Bölüm 9: EN GÜZEL GECE II
Yazar: Esooess

Bölüm Şarkısı: Manuş Baba – İki Gözümün Çiçeği Çağatay TAŞKIRAN Çatışmaya o kadar dalmıştım ki Gece’nin vurulduğunu görmemiştim, nasıl vurulmuştu hiçbir fikrim yoktu çünkü Gece salak bir kız değil ki masanın altından çıkıp kurşunların önüne atlasın. Derken sol taraftan hızlı bir şekilde geçen bir kadin gördüm, Nermin Aksoy. Tabii ya Gece’yi vurmak için kendisi gelmişti, elebaşımız oymuş demek ki. Demek oluyor ki Gece için gelmişlerdi. Çatışmada baya önde ilerliyorduk bu yüzden ceketimi çıkarıp hemen Gece’nin yanına gittim ve ceketi koluna sıkıca bağladım, şu an bir şoktaydı annesinden dolayı mı yoksa vurulduğundan dolayı mı bilmiyordum ama annesinin onu vurması en baskın olandı bana göre. Ardından korumalar bizi korurken Gece’yi kucağıma aldım ve arka kapıdan çıktım aceleyle arabaya götürdüm, arabaya binerken arkama baktım Çağla ve Burak da arabalarına biniyordu en azından onlar iyiydi. Arabayı son sürat sürerken onu evime götürdüm, neden ev derseniz hastaneye götüremezdim çünkü doktora düşmanlarımız tarafından saldırıya uğradık birbirimize karşılık verirken o da vuruldu diyemezdim, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmem gerekiyordu. Eve gelmiştik, Gece’yi tekrar kucağıma aldım ve aceleyle eve girdim. Merdivenlerden depo alanına indiğimde karşımdaki korumalar hemen hastane odasına çevirdiğimiz odanın kapısını açtılar. Oda, ağır yaralanmış bir hastanın ameliyat edilebileceği seviyede özel olarak tasarlanmış, tam donanımlı bir tıbbi müdahale odasıydı. Kişisel doktorumu çağırmıştım yaralandığımda ya da başka bir şey olduğunda o bana yardımcı olurdu arabadayken gelmesini söylemiştim o yüzden su an buradaydı. Tek değildi tabii ki cerrahlarda buradaydı ameliyat yapılacaktı ne de olsa. Hemen Gece’yi yatırdım, doktor ne kadar çık dese de tabii ki onu dinlemedim ve Gece’nin yanına bekledim. “Kan kaybı çok fazla, acilen kanı hazırlayın.” Diyen doktoru duymamaya çalışıyordum. Ölme ihtimalini düşünmüyordum çünkü kolundan vurulmuştu ama benim onu fark etmem uzun sürmüştü baya kan kaybetmiş olabilirdi. Gece ile kan grubumuz aynıydı o yüzden burada bulunan kan üniteleri Gece için kullanılabilecekti. Bu konuda için rahattı en azından. Bir süre sonra odadan çıkmıştım çünkü Gece’yi o hâlde görünce onu koruyamamamın ağırlığı üstüme çöküyordu. Evet, sanırım onu kaybetmekten korkuyordum hem de en üst safhada. Aradan gecen zorlu 3 saat sonunda kurşun kolundan çıkarılmıştı ve gerekli müdahale yapılmıştı. Şu an uyuyordu. Şimdi gidip Nermin Aksoy’un işine bakabilirdim. ★★★ Yazardan Çağatay, Gece istirahat ederken hemen işlerine koyulmuştu öncelikli işi Nermin’in bu saldırıyı neden düzenlediğini bulmaktı, ikincisi Gece’yi neden vurduğunu öğrenmekti ve tabii ki sonrasında cezasını kesmekti. Onun sinirlerini bozan Gece’nin vurulmasıydı. Keşke Gece yerine ben vurulsaydım diye geçirmişti içinden. Gece böyle şeylere alışık değildi, sanki vurulan bendim canım cok yanıyordu ama Nermin Aksoy’dan çıkaracaktım bunun acısını diye söylendi kendi kendine. Birkaç dakika sonra kapısı çaldı, Burak’tı. İstediği bilgileri getirmişti muhtemelen, Nermin Aksoy’u bulabilecekleri yerleri araştırmışlardı önce, sonrası çorap söküğü gibi gelecekti. Öğrendiği ilk yere hemen şimdi gitme kararı almıştı beklemeye lüzum yoktu sonuçta Nermin Aksoy da beklemeye lüzum görmemişti. Çağatay gördüğü adresi bildiğini söyleyip Burak ile odadan çıktılar karşısına dizilen koruma ordusuna bakıp yüksek sesle konuşmaya başladı. “Nermin Aksoy’ u bulduğunuz an kaçmasına izin vermeyeceksiniz, yaralayabilirsiniz ama kesinlikle ölmeyecek aksi takdirde bunu canınızla ödersiniz. Elnizden kaçırırsanız da.” Bunları duyan korumalar patronlarını ciddiyetle onayladılar. Ardından hepsi beşer beşer arabalara binip yola koyuldular. Artık Nermin Aksoy korkup üzülecekti, Gece değil. Bunu tabii ki Çağatay sağlayacaktı. ★★★ Çağatay TAŞKIRAN Nermin Aksoy’u bulmuştuk, onu almaya gidiyorduk. Gece’ yi vurmak neymiş görecekti. Birkaç dakika sonra durduğumuzda ciddiyet ve aceleyle arabadan indim, korumalar deponun…