileceği hiçbir şey yoktu odada. Tek bir oyuncak ya da bir televizyon bile yoktu. Dolasıyla Jayce ilk günde odaya kapatıldığı andan itibaren saatlerce ağlamış, kapıyı yumruklamıştı ama hiçbir şey olmamıştı. İkinci gün odadan çıkmak istememişti, kendisini odadan çıkarmaya çalışanlara direnmişti. Bu yüzden odasına gelip onu kontrol eden canavar, burasının artık onun evi olduğundan ve kendisinin de onun babası olduğundan ba…