Giriş
Yazar: •°Lunaris°•

GECE YARASI 🕯️Giriş🕯️ “UNUTULMUŞ RUHUN TUTSAKLIĞI” 🎭🎭🎭 Güç , bir silah değildi. Adımlarım hızlıydı. Kaçıyor , içimdeki umudu yaşatarak koşuyordum. -“Caroline Hanım! Durun.” Diyerek seslenen korumamdan kaçarak durmaksızın koşuyordum. Bu koşuş özgürlüğeydi son kalan umudumla adımlarım hızlanıyordu. Kalbim hem kurtuluşun inancıyla hızlanıyor hem de korkuyla çırpınıyordu. Saçlarım her ardıma baktığımda görüş alanımı kapatarak terlemiş yüzüme biraz daha yapışıyordu. Gecenin karanlığını aydınlatan sokak lambalarının altında ne görürsem beni yakalayamaması için önüne atıyordum. Merkeze geldiğimi fark ettiğimde karşıda gördüğüm dar sokağa girip gözden kaybolmak adına geçen arabaları umursamadan koşmaya başladım. Yükselen ani fren ve korna seslerine dönüp bakmadım titreyen bacaklarıma dayanmaları için yalvararak koşuyordum. Omuzlarım ve benden bağımsız salınan ellerim insanlara çarpıyordu. Karşıya geçtiğimde dar iki binanın arasında kalan sokağa girmeden önce dönüp ardıma baktım. Tek elimle duvardan destek alırken göğsüm hızla kalkıp iniyordu. Korumam, karıştırdığım trafikten ve insan yoğunluğundan kurtularak buraya doğru gelmeye çalışıyordu. Tutsak olan her kadının, çocuğun yaptığı gibi koşmaya devam ettim. Ruhum için, bir kere bile olsun hala yaşayabileceğimi kendime göstermek için. Mesafe açıldığın da ve korumam görünmediğinde hızla etrafa baktım bir ulaşım aracı bulmam gerekiyordu. Etrafı çaresiz gözlerle incelerken alkol şişelerini ve duvara yazılan saçma yazıları fark ettim. Yaralı dizime elbisemin bir parçasını kopartıp bağlamaya başladım. Dişlerim acıyla birbirine sürtünüyordu. Elimi hızlanan kalbimle göğsüme yaslarken dayanmam gerekiyordu. Gözlerimi umut ve kararlılıkla açıp yeniden koşmaya başladım. Nefes alabilmek adına açtığım ağzımdan giren her nefes boğazımda düğüm oluyordu. Koşarken sırtını duvara vermiş birkaç yırtık kıyafetli sarhoş genci gördüğümde yakınlarda bar olduğunu anladım. Ardıma bakıp yeniden önüme döndüğümde elimle yüzüme yapışan saçlarımı geriye attım. Hızla ikiye ayrılan tenha sokakta sola döndüğümde gördüğüm şeyle duraksadım. Bir motor orada öylece duruyordu. Gözlerim başka hiçbir şey görmeden motora ilerledim. Titreyen ellerimle etrafına bakındım bir anahtar aradım ancak yoktu. Motorun üstünde sadece bir kask vardı. -“Bu taraftan!” diye bağrılmasıyla koruma iç güdüsüyle kaskı alıp sırtımı duvara verdim. Az önce yüksek sesle aldığım nefesler şimdi içime kaçmış gibi sessizdi. Nefesimi tuttum. Adım sesleri sessizliğin karanlığında beynime yankı yaparak yaklaşıyordu. Kaskı tutan elim sıkılaştı. Gözlerimi birkaç saniyeliğine kapattım. Açtım. Bir gölge yanıma düştüğünde sırtımı duvardan ayırdım karartı görür görmez kim olduğuna bakmadan kafasına kaskı geçirdiğimde elimde sıkı sıkıya tuttuğum kask tok bir sesle yere düştü. Beden yavaşça bana döndüğünde korku ile büyüyen gözlerim geri küçüldü. Korumam değildi. Üzerindeki beyaz saten gömleği ve beyaz kot pantolonu ile kafasındaki kasktan ötürü yüzünü görmediğim rastgele biriydi. Omuzlarım dikleşti yüzüm eski ciddi ifadesine geri döndü. Hayır pes etmek yok! Tıpkı bir Caruso gibi. Adam elini kaskın siyah vizörüne götürdüğünde kıvrılan kolundan belli olan kol kası gözüme çarptı. Vizörü sakince açtığında karşımda kahverengi gözler vardı. Gözlerinin kenarı güldüğünü gösterircesine kıvrılmıştı. Surat ifadem ona hiçbir şey yansıtmazken kasktan ötürü boğuk çıkan bir sesle konuştu. -“Hala yaşıyorum bayan.” Dedi sesi ipeksi ve pürüzsüzdü hafifçe belli olan bir alay vardı. -“Şimdilik.” diyerek karşılık verdim konuşmasına izin vermeden ben konuştum.Taviz vermemeli geri durmamalıydım. Çünkü ben özgürdüm. Ben özgürdüm! -“Yaşamanız için bir şans,” derken motorun arka kısmına oturdum. Beni buradan uzaklaştırmalıydı. -“bayım.” bastırarak konuştum. Bir süre bana baktı. -“5 saniye.” diye mırıldandım tam gözlerinin içine bakarak. -“Bu bir tehdit mi?” tek kaşı havadaydı ancak gülümsediğini hala fark edebiliyordum. -“Evet bayım.” Konuşmayı uzatmayı sevmediğimden kısa cevaplar ve…