Bölüm 11: HAYATIMIN HER ANINDA
Yazar: Esooess

Bölüm Şarkısı: Mantra:Kaldım Ellerinde Çağatay TAŞKIRAN Gece, kollarımdayken bakıştığım çalışanın Nermin Aksoy’un adamı olduğuna adım gibi emindim. Neden mi? Ee başka kim olacak? Gece’ yi yavaşça kollarımdan ayırdıktan sonra korumanın tuttuğu çalışana baktım, baş hareketim ile koruma onu yanıma getirdi. “Kimin adamısın? Sadece isim.” “Kimsenin.” “Cevap ver!” “K-kimsenin adamı değilim.” Gözlerini kaçırıp duruyordu patronu keşke biraz daha dikkatli olsaymış, kendini bu kadar ele vereni ilk defa görmüyordum ama bu beni güldürmüştü. Bir anda gülmeye başladım. Yandaki Gece bir bana bir de çalışan kadına bakıyordu. Sonunda patlamış gibi konuşmaya başladı. “Neye gülüyorsun Çağatay?” “Hiç, kendini bu kadar çabuk ele vermesini beklemiyordum sadece.” “Şimdi söyle patronun Nermin Aksoy mu?” “Hayır.” “Yalan söyleme bana!” “Hayır dedim, onu tanımıyorum.” “ Peki, sen istedin. Götürün şunu öldürüp sonrasında parçalarını köpeklere verin.” Kadın can havliyle bağırmaya ve korumanın elinden kurtulmaya çalıştı. “Tamam, tamam. Kimin adamı olduğumu söyleyeceğim ama bana zarar vermeyeceksiniz. Zaten o da bana zorla yaptırdı her şeyi.” Ben cevap vermeden Gece atladı konuşmaya, “ O yüzden mi adını vermemekte kararlıydın bu kadar?” “Ben, ben sadece korktum.” “Tamam, uzatma söyle kim?” “Nermin Aksoy.” “Lan hani tanımıyordun?” Diyip kahkaha attım kahkahama Gece de katıldı ve beraber gülmeye başladık. Korumalara onu da Nermin Aksoy’ un yanına götürmelerini söyledim ve gönderdim. Ardından Gece’ ye yaklaşarak yanağına bir öpücük bıraktım. Hemen mız mızlanmaya başladı, “ Of, Çağatay. Bir rahat dur ya!” “Tamam tamam, kızma.” Gece’den ayrıldıktan sonra ona evde dinlenmesini çok hareket etmemesini ve işe gitmem gerektiğini söyleyip evden çıktım. ★★★ Gece Alara AKSOY Çağatay gideli 2 saat olmuştu, can sıkıntısından ne yapacağımı bilmiyordum artık, TikTok ve Instagram kaydırmaktan sıkıldıktan sonra televizyon izlemiştim. Şimdi yeniden Instagram hesabına girmiştim can sıkıntısından hesabımı düzenlemeye karar vermiştim. Düzenledikten sonra Çağatay’ın hesabına girdim sadece beni, Burak’ı ve Çağla’yı takip ediyordu. En son baktığımda 2 milyon takipçisi vardı şimdiyse 2,5 milyon. Doğal olarak artıyordu fazlaca, dünyaca ünlü bir şirketin sahibiydi hem de mimarı. Paylaştığı fotoğraflara göz gezdirdikten sonra kapının çalması ile kafamı oraya çevirdim. Ardından yavaşça ayağa kalkıp kapıya doğru yürüdüm. Kapıyı açtığımda karşımda iki kişiyi gördüm, biri uzun ve sarışın bir kadındı diğeri ise yine uzun ve simsiyah saçlı bir erkekti. “Merhaba, kime bakmıştınız?” “Şey biz Çağatay’a gelmiştik de, buralarda mi?” diyerek cevap verdi soruma erkek olan. “Ha yok, şu an evde değil kendisi, bu arada neyi oluyorsunuz?” “Biz mi?” Yok ben. “Biz, onun yakın arkadaşlarıyız. Sen kimsin peki?” “ Yakın arkadaşıysanız beni tanıyor olmanız gerekiyor bence. Neyse içeri geçin, ayakta kaldınız.” Onlar yavaşça içeri geçerken Çağatay’ a arkadaşlarının geldiği ile ilgili mesaj attım ve onların yanına vardım. Hepimiz koltuklara yerleşirken kadın olan konuşmaya başladı. “E sen kim olduğunu söylemedin?” “A evet, ben Çağatay’ın eşiyim.” Şaşkın yüzleri karşısında gülümseyerek konuşmama devam ettim. “Ben de memnun oldum.” Kadın olan bir anda kahkaha attı ve gelip bana sarıldı ve konuştu. “Ay gerçekten mi? Hiç beklemiyordum Çağatay’dan. Tebrik ederim.” “Neyi beklemiyordun?” “ Evlenmesini.” “Neden? Çağatay evlenemez diye bir kural mi var?” “Hayır, hayır öyle demek istememiştim. Demek istediğim o böyle şeylere çok uzak biri. Bildiğimiz tek şey küçükken hoşlandığı Gece adındaki kız.” Karşımızdaki koltukta oturan adamla göz göze gelince yalandan boğazını temizleyip konuştu. “Yani eskidendi, şimdi seninle evli o yüzden önceki söylediğimi boş ver lütfen.” Eli ayağına dolanmıştı, bu hâline gülerek karşılık verdim. “ Hep Gece’den mi bahsediyordu size?” “Evet.” Diye cevap verdi üzülerek. “Ha o zaman tanışalım biz, Gece ben.” Kızın yüzüne anında bir ışıltı geldi ve sevinçle şakıdı. “Ay Eslem ben, kız başta söylese…