GECE'NİN KALBİ

XV(SEZON FİNALİ)

Yazar:

GECE'NİN KALBİ – Esooess kitap kapağı
GECE'NİN KALBİ – Esooess kitap kapağı

Bölüm görselleri

GECE'NİN KALBİ - XV(SEZON FİNALİ) bölüm görseli 1
GECE'NİN KALBİ - XV(SEZON FİNALİ) bölüm görseli 1

Bölüm Şarkısı: Manuş Baba - Vay Gece Alara AKSOY O gün eve geldikten sonra Çağatay bu hafta sonu için Ankara’ya gitmesi gerektiğini söyleyip benim de gelmemi istedi. Neden diye sorunca da bu olaylardan sonra beni evde bırakmak istemediğini söyledi. Ben de ne olur ne olmaz kabul ettim. Burak da bizimle gelecekti o yüzden ben Çağla’nın da gelmesini istedim ve o da geliyordu. Şimdi de eşyalarımı hazırlıyordum, yarım saate havaalanına varmamız gerekiyordu. “Güzelim, hazır mısın?” “Hazırım aşkım.” Hay ağzıma, inşallah duymamıştır. Odaya doğru yaklaşan ayak seslerini duyduğumda okkalı bir küfür savurdum, duymuş maalesef. “Sen bana aşkım mı dedin?” “Demedim öyle bir şey.” Dedikten sonra aynanın karşısına geçip son olarak maskaramı ve rujumu sürmeye başladım. “Dedin, dedin. Hadi yine söyle.” “Öyle bir şey söylemedim ve söylemeyeceğim de.” “Neyse her türlü yine duyacağım senden. Hazırsan alayım mı valizini?” “O hazır ama ben hazır değilim, sen in ben de iki dakikaya geliyorum.” Üstümde rahat olmak için ince kumaşlı siyah bir bol pantolon ve beyaz düz tişört vardı, saçımı her zamanki gibi atkuyruğu yapıp makyajıma geçmiştim. Hazır olduğumda telefonumu ve çantamı da alıp salona indim. Içeri de kimseyi görmeyince bahçeye çıktım. Buradaydılar. “Selam millet!” “Selam aşkım, iyisin dimii? Yazdım mesaj ama görmemişsin, korktum bir şey oldu diye.” Diyip bana sarıldı Çağla. Korkusunu yerim. “Korkunu yerim senin, merak etme bir sey olmadı.” diyip gülümsedim. “Hadi arabalara, geç kalmayalım.” “Tamam, tamam geldik.” Hepimiz yerleştikten sonra yola koyulmuştuk, küçük bir şehir değişikliğinin iyi geleceğini düşünüyordum. ★★★ Gece Alara AKSOY Ankara’ya varmıştık, saat öğle saatlerini azıcık geçmişti diyebilirdim. Ve bizim herhangi bir yorgunluğumuz olmadığı için birazcık gezmek istedik. Tabii ki önce yerleştik, ben otele gideceğimizi sanarken Çağatay Bey’in burada da kocaman bir evi varmış. Neden burada bu kadar büyük bir evinin olduğunu sorunca da buraya sık sık geldiğini söyleyince ben de mantıklı bulmuştum ama bu kadar büyüğüne gerek yoktu bence, sonuçta yalnız yaşıyordu. Eve gelip yerleşince ben yeniden hazırlandım çünkü dışarı çıkacaktık. “Çağla, hazır mısın? Ben hazırım bak.” “Hazırım ben de, geliyorum şimdi.” “Tamam aşkım.” Ikimiz de hazır olduktan sonra hemen aynanın karşısına geçtim ve son kez kendime baktım. Üstümde beyaz bir elbise vardı, ayağımda da gümüş diyebileceğimiz bir topuklu ayakkabı vardı. Saçımı açık bırakıp dalga yapmıştım. Güzel olduğuma kanaat getirip odadan çıktım. “Biz hazırız.”dedik Çağla ile beraber. “Tamam, çıkalım o zaman.” Dedi Burak da bize karşılık olarak. “Hadi çıkalım.” Diyen Çağatay’ı da onaylayıp evden çıktık. “Planı söylüyorum, tabii ki öncelikle Anıtkabir’e gidiyoruz. Sonrasında bulduğumuz herhangi bir yere geçebiliriz.” “Tamamdır ama ben ve Burak, Anıtkabir’den sonrasında sizinle olamayacağız çünkü direkt toplantıya geçiyoruz.” “Peki, biz gezeriz öyle.” “Ay alışveriş yapalım Gece.” “Tamam tamam.” Önce Anıtkabir’e geldik, ardından Burak ve Çağatay gidince bizim de gezme keyfimiz yok oldu o yüzden alışveriş merkezine gitmeye karar verdik. Buraları bilmiyorduk ama gelirken yakınlarda gördüğümüz alışveriş merkezine gitmeye karar verdik. Oraya varınca Çağla her zamanki gibi direkt elbiseleri görünce mağazaya girdi. “Gece, bak şu sana çok güzel olur.” “Yok ya güzel değil, beğenmedim.” “Gececim aşkım bu kıyafetin tam olarak nesi güzel değil?” “Bilmiyorum beğenmedim.” “Nasıl beğenmedin? Gayet güzel.” “Tamam o zaman Çağlacım, kendine al. Ne dersin?” “Ay Gece bu hâllerin hiç çekilmiyor.” “Bu benim her zamanki hâlim bu arada.” “Bak Gece, İzmir’deyken hiçbir şey beğenmiyordun dedim belki buradakiler güzel değildir, şehir değiştirdik yine beğenmiyorsun ya. Artık sorunun sende olduğuna emin oldum .” “Değil ben de sorun falan.” “Tamam bak bu güzel sanki?” “Bak bu güzelmiş, deneyeyim.” “Sonunda ya, çok şükür.” Birkaç kıyafet beğendikten sonra kasaya geçmiştik ve ödemeyi yapmıştık. Şimdi de bir şeyler yemek için yer arıyorduk…

Bölümün tamamını WritePad'de oku