Bölüm 5: Gerçekler
Yazar: Esooess

Bölüm Şarkısı: TWICE-Cry For Me Gece Alara AKSOY İlerleyen saatlerde bir anda uyandım, boğazım acıyordu kurumuştu sanırım. Bu yüzden mutfağa inip su içmek istedim ama komodine bir göz gezdirip suyun olup olmadığına baktım. Yoktu ama uyumadan önce bir şeyler yemiştim ve tabağı burada bırakmıştım onu da alıp mutfağa indim. Dolaptan sürahiyi çıkarıp su doldurdum. Suyu içtikten sonra yukarı çıkacağım sırada mutfağın yanındaki odadan bir ses geldi ben de oraya yaklaştım. Dinlemek istemiyordum ama kim gecenin bir yarısı gizli gizli konuşsun ki? Daha da yaklaştığımda bu sesin bize kapıyı açan kadın olduğunu anladım çok sessiz konuşuyordu tam olarak ne dediğini anlamıyordum. O yüzden boş vererek yukarı çıkacakken kadının “ama Nermin Hanım onu nasıl yapayım?”dedigini duydum. Kalbim sıkıştı o anda. Annem olma ihtimalini düşündüm ama olamazdı kızına cevap vermeyen kadın herhangi biri ile mi konuşacaktı? Hayır. Ayrıca alakaları yoktu o yüzden o olma ihtimalini es geçip yukarı çıktım. Odaya geçtiğimde yatağa oturdum ve telefonumu elime aldım. 10 dakika önce birinden mesaj gelmişti. Mesaj ondan gelmişti, annemden. Kaç yıl sonra bana ilk defa yazmıştı. Heyecandan telefonun şifresini zorla açtım. Mesajda şu yazıyordu : Annem Hayırlı olsun, evlenmişsin. Ee tabii ben de çocukluk aşkımı bulsam onunla direkt evlenirdim, kızmıyorum. Evet, bana sadece evliliğimi yüzüme vurmak için yazmıştı. Gerçi aksini düşünmek benim salaklığımdi. Zaten annem en son Çağataylar Diyarbakır’dan gitmeden hemen önceki gün bana iyi davranmıştı. Neden sonrası yok ben de bilmiyorum. Ben Sadece bunu söylemek için mi yazdın bana? Gerçi neden aksini düşündüysem? Annem Sadece bunu söylemek değildi amacım, bir uyarıydı. Artık o düşündüğün düşmanların tek yok. Düşmanını uzakta arama. Ben Ne demek istiyorsun hiçbir şey anlamıyorum. Ne kadar beklesem de bana cevap yazmadı. Yani yine bir süre ulaşamayacaktım ona. Kendimi tutsam da ağlamama engel olamadım ve ağlayarak uykuya daldım. ★★★ ~Geçmiş Zaman Nermin AKSOY Hastanedeki nöbetim bittiği için hastaneden çıkıyordum. Ama öncesinde Tufan’ın yanına gideceğim için makyaj yapıp üstümü değiştirecektim. O yüzden hastane lavabosuna girip elbise mi giydim. Kırmızı ve biraz da dekolteli Bir elbiseydi. Ama üstüme yeniden hastane formamı giydim ne olur ne olmaz. Hastaneden çıktıktan sonra arabama doğru yürüdüm. Arabama bindiğimde üstümdeki formayı ve ayağımdaki Spor ayakkabıları çıkardım. Siyah topuklu ayakkabılarımı giyip arabayı çalıştırdım. Bir süre sonra Taşkıran Holding’ in önünde durdum. Güneş gözlüğümü takıp çantamı aldım ve arabadan indim. Holdinge girip yukarı çıktım. Kapının önündeki asistan beni durdursa da durmadım ve içeri girdim. Asistan Tufan’ a girmemi engellemeye çalıştığı falan anlattı ve çıktı. Tufan’a yaklaştım ve masaya oturup ayaklarımı üst üste attım. “Ee, bu ilişki hep gizli gizli mi ilerleyecek sıkıldım.” Dedim. “Nermin bilmiyormuş gibi davranmayı kes. İkimizin de çocukları ve eşleri var. İlişki yürüteceksek gizli olmalı. Ayrıca çocuklarımız da birbiriyle arkadaş.” “ Beni ilgilendirmez, çocuklarda umrumda değil. Ne olacaksa olsun. Gece’ye babası bakar zaten. Ya da veririm çocuğu olmayan birine bakar. “ “Çağatay?” “ Onu da sen düşüneceksin. Ben kendi kızımı düşündüm sen de kendi oğlunu düşüneceksin.” “Tamam, Nermin, tamam. Tülay’a ayrılmak istediğimi söyleyeceğim. Boşandıktan sonra bakarız.” Dediğinde yüzümde zafer gülümsemem ile Tufan’a yaklaştım ve dudağına bir öpücük bıraktım. Daha fazlasını istese de izin vermedim ve kapıya doğru ilerledim. Nereye gittiğimi sordu ben de dışarı çıkmıyor muyuz diye sordum. Güldü ve beni bekle dedi. “Ben iniyorum sen de ardımdan gel.” “Tamam in sen.” Bur restorana geçip oturduk ve yemeklerimizi söyledik. Yemeklerimiz geldikten sonra yiyip kalktık. Eve geçtiğimde Fırat neden geç geldiğimi sordu. “ Arkadaşlarım ile dışarıda yemek yedik. Ne var?” “Bir şey yok ama haber verseydin iyi olurdu. Gece sen gelene kadar ağlayıp durdu.” “Al işte senin kızın. Mız mızın teki.” “Nermin gel buraya…