GECE'NİN KALBİ

Bölüm 3: Yanlış Seçimler

Yazar:

GECE'NİN KALBİ - Esooess kitap kapağı
GECE'NİN KALBİ kitap kapağı

Bölüm Şarkısı: Manuş Baba – Hasret Kapısı ~ Geçmiş Zaman “Çağatay! Gel oyun oynayalım.” Diye bağırdı Gece, dibindeki Çağatay’a doğru. Çağatay sinirli sinirli Gece’ye bakarak: “Ne bağırıyorsun kızım dibimde?” Dedi tersleyerek. Gece ona tip tip bakmaya başladı ardından bir ağlama sesi duyuldu ve şu soru: “Niye oynamıyorsun benimle ?” dediğinde gözyaşlarını silmeye çalışıyordu Gece. Bu hâlini gören Çağatay boş bir bakış attı ve cevap verdi. “ Çünkü çok sıkıcısın Gece.” “Sena ile oynuyorsun ama,” diyen Gece, Çağatay’a tip tip baktı ve bağırdı. “O kız ile eğleniyor musun? Benim ne eksiğim var?” “ Eğlenmiyorum ve onunla şimdiye kadar söyle kaç defa oynadım? Bir, iki? Hatta oynadıklarımda sende vardın. Sensiz kimseyle oynamıyorum ve bunu sende biliyorsun.” Diye sakince konuştu Çağatay. “Evet, biliyorum ama şu an benimle oynamıyorsun.” Diyerek ona baktı. “ Tamam, tamam oynayalım.“ dedi Çağatay sesli bir nefes vererek. “E, ne oynayacağız?” diye sordu Çağatay etrafına bakarak burası, Gece’nin kaldığı evin arka bahçesiydi ve bir sürü çiçekle doluydu. Etrafa çok güzel bir hava katıyordu. “Evcilik,” diye söze başladı Gece ve devam etti. “Sen benim kocam olacaksın.” Dediğinde Çağatay, “Yeter kızım her oyunda kocan oluyorum.” Diyerek kızdı Gece’ye. Gece ise umursamaz bir tavırla “Bana ne, bana ne. Oynamazsan ağlarım bak.” Gözleri dolan Gece’ye bakarken ofladı Çağatay. “Tamam, tamam.” Bir süre oynadılar, bağırdılar, çağırdılar, kavga ettiler, Gece yine isteği olmayınca ağladı, Çağatay susturdu ama eninde sonunda birbirlerine mutlu veda edip evlerine dağıldılar. Peki hep mutlu mu veda edeceklerdi birbirlerine? ~Şimdiki Zaman Gece Alara AKSOY Sabahın ilk ışıklarıyla güne uyandım maalesef, şimdi giyinip iş yerime gitmeliyim. Evet mesleğimi seviyorum ama uykuyu da seviyorum. Neyse ki bugün az çok uyuyabilmiştim, Çağatay’ı nasıl aklımdan çıkararak uyudum hiçbir fikrim yok bu arada. Yataktan kalkıp banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkadım ve kıyafet seçmeye gittim. Yeşil mini bir etek ve beyaz bir crop giyip mutfağa geçtim.Kahvaltı yapmak yerine de kendime kahve yapıp termosa doldurdum. Mutfaktaki işlerimi hallettikten sonra odama geri çıkıp ince bir ceketimi, cüzdanımı, telefonumu ve çantamı alıp bahçeye indim. Ayağıma ince topuklu yeşil ayakkabımı giyip arabama doğru yürümeye başladım. Arabaya binip, arabayı çalıştırdım. İş yerime gittiğimde hemen hastalarımla ilgilenmeye başladım. O kadar doluydum ki bugün kafamı kaşıyacak vaktim bile yoktu. Belli bir vakit geçtikten sonra saate baktığımda saat 17.43 geçiyordu ve bu vakte kadar bir defa bile saate bakamamıştım yoğunluktan. Masamı toplayıp odamı düzenlemeye başladım. Odada işim bitince eşyalarımı alıp çıktım işyerinden. Biraz kafa dinlemek istediğim için evime biraz uzak olan sahil kenarına gitmeye karar verdim. Arabamı bir yere park ettikten sonra çantamı aldım ve karşıdaki banka oturdum. Kulağımda kulaklık ile batan güneşin kızıllığını izledim. Telefonumdaki şarkı değişince gelecek olan şarkıyı bekledim ve başladı. En sevdiğim şarkılardan olan Beş, ilerledi ilerledi ve beni en etkileyen bölüme geldi. “Kalan umutlarımdan, Birini seçip hepsini, hepsini hep kaybettim. Şimdi kendimden geri, Ne kaldı, ne kaldı kimseler duymadı, sadece duvarlar ağladı. Düşün düşün hep bir sonraki adımı Bu yüzden unuttum ben yaşamayı Peşin peşin söyledim lafımı Acımadan kanattılar yaralarımı” Şarkı ilerlerken biri kulağımdaki kulaklığı çıkardı. O kişiye baktım, oydu, Çağatay’dı. Ben ona bakmaya devam ederken kendisi kulağımdan çıkardığı kulaklığı kendi kulağına takmakla meşguldü. Tam ne yapmaya çalıştığını soracakken bana “Beş, ben de severim bu şarkıyı.” Dedi. Karşılık olarak ona tip tip bakmaya devam ettim. “Hadi ama bana gerçekten kızgın değilsin değil mi?” dedi. “Ciddi misin? Umarım ciddi değilsindir.” Dedim. “Ciddiyim ve senden özür diliyorum, hatalıydım, ne dediğimi bilmiyordum.” Dedi ve ekledi, “ Eğer beni affettiysen sana bir sey söylemem gerek.” “Affetmedim ve söyleyeceğin şeyi merak etmiyorum.” Dediğim gibi kul…

Bölümün tamamını WritePad'de oku