8. BÖLÜM: ATEŞTEN VE BUZDAN BEDENLER
Yazar: Lea

UYARI: Bölüm cinsellik içermektedir. ( Jayce Montgomery ) ═ GECENİN KANATLARI ═ SEKİZİNCİ BÖLÜM ❝ ATEŞTEN VE BUZDAN BEDENLER ❞ Aralık 2017 | Manhattan, New York. Yılın son günü, birçok açıdan bir dönüm noktası yaratır insanlarda. Bazıları yeni yılla birlikte yeni bir hayata başlangıç yapacağına karar verir ve yeni yıl için yeni kararlar alır. Bazıları da yeni yılın geçen yıldan daha iyi olmasını diler. Yeni yılın ilk gününde diyete başlayacağım , bu yıl çok daha iyi bir insan olacağım , bu yıl çok daha başarılı olacağım veya bu yıl benim yılım olacak gibi düşüncelerle yeni yıldan bir dilek dilerler. İnsanlar bu şekilde her şeyin daha iyi olacağına inanmak, bu inançla da bunu başarmak isterler. Oysaki bu, çoğu zaman sadece kendilerini kandırmak olur. En azından Jayce Montgomery böyle düşünüyordu yeni yıldan bir şeyler dileyenler hakkında. Çoğu insanın aksine Jayce Montgomery’nin yeni yıldan bir beklentisi yoktu. Hayatına daha iyi bir insan olarak devam etmeyi istemek neye yarardı ki bunu dileyip eyleme geçirmedikten sonra? Yeni yılla birlikte yeni umutlara sahip olmanın, boş yere dilek dilemenin de ne anlamı kalırdı her yıl aynı şeyi yapıyorlarsa? Her yıl, bu yıl benim yılım olacak , diyen insanlar zaten hiçbir şeyi başaramamış insanlardı Jayce’in gözünde. Yeni yıl, çoğu insanın aksine Jayce Montgomery için bir anlam ifade etmiyordu. Yeni yılda umutla dolmayı daha küçücük bir çocukken bırakmıştı. Yaşadığı şeyler onu böyle bir adam olmaya itmiş olsa da genç adam bazen bir anlığına durup Lucifer’ı da James’i de bir kenara bırakarak saf mutlulukla dolmak istemiyor değildi. Daha iyi bir dünya için umut etmek, daha iyi bir insan olmak, daha iyi bir yıl geçirmek... Onun içindeki küçücük bir parça, böyle düşüncelere sadece çok kısa bir süreliğine sahip olabiliyordu. Hayatı bir anda alt üst olan o beş yaşındaki küçük Jayce onun içinde bir yerlerde hâlâ yaşıyordu ve bu tarz saf düşüncelere sahipti ama Lucifer’ın galip geldiği her ânda o Jayce her zamanki gibi karanlığa boyun eğiyor ve kendi hücresinde korkuyla yaşıyordu. Jayce Montgomery, zihninin bir köşesine sığınan küçüklüğünün iyi düşüncelerine sahip bir şekilde hayatını Lucifer’dan daha iyi bir insan olarak sürdürmeye çalışıyordu. Fakat genç adam aldığı her nefeste biliyordu ki günün birinde Lucifer onun bedeninin ve zihninin tamamına hükmetmek için ona savaş açacaktı. O zaman ya daha güçlü ve daha karanlık olan Lucifer bu savaşı yenerek dünyayı tüm o insanların beklediğinin aksine daha kötü bir yer hâline getirecekti ya da Jayce içindeki o iyi parçaya tutunarak zihnindeki bu savaşı sonsuza dek bitirecekti. Zihninde birbirinden zıt iki kişiliğe sahip olan genç adam, yardımsever bir psikolog olan Jayce ile geçiriyordu günlerini. Gündüzleri Lucifer’ın ortaya çıkıp Jayce’in bu beyaz hayatını mahvetmesine izin vermezdi. Her ne kadar hayatının çoğunluğunu Lucifer ile bir anlaşma yapıp onunla birlikte geçiriyor olsa da içindeki o küçük Jayce’in iyi bir insan olma hedefi, Jayce’in ana kişiliğini belirlemişti: Jayce Montgomery genellikle kibardı, neşeliydi, yardımseverdi, arkadaşları vardı ve genel olarak iyi bir insandı. Oysaki gölgesinde yaşadığı Lucifer, onun tam zıttıydı: Daima kötüydü, zifiri karanlığa saklanmayı ve insanlara hükmetmeyi severdi, suçlu olanları adalete teslim etmekten zevk alırdı, bencil insanlardan hoşlanmazdı ama kendisi de bencildi, arkadaş kavramından bile nefret ederdi, kimseyi sevmezdi ve hiç kimseyle duygusal bir bağ kurmazdı. Lucifer, çok eskiden beri Jayce ile birlikte yaşıyor olmasına rağmen son bir yılda faaliyetlerini artırmış ve içinde yaşadığı genç bedenin asıl sahibi ile güzel bir denge anlaşması sağlayarak onunla birlikte planlar yapmıştı. Jayce bu planlara uyarak, kendisine düşen sorumluluğu yerine getirerek ve daha kötü emelleri olan Lucifer’ın yaşamasını sağlayarak hayatını hem Jayce hem de Lucifer olarak sürdürüyordu. Evet, Lucifer bir katildi ve bunun gerçekleşmesini sağlayan da Jayce idi ama bunu ona ve onun karanlığına karşı koyamadığı için yapı…