GECEKANLI

12. Kan

Yazar:

GECEKANLI – Nuray kitap kapağı
GECEKANLI – Nuray kitap kapağı

Bol bol yorum yapmayı ve oylamayı unutmayınnn. Keyifli okumalarr ... Lucien kollarında tuttuğu kadına iç çekerek baktı. Göründüğünden daha saf olduğunu bu günlerde anlamıştı ve yalan yok hiç böyle birisi olduğunu beklememişti. Dışarıdan nasılsa, gerçek benliğinde de öyle olduğunu düşünmüştü. Yanılmıştı. Karısı, sevdiği herkese karşı fazla iyimser, saf ve gözü kördü. Evet kördü. Hiç bir şüphe duymadan Freya'nın yanına gitmesi tam olarak bunu gösteriyordu. Birden gelen mektup, üstelik onun orada olduğu gün. Bu işte bir şeyler olduğunu anlamamış mıydı? Bir kez daha baktı karısının yüzüne. Siyah uzun ve kıvrık kirpikleri vardı. Öyle ki bazen onlara uzun uzun bakmaktan kendisini alamıyordu. Küçük burnu ise dikti. Siyah dalgalı saçları ve diğer herşeyi ile. Selene özenle yaratılmış gibiydi. Bize yaratılmış gibi dedi içinden bir ses. Ne ara ortaya çıkmıştı bilmiyordu, hatta içinde bir köşede böyle bir şeyin olduğundan haberi bile yoktu. Ama vardı işte. Onun varlığı ile zaten belirmişti her şey. Umursamamaya çalışarak Selene'yi yavaşça yatağa bıraktı. Selene, sırtı yatağa değdiği gibi kaşlarını çatarak yan dönmüş ve uykusuna öyle devam etmişti. Küçük burnunu ara ara kırıştırıyor ve bacaklarını uzatıp tekrar karnına doğru çekiyordu. Kısaca uykusunda bile rahat edemiyordu. Lucien yine ona bakarak daldığını farkettiğinde elleri ile yüzünü sıvazlayıp yavaş adımlarla odadan çıktı. Herşeyin darmadağın olduğunu hissediyordu. Üstelik ortada henüz bir şey bile yoktu. Onun için sorunda tam olarak buydu. Ortada hiçbir şey yokken darmadağın olması. Bir temelleri yoktu. Bu Lucien'i neden rahatsız ediyordu? İşte bu soruyu kendi odasına gelene kadar ciddi ciddi düşündü. Bulduğu söylenemezdi ama bir kaç tahmini vardı. Bunlar daha rahatsız ediciydi! Belkide buna rahatsızlık denmezdi. Ne denirdi,bunu da henüz bilmiyordu. "Ne biliyorum ki ben o zaman?!" Diye sinirle kendini sesli bir şekilde azarladı. Ellerini siyah tutamlarına daldırıp umutsuz bir şekilde odasına girdi. Bakışları sanki az önceki anda kalmış gibi yine aynı köşeyi buldu. Orada Selene'yi görmek onu o kadar afallatmıştı ki henüz elindeki mektubu bile görmemişti. Biraz ilerlemiş ağladığını görmüştü. İşte asıl şok buydu. Karısı neden dizlerinin üzerinde ağlıyordu? Onu ağlatan her ne ise bulmak için gözleri etrafta gezinmiş ve anca o zaman açık kasa kapısını, yırtık siyah zarfı ve Selene'nin elindeki kağıdı görmüştü. Beynin de yaptığı tüm planlar ise bir görüntü ile yok olmuştu. Koşarak Selene'nin önüne gelmişti. Tamamen başka bir dünya da olan Selene onu duymuyor gibiydi. Elleri ile yüzünü tutmuştu. Nafileydi. Hâlâ dinlemiyordu. En sonunda ise zaten kollarında bayılmıştı. Lucien yaşanan her şeyi zihninde bir kez daha döndürerek çalışma masasının arkasına geçti. Tam önünde neredeyse ezbere bildiği o zarf ve kağıt vardı. Tamamen yalandan ibaret olan o yazılar. Kimin yazdığını bulamadığı o mektup. Bir elini kaldırıp sıkıntı ile burun kemiğini sıktı. Pişmandı. O kadar pişmandı ki... Bu mektubu bir kasaya değil daha gizli bir yere koymadığı için. Çok pişmandı. Mektubu asla yakamazdı. Kimin yazdığını bulmalıydı. Bulduğunda elinde kanıt olmalıydı. Ama planlarında Selene'nin onu bulacağı yoktu! Üstelik bir kısmı gerçekti. Selene insan kanı taşıyordu. Ama bunu bilen kişi sayısı neredeyse yok denecek kadardı ve bu da şüpheliyi bulmayı zorlaştırıyordu. Kimlerin bildiğini bilmiyordu. Selene bile bilmezken başka kim bile bilirdi ki? Biri kendisiydi evet ama o yazmadığına göre başka kimdi? Kafasında o kadar fazla soru vardı ki ve hiç birinin cevaba ulaşamaması onu deli ediyordu. Mektubu yavaşça eline aldı Lucien. Tam ortasında bir göz yaşı vardı. Selene'nin göz yaşı. Nedensizce yine rahatsız etti bu görüntü onu. Hayır iğrenmemişti, onu bırak yakınından bile geçmemişti. O zaten Selene'den asla iğrenmezdi. Rahatsız olduğu şey Selene'nin ağlamasıydı. Tamamen olmasa da - yalan olan bir mektuba ağlaması. Sıkıntı ile karşık bir nefes verip mektubu sol tarafına fırlattı. Ne yapacağını o kadar bilmiyordu ki, çık…

Bölümün tamamını WritePad'de oku